|
FIRTINA
|
 |
« : 17 Ekim 2006, 22:26:23 » |
|
2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe büyüklüğü 204,9 milyar YTL olarak belirlendi. Gelecek yıl için bütçe gelirleri 188,2 milyar YTL, bütçe açığı ise 16,7 milyar YTL olarak öngörüldü.
|
|
|
|
|
Logged
|
Lütfen forum kurallarına uyalım.Uygunsuz mesajları mesaj kısmında yer alan ''moderatöre bildir'' butonu ile bildirelim.Bu kurallar seviyeli ve kaliteli bir forum içindir. Saygılar
|
|
|
buzzy
BorsaMania
     Rep Gücü: 2
Karizma: 146
Offline
Mesaj Sayısı: 2372
kiM geLmiŞ?
|
 |
« Yanıtla #1 : 13 Kasım 2006, 13:34:05 » |
|
-CUMHURBAŞKANLIĞI BÜTÇESİNİN SUNUMUNU YAPAN GENEL SEKRETER NEHROZOĞLU, BÜTÇE ÖDENEKLERİNE HİÇBİR ZAMAN "TÜMÜYLE KULLANILACAK ÖDENEKLER" OLARAK BAKILMADIĞINI BİLDİRDİ -NEHROZOĞLU, 1998-2005 YILLARI CUMHURBAŞKANLIĞI BÜTÇELERİNDE ÖDENEKLERİN DÜŞTÜĞÜNÜ, ANCAK ÖNEMLİ OLANIN BÜTÇELERDE DEĞİL, GİDERLERDEKİ AZALMA OLDUĞUNU SÖYLEDİ Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu, Cumhurbaşkanlığının 1998-2005 yılları bütçelerinde ödeneklerin düştüğünü, ancak önemli olanın bütçelerde değil, giderlerdeki azalma olduğunu belirterek, "Giderler yapılırken, ödenekleri tasarruflu ve verimli kullanma, önemli ilkemizdir" dedi. Nehrozoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Cumhurbaşkanlığı 2007 yılı bütçesini sunarken, 2000'den bu yana yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Görevde bulundukları dönemde, bazı projeler üzerinde yoğunlaşıldığını ifade eden Nehrozoğlu, bunların; Atatürk Arşivi, Cumhurbaşkanları Arşivi ve Atatürk Müze Köşkü Restorasyon projeleri ile Cumhurbaşkanlığı tarihi başta olmak üzere yayın çalışmaları olduğunu söyledi. -ATATÜRK FOTOĞRAFLARI- Projeler hakkında bilgi veren Nehrozoğlu, Atatürk fotoğrafları çalışmasına envanterlerindeki 300 fotoğraf ile başlandığını, 67 ayrı yapıt, kişi ve kurumdan edinilen yaklaşık 57 bin fotoğrafın gözden geçirilerek 34 bin 632 örnek derlendiğini kaydetti. Nehrozoğlu, bunlar arasından seçilen 4 bin 991 fotoğrafın, özgün ve tarihi bir albüm olarak yayımlanabilmesi için konusal ve tarih sıralı sınıflandırması yapıldığını belirtti. Nehrozoğlu, fotoğrafların DVD ortamında yayımlanması için gerekli çalışmaların son aşamasında olduğunu, yakında çoğaltılarak dağıtılacağını bildirdi. Cumhurbaşkanları dönemine ilişkin arşiv belgelerinin derlenip, düzenlenmesi ve elektronik ortama aktarılması çalışmalarının da yapıldığını ifade eden Nehrozoğlu,Cumhurbaşkanlığı Arşivi'nde yaklaşık 1,5 milyon belge bulunduğunu, Atatürk'ten bugüne kadarki cumhurbaşkanları dönemlerini kapsayan belgeleri ayrıştırma ve tanımlama işlemlerinin tamamlanmak üzere olduğunu kaydetti. -"ÜLKENİN EKONOMİK KOŞULLARI GÖZETİLİYOR"- Nehrozoğlu, 7 yıllık bütçeler hazırlanırken öncelikli ilkelerinin, Cumhurbaşkanlığı hizmetlerinin aksatılmadan yürütülmesi için gerekli ve yeterli ödeneğin bütçeye konulması olduğunu dile getirdi. Bu ödeneklere hiçbir zaman tümüyle kullanılacak ödenekler olarak bakılmadığını vurgulayan Nehrozoğlu, yıl içinde giderler yapılırken ödenekleri tasarruflu ve verimli kullanmanın, ikinci önemli ilkeleri olduğunu belirtti. Nehrozoğlu, "Bunun sonucunda oluşturulan ödenek artıkları tenkis edilmiştir" dedi. Ödeneklerin kullanılmasında, öncelikle ülkenin ekonomik koşullarının gözetildiğine işaret eden Nehrozoğlu, şöyle devam etti: "Başka bir deyişle, ödeneklerin, tutumluluk, verimlilik, saydamlık ilkeleri çerçevesinde, mali yönetim anlayışı ve ilgili kurallara uygun olarak yerinde kullanılmasına özen gösterilmiştir. Bu bağlamda, yerleşkedeki binaların, elektrik ve su tesisatı ile ısı merkezinin bakım-onarımı çalışmaları teknik birimimiz iş ocaklarında, hizmete hazır durumda tutulması gereken taşıtların bakım ve onarımları ulaştırma birimimiz oto tamir atölyesinde, ağaç, çiçek ve diğer bitkilerin korunma, bakım, gübreleme, budama, sulama, dikim, söküm, ilaçlama, temizlik, düzenleme ve üretimleri, fidelik ve seralarımızda Park ve Bahçeler birimimizde, bilgi teknolojileri donanımı bakım-onarımları elektronik ve bilgi sistemleri birimimizde, gerek duyulan bilgisayar yazılımları ve bu yazılımların geliştirilmesinde dış kaynak bağımlılığı en az düzeyde tutulmuştur." -BÜTÇELERDEKİ DÜŞÜŞ- Nehrozoğlu, 1998-2005 yılları Cumhurbaşkanlığı bütçelerine bakıldığında, ödeneklerde yıllar itibariyle önemli düşüşler olduğunun görüleceğini ifade etti. Önemli olanın ise bütçelerde değil, giderlerdeki azalma olduğuna işaret eden Nehrozoğlu, şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanlığı 1998-2005 yılları kesinhesap cetvelleri incelediğinde, bütçelerden sırasıyla toplam ve yaklaşık olarak 19, 22, 13, 11, 16, 18, 20 ve 23 milyon YTL gider yapıldığı görülmektedir. Bu rakamlar güncellendiğinde karşımıza, aynı yıllar itibariyle ve sırasıyla 230, 161, 55, 33, 30, 25, 24 ve 25 milyon YTL toplam gider yapıldığı gerçeği çıkmaktadır. Yıllık gider toplamlarını güncellenen rakamlarla irdelediğimizde, giderlerin 1999 yılından itibaren bir önceki yıla göre 2005 yılına kadar sürekli düştüğünü görüyoruz." -KÖŞKTE 460 PERSONEL- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in titizlikle durduğu konuların başında personel politikası geldiğini belirten Nehrozoğlu, Sezer'in göreve başladığı gün, Köşkte 620 personel bulunduğunu, 2006 Ekim ayı sonu itibariyle bu sayının 460 olduğunu bildirdi. Nehrozoğlu, bu sayının norm kadro çalışması ile bulunan 527'nin çok altında olduğunu söyledi. Mayıs 2000'den Ekim 2006 sonuna kadar Genel Sekreterliğe yaklaşık 206 bin başvuru yapıldığını belirten Nehrozoğlu, bunlardan yaklaşık 107 bininin kurumsal, 97 binin kişisel başvuru olduğunu kaydetti. -CUMHURBAŞKANI ÖDENEĞİ 284 BİN 100 YTL- Cumhurbaşkanlığı 2007 Mali Yılı bütçe öngörüsünün 33 milyon 893 bin 30 YTL olduğunu ifade eden Nehrozoğlu, "2007 için öngörülen toplam ödenek tutarı, 2006 Mali Yılı Bütçesi başlangıç ödenekleri toplamına göre yüzde 4 fazladır. Ancak bu ödenek toplamı, bütçe çağrısında öngörülen tavan tutarından yütde 3.76 oranında azdır" diye konuştu. Cumhurbaşkanı ödeneği için 284 bin 100 YTL öngörüldüğüne dikkati çeken Nehrozoğlu, 2006'ya göre artış oranının yüzde 12.20 olduğunu bildirdi. Nehrozoğlu, bütçenin, ülkenin ekonomik durumu ve sürdürülebilir istikrar programı göz önünde bulundurularak hazırlandığını kaydetti. (AA)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
buzzy
BorsaMania
     Rep Gücü: 2
Karizma: 146
Offline
Mesaj Sayısı: 2372
kiM geLmiŞ?
|
 |
« Yanıtla #2 : 13 Kasım 2006, 13:51:46 » |
|
2007 BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ...
-SAYIŞTAY BAŞKANI DAMAR: -"SAYIŞTAYIN GERÇEKLEŞTİRECEĞİ DENETİM FAALİYETLERİNİN ETKİN OLABİLMESİNİN EN ÖNEMLİ ŞARTLARINDAN BİRİ, MECLİSİN, SAYIŞTAY RAPORLARINA GEREKLİ ÖZENİ GÖSTERMESİDİR" -"KAMU MALİ YÖNETİMİNDE, TAM BİR DENETİM BOŞLUĞU DOĞMUŞTUR" -"SAYIŞTAYIN DENETİM ALANINA GETİRİLECEK BİR KISITLAMA, MECLİSİN DENETİM ALANINA GETİRİLEN BİR KISITLAMA ANLAMINA GELECEKTİR" Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, Sayıştayın denetim faaliyetlerinin etkin olabilmesinin en önemli şartının, Meclisin, Sayıştay raporlarına gerekli özeni göstermesi olduğunu vurgulayarak, Sayıştayın denetimleri sonucu hazırlanacak raporları görüşmek üzere, özel komisyon oluşturulmasını istedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Sayıştayın 2007 yılı bütçesinin görüşmelerine başlandı. Bütçenin sunumunda konuşan Damar, Sayıştayın, Meclis adına denetim yaptığını anımsatarak, Sayıştayın denetim alanına getirilecek bir kısıtlamanın, Meclisin denetim alanına getirilen bir kısıtlama anlamına geleceğini söyledi. TBMM'ye sunulan Sayıştay Yasa Teklifine işaret eden Damar, teklifin en kısa sürede yasalaşmasının hayati önem taşıdığını kaydetti. Damar, Türkiye'de dış denetim alanında yaşanan gelişmeler, değişen mevzuat ve AB ile ilişkiler çerçevesinde hazırlanan belgelerde yer alan ifadelerin, teklifin yasalaşması zorunluluğuna vurgu yaptığını anlattı. -"DENETİM BOŞLUĞU DOĞDU"- Damar, kanunlarda yapılan değişikliklerle kamu mali yönetiminde tam bir denetim boşluğu doğduğunu belirterek, "Bundan böyle, 2006 da dahil tüm hesapların Sayıştay tarafından denetlenmesi, yargılanması ve kesin hükme bağlanmasının ne denli sağlıklı olabileceğini takdirlerinize sunuyorum" diye konuştu. Damar, ortaya çıkan denetim boşluğunun doldurulması için de bu teklifin yasalaşmasını istedi. Sayıştayın, bugünkü kapasitesiyle ve mevcut yasal mevzuatla üzerine düşen yükümlülükleri en iyi şekilde yapabilme imkanının kısıtlı olduğunu vurgulayan Damar, bunun için teklifin yasalaşması, ikincil mevzuatta yapılması gerekenlerin de en kısa sürede yapılması gerektiğini söyledi. Damar, Sayıştayın gerçekleştireceği denetim faaliyetlerinin etkin olabilmesinin en önemli şartlarından birisinin, Meclisin, Sayıştay raporlarına gerekli özeni göstermesi olduğunu vurguladı. TBMM İçtüzüğünde, Sayıştay raporlarının hangi işleme tabi tutulacağına yönelik düzenleme olmadığını anımsatan Damar, Sayıştayın denetimleri sonucunda hazırlanacak raporları görüşmek üzere özel bir komisyon oluşturulmasının, parlamenter denetiminin etkinliği bakımından yararlı olacağını kaydetti. (AA)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
buzzy
BorsaMania
     Rep Gücü: 2
Karizma: 146
Offline
Mesaj Sayısı: 2372
kiM geLmiŞ?
|
 |
« Yanıtla #3 : 13 Kasım 2006, 14:27:29 » |
|
2007 BÜTÇESİ GÖRÜŞMELERİ...
-RTÜK BAŞKANI AKMAN: -"RTÜK, YAYIN KURULUŞLARINI RAKİP DEĞİL, EL BİRLİĞİYLE TÜRKİYE'DEKİ YAYIN HAYATININ SORUNLARINI AŞMAYI SAĞLAYACAK BİRER UNSUR OLARAK GÖRÜYOR" -"SADECE YAPTIRIM UYGULAMAKLA, SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİNİ BEKLEMEK MÜMKÜN DEĞİL" -"İFADE VE HABER ALMA ÖZGÜRLÜKLERİNİN OLMADIĞI BİR ORTAMDA, YAYINCILIK AÇISINDAN KAMU YARARINDAN DA SÖZ EDİLEMEZ" RTÜK Başkanı Zahit Akman, RTÜK'ün, yayın ihlalinde bulunan kuruluşlara yaptırım uyguladığını, ancak sadece bununla sorunların çözülmesinin beklenemeyeceğini belirterek, RTÜK'ün, yayın kuruluşlarını rakip değil, sorunları aşmayı sağlayacak birer unsur olarak gördüğünü söyledi. Akman, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda RTÜK'ün 2007 bütçesinin sunumunu yaparken, kurumun faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Ankara, İstanbul ve İzmir'de 3 Şubat 2006'da deneme amaçlı "karasal sayısal televizyon yayınlarına" başlandığını anımsatan Akman, gelecek yıl Adana, Antalya, Bursa, Kocaeli, Gaziantep, Kayseri, Konya, Diyarbakır, Erzurum ve Samsun'da da deneme yayınına geçilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. RTÜK'ün kuruluşundan itibaren gelen sorunların başında,tüm radyo ve televizyon yayınlarının denetim altına alınmasının geldiğini vurgulayan Akman, bu yayınların izlenmesi için merkez teşkilat, İstanbul, İzmir, Diyarbakır ve Adana bölge müdürlüklerinde kayıt sisteminin olduğunu kaydetti. Akman, bu sistemin, teknolojinin gerisinde kalması, sık sık arızalanması nedeniyle Sayısal Kayıt ve Arşiv Sistemi Projesi çalışmalarının başlatıldığını ifade etti. Akman, proje tamamlandığında Ankara merkezde uydu, kablo ve karasal ortamdan alınan 100 televizyon ve 100 radyo yayını ile tüm il ve ilçelerdeki yaklaşık 950 yerel ve bölgesel radyo, 210 yerel ve bölgesel televizyon yayınının sayısal ortamda kaydedilip izlenebileceğini anlattı. Akman, projenin Eylül 2007'de tamamlanmasının planlandığını dile getirdi. -"İZLEYİCİ VE DİNLEYİCİLERİN DE SORUMLULUĞU VAR"- RTÜK Başkanı Akman, radyo ve televizyon yayınlarının daha kaliteli hale getirilmesinde, olumsuz etkilerinin azaltılmasında, RTÜK'ün ve yayın kuruluşlarının olduğu kadar, izleyici ve dinleyicilerin de sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Kamu yararını gözeten, kamu hizmeti niteliğinde yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşları açısından ifade ve haber alma özgürlüklerinin güvence altına bulunmasının zorunlu olduğunu belirten Akman, "İfade ve haber alma özgürlüklerinin olmadığı bir ortamda, yayıncılık açısından kamu yararından da söz edilemez" dedi. Akman, radyo ve televizyon yayınlarında kamu yararının gözetilmesi için temel yayın ilkelerinin belirlenmesi kadar, kamunun beklentilerinin ve hassasiyetlerinin takip edilmesinin de önem taşıdığını söyledi. -"SADECE YAPTIRIM UYGULAMAK"- RTÜK'ün, yayın kuruluşların özdenetim mekanizmalarını kurmalarını ve yayıncılarla karşılıklı diyaloğu son derece önemsediğini anlatan Akman, RTÜK'ün, yayın kuruluşlarını rakip değil, el birliğiyle Türkiye'deki yayın hayatının sorunlarını aşmayı sağlayacak birer unsur olarak gördüğünü belirtti. Akman, yayın ihlalinde bulunan kuruluşlara kanunla öngörülen yaptırımları uygulamanın, RTÜK'ün yetkisinde olduğuna işaret ederek, "Bununla birlikte sadece yaptırım uygulamakla sorunların çözülmesini beklemek mümkün değil" dedi. (AA)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
buzzy
BorsaMania
     Rep Gücü: 2
Karizma: 146
Offline
Mesaj Sayısı: 2372
kiM geLmiŞ?
|
 |
« Yanıtla #4 : 13 Kasım 2006, 16:45:21 » |
|
2007 BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ...
-CHP'Lİ ERGİN: -"KALİTE, MECLİSİN DUVARLARINI YENİLEMEK, ÇATILARINI ONARMAK, ÇAYI UCUZ VERMEKLE SAĞLANMAZ" -CHP'Lİ KILIÇDAROĞLU: -"MALVARLIĞI TARTIŞMALI OLAN, HAKKINDA YOLSUZLUK DOSYALARI BULUNAN BİR KİŞİ, CUMHURBAŞKANI OLAMAZ" -CHP'Lİ KELEŞ: -"CUMHURBAŞKANI SEZER, ATATÜRK VE İNÖNÜ'DEN SONRA, BAŞTA LAİKLİK OLMAK ÜZERE, HUKUK DEVLETİNİN GEREĞİ İÇİN EN BÜYÜK MÜCADELEYİ VEREN CUMHURBAŞKANIDIR" CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, çay ocaklarının yenilenmesi ve yemeklerden kar edilmesiyle övündüğünü öne sürerek, "Bunlar, bırakın övünmeyi, söz konusu edilecek konular bile değildir. Kalite, Meclisin duvarlarını yenilemek, çatılarını onarmak, çayı ucuz vermekle sağlanmaz" dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, TBMM, Sayıştay, RTÜK ve Cumhurbaşkanlığının 2007 bütçelerinin görüşmeleri devam ediyor. CHP İstanbul Milletvekili Birgen Keleş, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, Atatürk ve İnönü'den sonra, başta laiklik olmak üzere, hukuk devletinin gereği için en büyük mücadeleyi veren cumhurbaşkanı olduğunu söyledi. Keleş, toplumun, Sezer ile iktidarı daha iyi tanıma olanağı bulduğunu kaydederek, Sezer'in her 10 yasadan 1'ini geri gönderdiğini, 25 yasa için Anayasa Mahkemesine başvurduğunu vurguladı. CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu da TÜİK'in, TBMM'ye gelen vatandaşlarla yaptığı anketin "neden gizlendiğini" ve TBMM Başkanı Bülent Arınç döneminde alınan personel sayısını sordu. TBMM Başkanlığının, milletvekillerinin sorularına doğru yanıt vermediğini savunan Kılıçdaroğlu, CHP milletvekilleri Orhan Eraslan ve Atilla Kart'ın aynı konudaki soru önergelerine, farklı yanıtlar verildiğini belirtti. TBMM Genel Sekreteri Rauf Bozkurt'un adı kullanılarak açıklama yapıldığını ancak, Bozkurt'un bundan haberi olmadığını ifade ettiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, Arınç'ın bilgi vereceğini söylediğini; aradan 1 yıl geçmesine rağmen ısrarla sessizliğini koruduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Madem gizliyor, bizzat içinde Arınç var o zaman" dedi. -"DİNÇER, MASUM KALIR"- Saidi Nursi'nin, Cumhuriyet'i "istibdat" olarak tanımladığı bir yazısını, TBMM'de çalışan bir kişinin makalesinde kullandığını kaydeden Kılıçdaroğlu, daha sonra bu kişinin araştırma komisyonunun başına getirildiğini söyledi. Kılıçdaroğlu'nun, "Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'in, bunun yanında daha masum kaldığını" söylemesi üzerine, komisyonun AK Parti'li üyeleri, Dinçer'in beraat ettiğini anımsattılar. CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin ise Kılıçdaroğlu'nun, "Beterin beteri var" demek istediğini ifade ederek, "Siz bunları kabul ediyor musunuz? Kabul ediyorsanız, yazıklar olsun" diyerek tepki gösterdi. -"HEM YOZLAŞMA HEM AHLAKSIZLIK..."- RTÜK'e eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, televizyonlarda, bir sanatçının boşandığı ikinci eşinden çocuğunun olup olmayacağının tartışıldığını söyledi. "Hangi kültürel değerlerimizle bağdaşıyor?" diye soran Kılıçdaroğlu, "Sözde RTÜK var. İktidar, hem yozlaşma, hem de ahlaksızlığın önünü açan tablo sergiliyor" dedi. RTÜK'ün, tanıtım için 380 bin YTL ayırdığını dile getiren Kılıçdaroğlu, kurumun tanıtım için başka şeyler yapması gerektiğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, malvarlığı tartışmalı olan, hakkında yolsuzluk dosyaları bulunan ve bunlardan aklanmayan bir kişinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı olamayacağını ifade etti. -"TBMM'NİN CİDDİYETİNİ ZEDELER"- CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin de son 7 yıllık sürenin, herkesin iftihar ettiği bir cumhurbaşkanlığı dönemiyle geçtiğini söyledi. Ergin, bu dönemde, laiklik, sosyal ve hukuk devleti anlayışının en iyi şekilde temsil edildiğini kaydetti. Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda halkın aldatıldığını ifade eden Ergün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bu konuda sözünü tutmadığını söyledi. Ergin, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmamasının arkasında, yanlış emeller ve geçmiş korkusunun yattığını savundu. Arınç'ın, bütçeyi sunuş konuşmasında, "çay ocaklarının yenilenmesi ve yemeklerden kar edilmesiyle övündüğünü" ifade eden Ergin, "Bunlar, bırakın övünmeyi, söz konusu edilecek konular bile değildir. Yasaların, halkın iyiliği için en iyi şekilde yapılmasıyla iftihar edilmelidir. Kalite, Meclisin duvarlarını yenilemek, çatılarını onarmak, çayı ucuz vermekle sağlanmaz. Bu, işi hafifletir, TBMM'nin ciddiyetini zedeler" dedi. Ergin, TBMM üyeler lokantasındaki yağlı boya tabloda Türk bayrağının ters çizildiğini belirterek, "Bu tabloların para verilerek alındığını öğrenince kahroldum" dedi. Ergin, AK Parti kongresinin yapıldığı ASKİ Salonuna giriş yollarına asılan Türk bayrağının da beyaz şeritle çerçevelendiğini belirterek, Türk bayrağının bu şekilde olamayacağını kaydetti.
(AA)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
speedy
Burası Artık Onun Evi
   Rep Gücü: 0
Karizma: 12
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 806
|
 |
« Yanıtla #5 : 13 Kasım 2006, 19:22:42 » |
|
2007 BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ...
-AK PARTİ'Lİ BÜYÜKKAYA: "CUMHURBAŞKANI, BUGÜNE KADAR OLAN GELENEKLER VE İÇTÜZÜK HÜKÜMLERİNE GÖRE SEÇİLECEKTİR. ŞİMDİDEN TELAŞA GEREK YOK" -AK PARTİ'Lİ UYSAL: "MECLİSİN MEŞRUİYETİ TARTIŞILAMAZ" -"SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANINI NASIL İNDİRECEKLER? BUNU MİLLETE ANLATSINLAR" -AK PARTİ'Lİ UZUNKAYA: "KADIN PROGRAMLARI TAM BİR DEDİKODU MAKİNESİ" AK Parti İstanbul Milletvekili Alaattin Büyükkaya, Cumhurbaşkanının bugüne kadar olan gelenekler ve TBMM İçtüzüğü hükümlerine göre seçileceğini bildirerek, "Şimdiden telaşa gerek yok" dedi. AK Parti Ordu Milletvekili Cemal Uysal da "Bazı arkadaşlar 'indireceğiz' diyorlar. Seçilmiş bir Cumhurbaşkanını nasıl indirecekler?" diye konuştu. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, TBMM, Sayıştay, RTÜK ve Cumhurbaşkanlığı bütçeleri üzerindeki görüşmeler devam ediyor. CHP Aydın Milletvekili Mesut Özakcan, İzmir'de yapılan bir ankete göre toplumun en az, "milletvekili, müteahhit ve din adamlarına" güvendiğinin ortaya çıktığını söyledi. AK Parti Ankara Milletvekili Zekai Özcan, ANAVATAN Malatya Milletvekili Süleyman Sarıbaş'ın Meclis Başkanı Arınç'a yönelik sözlerini "kabadayıca" bulduğunu ifade ederek, bu şekildeki sözlerin, Meclisin itibarını zedeleyeceğini ifade etti. -"KADIN PROGRAMLARI, DEDİKODU MAKİNESİ"- AK Parti Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya, özellikle özel televizyonların Türkçeyi katlettiğini öne sürerek, bazen bunun özel amaçlarla yapıldığı hissine kapıldığını belirtti. Spikerlerin dil kullanımını da eleştiren Uzunkaya, "Kadın programları ise tam bir dedikodu makinesi. Çok çirkin, fevkalade garip bir ahlak anlayışı, şerha şerha (parça parça) millete yudumlattırılıyor" diye konuştu. Uzunkaya, TRT çalışanlarının kıyafet ve tavırlarını da eleştirerek, "kamusal alan olan" TRT'de bu durumu garipsediğini söyledi. -CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ- Cumhurbaşkanlığı konusundaki görüşlerini de açıklayan Uzunkaya, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e saygı duyduğunu, ancak seçimler sırasında kendisine oy vermediğini belirtti. Ankara Tandoğan'da yapılan mitingte bir YÖK üyesinin CHP otobüsü üzerinden konuştuğunu hatırlatan Uzunkaya, "CHP otobüsünün üzerinden, 'Tandoğan prova, Çankaya'ya barikat kurarız' denildi. Bu sözler Cumhuriyetle yaşıt olan CHP için yaralayıcıdır" dedi. Cumhurbaşkanı Sezer'in seçildiği gün kendisine verilen desteğin yüzde 54 olduğunu, ancak 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra bu desteğin yüzde 14'e düştüğünü iddia eden Uzunkaya, "Buna rağmen hiçbir zaman tartışma konusu yapılmamıştır" diye konuştu. Partisinin oyunun yüzde 42'lere kadar yükseldiğini savunan Uzunkaya, "Turgut Özal'dan sonra seçilen Cumhurbaşkanı, 20 oyla gitti Çankaya'ya" dedi. AK Parti Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan da evlilik, dans, müstehcenlik ve dedikodu içerikli programların toplumda rahatsızlık yarattığını öne sürdü. Dizilerden, belgesellere ve haber programlarına yer kalmadığını anlatan Arslan, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde dini programlara ilgi yüksek. Bu programlar, milli birliğimiz için gözden geçirilip değerlendirilmeli" diye konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik davaların pek çoğunun siyasi etkilerle açıldığını iddia eden Arslan, Erdoğan'ın, açılan davaların hiçbirinden mahkum olmadığını söyledi. -TÜRK BAYRAĞI İSTEĞİ- AK Parti İstanbul Milletvekili Alaattin Büyükkaya da TBMM Genel Kuruluna açık bir Türk Bayrağı asılmasını isteyerek, "Kürsüden herkes, o bayrağın gölgesi altında konuşmalı" dedi. TRT Genel Müdürünün neden seçilemediği sorusunu da yönelten Büyükkaya, yayınlarda belli bir bölgenin müziklerine ve belli bölgelerde geçen dizilere yer verilmesini eleştirdi. -"CUMHURBAŞKANINI BU MECLİS SEÇECEK"- Büyükkaya, Cumhurbaşkanını zamanı gelince TBMM'nin seçeceğini, seçimlerin zamanında yapılacağını ve bugüne kadar geçerli olan gelenekler ve Meclis İçtüzüğüne göre seçileceğini söyledi. Şimdiden telaşlanmaya gerek olmadığını ifade eden Büyükkaya, Cumhurbaşkanı seçiminin bir "laiklik yarışına" dönüştürülmesinin yanlış olduğunu savundu. -"LAİKLİK KABUL EDİLMEDEN ÖNCE ADAM YOK MUYDU...?"- Büyükkaya, laikliğin yeniden tanımlanması konusunda Yargıtay Başkanı'nın yaptığı açıklamaları da hatırlatarak, "Anayasa'da laiklik tanımlanmalı, buna aykırı hareket edenler de cezalandırılmalı" dedi. Bu sırada CHP Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk, "Cumhurbaşkanımız, 'Laiklik adam olmaktır' tanımını yaptı" diye laf attı. Büyükkaya, bu tanıma katılmadığını belirterek, "Laiklik kabul edilmeden önce adam yok muydu anlamı çıkar. Bu tanıma katılmıyorum. Toplumda herkes aynı şeyi düşünecek diye bir kural yok" şeklinde konuştu. AK Parti Ordu Milletvekili Cemal Uysal da Cumhurbaşkanlığı konusundaki bazı görüşlerin, "demokrasiyi rencide edici" nitelikte olduğunu söyledi. Meclisin meşruiyetinin tartışılamayacağını kaydeden Uysal, Hükümetleri de parlamentoların seçtiğini anlattı. Uysal, "Bazı arkadaşlar 'indireceğiz' diyorlar. Seçilmiş cumhurbaşkanını nasıl indirecekler? Bunu millete anlatsınlar" dedi. CHP'li Ercenk de "Savcılığa bir dilekçe verdin mi olur o iş" diye laf attı. (AA)
|
|
|
|
|
Logged
|
Yalan dünya 4 mevsimde 1 BAHAR olur..
|
|
|
buzzy
BorsaMania
     Rep Gücü: 2
Karizma: 146
Offline
Mesaj Sayısı: 2372
kiM geLmiŞ?
|
 |
« Yanıtla #6 : 15 Kasım 2006, 15:30:39 » |
|
2007 YILI BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ...
-TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA, BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI BÜTÇESİNİN GÖRÜŞMELERİ SÜRÜYOR -CHP'Lİ KUMKUMOĞLU: -"İSTANBUL'U BEKLEYEN BÖYLE BİR FELAKET (DEPREM) SÖZ KONUSU İKEN TOKİ'YE LÜKS KONUT YAPTIRMAK, VİCDANSIZLIKTIR" -CHP'Lİ TÜTÜNCÜ: -"KİMİ YERLERDE DUBLE YOLLAR 3. KEZ ASFALTLANIYOR. DUBLE YOLLAR, 'DUBLE KAZIK' HALİNE DÖNÜŞTÜ" TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 2007 yılı bütçesi görüşmelerinde, İstanbul'da olası büyük deprem gündeme geldi. CHP İstanbul Milletvekili Ali Kemal Kumkumoğlu, bilim adamlarının İstanbul'da aletsel büyüklüğü 7'den büyük deprem olacağı konusunda uyarıda bulunduklarını, ancak buna karşı ilgisiz kalındığını söyledi. Böyle bir felaketle ilgili olarak "her gün takvimden bir yaprak düştüğünü" belirten Kumkumoğlu, İstanbul depremiyle ilgili muhatap bir kurumun olmadığını, bu konuda valilik, belediye, TOKİ ve diğer kurumların kendiliğinden bir şeyler yaptığını ifade etti. "Böyle bir vurdumduymazlık olamaz" diyen Kumkumoğlu, meydana gelecek bir depremde 5 binden fazla konutun "paket" haline geleceği konusunda uyarılarda bulunulduğunu hatırlattı. İstanbul'u bir felaket beklerken TOKİ'nin kentte boş bulduğu alanlara konut yaptığına işaret eden Kumkumoğlu, "İstanbul'u bekleyen böyle bir felaket söz konusu iken TOKİ'ye lüks konut yaptırmak vicdansızlıktır" dedi. İstanbul'da asıl sorunun mevcut konut stokundan kaynaklandığına dikkati çeken Kumkumoğlu, ancak bunlarla ilgili olarak bir şey yapılmadığını, olası bir depremde yıkılacağı tespit edilen konutlarla ilgili hiçbir iyileştirmenin yapılmadığını söyledi. Kumkumoğlu, "Bırakın vatandaşın konutunu, okul, hastane gibi kamu kurumlarında bile bir şey yapılmadı" diye konuştu. Kumkumoğlu, İstanbul'da yaşayanların depresyon durumunda olduğunu, Türkiye'nin herhangi bir yerinde meydana gelen bir depremin büyük depremin habercisi gibi algılandığını söyledi. "Aynı vurdumduymazlığın İzmir, Denizli gibi illerde de yaşandığını" kaydeden Kumkumoğlu, insanların kaderine terk edildiğini vurguladı. Hükümetin iktidardaki 4 yılını deprem konusunda boşa geçirdiğini ve hiçbir şey yapmadığını ileri süren Kumkumoğlu, konuyla ilgili bir bakanlık oluşturulması ve gereken önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. -EL KADI'NIN MALLARI- CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Yasin El Kadı'nın mal varlığının Bakanlar Kurulu kararıyla dondurulduğunu hatırlatarak, "Böyle bir gelişme varken taşınmaz satışı yapılabilir mi? Bu satış, tapuya nasıl işletiliyor? Bu, bir hatayla mı, bilinçli olarak mı yoksa siyasi baskıyla mı gerçekleşti?" diye sordu. Yalova'da yapımı süren 4.5 kilometre uzunluğunda ve 500 metre genişliğindeki tersanenin bulunduğu alanın fay hattı üzerinde olduğunun bilinip bilinmediğini soran Kılıçdaroğlu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının bu konuda bir raporu olup olmadığını öğrenmek istedi. Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak'a, "Ankara'daki yolların durumu malumunuz. Bu konuda, bizi Gökçek'ten kurtaracak bir yetkiniz var mı?" dedi. -"TAPU SİCİL MÜDÜRLÜKLERİNDE SUİİSTİMAL..."- CHP Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının bütçesinin geçmiş yıllara göre "budandığını" belirtti. Kafasında duble yollarla ilgili soru işaretleri olduğunu ifade eden Tütüncü, bazı yerlerde yapılan duble yolların 3. kez asfaltlandığını kaydetti. Tütüncü, "Bu nasıl bir iştir? Duble yollar, 'duble kazık' haline dönüştü" dedi. AK Parti Muğla Milletvekili Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu da tapu sicil müdürlüklerinde bazı suiistimallerin yaşandığına dikkati çekerek, bilgisayarla vatandaşlara işlemleri için sıra verilmesine geçilmesi halinde bu suiistimallerin önlenebileceğini söyledi. AK Parti Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan ise karayollarının ödenekler açısından en zor yılını geçirdiğini belirterek, özellikle yapımı devam eden duble yolların bitirilmesi için 2007 yılı ödenekleri konusunda Maliye Bakanlığının daha duyarlı olması gerektiğiniz ifade etti. (AA)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
buzzy
BorsaMania
     Rep Gücü: 2
Karizma: 146
Offline
Mesaj Sayısı: 2372
kiM geLmiŞ?
|
 |
« Yanıtla #7 : 21 Kasım 2006, 13:46:17 » |
|
2007 YILI BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ...
-MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÇELİK: (2) -"ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE VERİLEN BURS, GELECEK YIL 150 YTL OLACAK" -"BÜTÇE İMKANLARI DOĞRULTUSUNDA EN BÜYÜK ÜCRET ARTIŞI, EĞİTİM CAMİASINA YAPILDI" -"BİZİM YAPTIĞIMIZ, YAPILMASI GEREKEN AMA ŞİMDİYE KADAR YAPILAMAYANLARDIR" Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, üniversite öğrencilerine verilen 130 YTL'lik bursun, 2007 yılında 150 YTL'ye çıkarılacağını bildirdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda bakanlığının bütçesinin sunumunu yapan Çelik, Talim ve Terbiye Kurulunun 250 bin sayfayı incelediğini, bu inceleme sırasında birkaç harf hatası olabileceğini belirterek, bu hizmetlerin gölgelenmek istediğini söyledi. İmam hatip liseleri hariç olmak üzere mesleki eğitimde 195 bin kişilik kontenjan artırıldığını kaydeden Çelik, hazırlanan modüller sonucunda 9. sınıflarda meslek seçebilme imkanı getirildiğini anlattı. AB ilerleme raporunda Milli Eğitim Bakanlığından övgüyle bahsedildiğini ve herhangi bir ciddi eleştiriye yer verilmediğini belirten Çelik, bu tür gelişmelerin sevindirici olduğunu söyledi. "Eğitim camiasında çalışanların ücretlerinin az olduğunu" kendisinin de söylediğini belirten Çelik, "Bütçe imkanları doğrultusunda en büyük ücret artışı, eğitim camiasına yapıldı" dedi. Ek ders ücretlerine geçen yıl yüzde 40 zam yapıldığını belirten Hüseyin Çelik, ek ders ücretlerinin ek ödeme dışında tutularak öğretmenlerin 80 milyonluk zamdan faydalandırıldığını kaydetti. Çelik, enflasyonun yüzde 55 olduğu 2000 yılında öğretmen ücretlerine yüzde 34 zam yapıldığını, yüzde 54 enflasyon olan 2001'de öğretmenlere yüzde 44 zam verildiğini anımsattı. AK Parti hükümeti döneminde öğretmenlere enflasyon oranının altında zam verildiğine dikkati çeken Çelik, son 4 yılda enflasyonun üzerinde öğretmen ücretlerine zam yapıldığını kaydetti. -"BURS ÜCRETİ 150 YTL OLACAK"- Özürlülere yönelik eğitim hizmetlerine de değinen Çelik, okul çağındaki özürlülerin okullara ücretsiz taşındığını, 6 ay evinden çıkamayan özürlülere ise "mobil öğretmen" göndererek evinde eğitim verdiklerini söyledi. Bu tür hizmetlerin daha önceden "hayal edilemediğini" ifade eden Hüseyin Çelik, "Birilerinin telaşa düşmelerinin sebebi, bu hizmetlerdir. Herkes görevini yapsaydı bunları söylemezdik. Bizim yaptığımız, yapılması gereken ama şimdiye kadar yapılamayanlardır" diye konuştu. AK Parti Hükümeti döneminden önce ilköğretim öğrencilerine 13 YTL burs verildiğini de belirten Çelik, burs ücretlerinin 54 YTL'ye çıkarıldığını, bunun sadece cep harçlığı olarak verildiğini söyledi. Çelik, yükseköğrenim öğrencilerine daha önce verilen 45 YTL'lik bursun 130 YTL'ye çıkarıldığını bildirerek, "Üniversite öğrencisine verilen burs, gelecek yıl 150 YTL olacak. Dar gelirli ailelerin yavrularının okuması için bu burslar önemlidir" dedi.
(AA)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|