|
mavidünya
|
 |
« : 28 Haziran 2008, 13:52:03 » |
|
Ekonomi değerlendirme toplantısında küresel risklerin gerilemesi ile birlikte ise 2009-2011 döneminde, büyümenin kademeli olarak artacağının öngörüldüğü vurgulandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bugün gerçekleştirilen Ekonomi Değerlendirme Toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamada, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükmü gereği bu yıl dördüncüsü yayınlanacak olan Orta Vadeli Program'ın (OVP) Bakanlar Kurulu Kararı olarak bütçe sürecini başlatan önemli bir doküman olduğu kaydedildi.
Açıklamada, OVP'nin yayını ile 2009-2011 dönemini kapsayan çok yıllı bütçe sürecinin yeni bir döneminin başlayacağı belirtilirken, OVP'nin ilk yılı hedef niteliğinde, iki yılı gösterge niteliğinde olmak üzere 3 yıllık bir dönemi kapsatığı ifade edildi.
PROGRAM HER YIL REVİZE EDİLECEK Programın yıllık uygulamalarının sonuçları ve içsel-dışsal gelişmeler ile kalkınma planı hedefleri doğrultusunda, genel şartlardaki değişmeler de dikkate alınarak her yıl revize edileceği vurgulanırken, OVP'nin, Dokuzuncu Kalkınma Planında yer alan politika ve öncelikler, kamu kuruluşlarının teklifleri ile daha önce açıklanan Orta Vadeli Mali Çerçeve ve yeni enflasyon hedefleri dikkate alınarak hazırlandığı belirtildi.
ORTA VADELİ MALİ PLAN AÇIKLANACAK Ekonomideki güven ve istikrarın korunmasını sağlamayı amaçlayan OVP'nin yayınlanmasının ardından, ekonomik öncelikler ve makro hedeflerle tutarlı olmak üzere, Maliye Bakanlığı tarafından da Orta Vadeli Mali Plan açıklanacağı, bu planın, önümüzdeki üç yıla ilişkin, toplam gelir ve gider tahminleri ile birlikte, borçlanma durumu ve kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını içereceği kaydedildi.
DÜNYA EKONOMİSİ Dünya ekonomisine ilişkin risklerin devam ettiğinin de ifade edildiği açıklamada, özellikle ABD ekonomisine ilişkin açıklanan son göstergelerin, genel olarak beklentilerden daha kötü gerçekleşmesi nedeniyle, yatırımcıların, risk algılamalarının olumsuz yönde etkilendiği, bunun sonucunda, gelişmekte olan piyasalarda da risk priminin bir miktar yükseldiği bildirildi.
Türkiye ekonomisinin, küresel ortamda yaşanan belirsizliklere ve arz şoklarına rağmen uygulanmakta olan sıkı para ve maliye politikaları ile bunları destekleyen yapısal reformlar neticesinde, bu olumsuz dış koşullardan sınırlı ölçülerde etkilenmekte olduğu belirtildi.
Yılın ilk çeyreğinde, sanayi üretimi endeksi artış oranının, küresel piyasalardaki belirsizliklere ve uluslararası emtia fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlara rağmen, yüzde 6,9 olarak gerçekleştiğinin belirtildiği açıklamada, Sanayi üretimi endeksinin, Nisan ayında da hız kesmediği ve güçlü seyreden ihracat performansına paralel olarak yüzde 6,3 oranında artış gösterdiği kaydedildi.
Açıklamada, 2008 yılının ilk çeyreğinde, imalat sanayinde üretimde çalışılan saat endeksinin, yüzde 2,5 oranında artış gösterdiği ve böylece, imalat sanayinde, saat başına verimliliğin yüzde 3,7 oranında arttığı, ayrıca, geçen yıl yaşanan ağır kuraklık nedeniyle düşen tarımsal üretimin bu yıl toparlanacağı ve ekonominin büyümesini desteklemesinin beklendiği ifade edildi.
Yılın ilk dört ayında, katma değeri yüksek fasıllarda devam eden güçlü ihracat performansı neticesinde, ihracatın yüzde 41,4 oranında artış gösterdiği, aynı dönemde, ithalatın da yüzde 39,3 oranında arttığı bildirildi.
Rekor düzeylere ulaşan petrol fiyatlarının, enerji ithalatının, aynı dönemde yüzde 59,8 oranında artmasına neden olduğunun belirtildiği açıklamada, yüksek seyreden enerji fiyatlarının, 2008 yılında, Cari İşlemler Açığına eş değer bir enerji ithalatı faturası ortaya çıkardığı, bu toplantıda, Cari Açığı oluşturan kalemler ile Cari Açığın finansman yapısının da ele alındığı kaydedildi.
EKONOMİK BÜYÜME 2009'DAN İTİBAREN ARTACAK Küresel dalgalanma nedeniyle, dünya ekonomisinde yavaşlama olacağına dair beklentilere paralel olarak, uluslararası piyasalardaki likidite koşullarının daralması ve dış talebin azalması sonucunda, 2008 yılında, Türkiye'de reel GSYH büyümesinin, 2007 yılı seviyesine yakın bir düzeyde gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi.
Açıklamada, küresel risklerin gerilemesi ile birlikte ise 2009-2011 döneminde, büyümenin kademeli olarak artacağının öngörüldüğü vurgulandı.
Son 5 yıldır düzenlenen Yatırım Danışma Konseyi toplantılarının, yabancı yatırımcı ile kamu arasındaki ilişkileri önemli ölçüde geliştirdiği, yabancı yatırımcıların, genel olarak Türkiye'yi bölgesel bir üs olarak gördüğü ve Türkiye'deki yatırım ortamının güçlendirilmesi konusunda kararlı olunulduğu ifade edildi.
MALİYE VE PARA POLİTİKALARI İHTİYATLI SÜRDÜRÜLECEK Birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de enerji ve temel gıda ürünleri fiyatlarının yüksek oranlı artışının, enflasyonu olumsuz yönde etkileyen temel faktör olduğu belirtilirken, arz yönlü şokların varlığını sürdürmesi ve süregelen belirsizlik algılamalarının, enflasyon üzerinde risk unsuru oluşturmaya devam ettiğine dikkat çekildi.
Açıklamada, fiyatlama davranışlarındaki olası bozulmayı engellemek amacıyla, Mayıs ve Haziran aylarında parasal sıkılaşmanın gerçekleştirildiği, önümüzdeki dönemde de genel olarak tüm dünyada görülen enflasyonist baskıları en aza indirmek amacıyla, maliye ve para politikalarının, ihtiyatlı ve koordineli bir şekilde uygulanmasına devam edileceği vurgulandı.
Açıklamada, GAP Eylem Planı, DAP, KOP ve diğer bölgelerde ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmenin iyileştirilmesi için yapılması gerekli çalışmaların da masaya yatırıldığı ve bu bölgelerdeki öncelikli projelerin hayata geçirilmesi için gerekli 2,3 milyar YTL'lik kaynağın harcama alanlarının gözden geçirildiği bildirildi.
|