Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, G-20 zirvesine katılmak üzere Londra'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi. Erdoğan toplantıda gazetecilerden gelen bir soru üzerine Sabah gazetesinin "6 bakanın sözlü istifa sunduğuna" dair bugünkü manşet haberine sert tepki gösterdi. "Böyle bir konuşma olmadı. Haber ülkenin menfaatlerine ters. Kim olursa olsun böyle bir başlığı atarken dikkat etmesi gerekir. Bu ülke bizim. Hepimizin. Bu tür başlıklar atılırken medyanın da bir sorumluluk içerisinde olması lazım. Beni ülkemin menfaati ilgilendiriyor" diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir de sen hangi hakla 'Bakanlar Kurulu'ndan şu bakan söyledi, bu bakan söyledi' diyorsun? Sana hangi bakan söylemişse o zaman gel bunu bana bir söyle bakalım. Bunu da sorduğunda diyor ki; '6 tane bakandan ben bunu teyit ettim' diyor. Böyle bir habercilik olur mu? 6 tane bakan nasıl olur da gizli bir toplantıyı size deşifre eder? Böyle bir şey yapmışsa o bakan bakan olmaktan çıkmıştır. Bana bunu söylesinler ben 6 bakanın 6'sını da dışarı koyarım. Bu kadar da açık konuşuyorum."
G-20 ZİRVESİ
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren ile Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in zirvede kendisine eşlik edeceklerini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"İkinci G20 Liderler Zirvesi'nden tabii dünya kamuoyunun beklentisi yüksek. Küresel ekonomide, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez daralma görülmüştür. Tüm dünyayı etkisi altına alan krize karşı, başta ABD olmak üzere, Uzakdoğu ülkeleri, Avrupa ülkeleri, bunun hepsi etkilenmiş ve bütün bunlara karşı uluslararası işbirliği içerisinde de hareket edilmesi gereği artık ortak bir tavır haline gelmiştir. Hiçbir ülke tek başına alacağı önlemlerle krizin etkisini ulusal planda bertaraf edebilme imkanına sahip değildir. Bu yüzden G20 Zirvesi'nde oluşturulabilecek ortak hareket planı dünya ekonomisinin geleceği bakımından önem taşımaktadır.
Londra Zirvesi'nde, ilk zirvede aldığımız kararlar değerlendirilecek, o günden bu güne ne gibi adımlar atıldı, bunların üzerinde, uygulamalar üzerinde durularak bu süreç gözden geçirilecektir. Ayrıca ana başlıklar olarak dünya ticaretinin genel durumu, mali sistemin güçlendirilmesi ve uluslararası finansal yapı, Dünya Bankası, IMF ve çok taraflı kalkınma bankalarının reformu gibi konuları tartışarak dünya ekonomisini yeniden harekete geçirebilecek ortak tedbirler üzerinde duracağız.
Londra Zirvesi'nde, alınacak tedbirler bakımından, özellikle serbest piyasa ekonomisinden taviz verilmemesi ve korumacı politikalara yönelim gösterilmemesi konusunda bir görüş birliği oluşacağını düşünüyorum.
Diğer bir öncelik de uluslararası kredi piyasasındaki daralmanın önüne geçilmesi olacaktır. Kanaatimizce ticaret ve finans alanında korumacılığın artması bugünkü durumu daha da kötüleştirme potansiyeline sahiptir. Bu kadar büyük bir boyutlu krizle mücadelede uluslararası işbirliği ve eşgüdümün taşıdığı önemin farkında olan ülkemiz söz konusu süreçte üzerine düşeni yapmaya devam edecek ve her türlü uluslararası işbirliği çabasına destek vermeyi sürdürecektir."
kaynak
http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=120094