Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Ekonomi düzelmeye girdiği için biraz kemer sıkma politikasına başlamak gerekebiliyor" dedi. Babacan'ın aksine IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn perşembe günü, "Hükümetler zafer ilan edip 'Artık krizden çıkış politikaları tesis edebiliriz' derlerse büyük risk. Yeniden kriz sürecine dönme riski hâlâ var" diyerek ülkeleri uyarmıştı.
IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantıları kapsamında düzenlenen, "Dünyada Türkiye" konulu dünkü toplantıda Babacan, Türkiye'de bütçe açığının düşük olması sayesinde bazı canlandırıcı tedbirleri alabildiklerini ve böylelikle vergi gelirlerindeki kayıpları telafi edebildiklerini ifade etti.
Babacan, ticaret, finansman ve ihracatın ekonomide çok önemli alanlar olduğunu belirterek, "İhracatımızın yarısından fazlasını AB ülkelerine yapıyoruz. AB'deki yavaşlamadan sonra ihracatımız da düşmeye başladı. Bu da tabii ki daha düşük bir büyüme oranını beraberinde getirdi" dedi. Türkiye'nin birçok ülkeden daha iyi bir ekonomiden çıkıyor olduğunu söyleyen Babacan, Dünya Bankası ve IMF gibi kuruluşların verilerine göre Türkiye'nin büyüme hızı açısından önümüzdeki yıl Avrupa'da bir veya iki numara olmasının beklendiğine dikkati çekti.
Merkez Bankası başarılı
Babacan, krizden çıkış stratejilerini paylaştıklarını hatırlatarak, finans sektörünün güçlü olması sayesinde Türkiye'nin bu programı açıklayan ilk ülkelerden biri olduğunu kaydetti. Babacan, şöyle konuştu: "Yüzde 18'lik bir sermaye likiditasyon oranı çok önemliydi. Borçlanmanın bütçedeki oranının hiç kötü olmadığını söyleyebiliriz. Son dört yıldaki performansımıza göre biraz artış var. Ama diğer birçok ülkeye göre bu oran da son derece iyidir. İşte biz bütün bunlara bakarak mali para sıkma politikalarına başlayabileceğimizi açıkladık. Hazine piyasayı daha yüksek bütçe açığından dolayı farklı şekilde yönlendirmekteydi" dedi.
Türkiye'de her zaman için özel tüketim, özel sektör yatırımlarının aktif olduğunu söyleyen Babacan sürdürülebilir büyüme oranlarını kamu harcamalarıyla gerçekleştirmenin mümkün olmadığını kaydetti. Krizde bunun mümkün olduğunu dile getiren Babacan, "Ama şimdi ekonomi düzelmeye girdiği için biraz kemer sıkma politikasına başlamak gerekebiliyor. Bazı ülkeler için bu erken olabilir. Her ülkenin kendi koşulları vardır. Ama biz de kendi seçimimizi yaptık ve bunu uygulamaya karar verdik" dedi.
Merkez Bankası'nın bu dönemde çok başarılı olduğunu vurgulayan Babacan, doğru zamanda doğru kararlar aldıklarını bildirdi.
IMF'NİN ÖNERİLERİNE GÜVENMEDİK, ANLAŞMAYI İMZALAMADIK
Bakan Ali Babacan, dün sabah saatlerinde katıldığı, "Gelişmekte Olan Avrupa ve Asya'da Kriz, Ekonomik Düzelme ve Yapısal Reform" başlıklı toplantıda ise 2008 Mayıs ayından bu yana bir IMF programı uygulanmadığını hatırlatarak, "Neden dersek? Bütün görüşmelere rağmen anlaşmaya varamadık. Biz, fonun söylediklerine güvenmediğimiz için böyle bir anlaşmaya varılamadı" dedi.
Babacan, seminerde Financial Times'tan Martin Wolf'un IMF ile ilişkilere ilişkin sorularını yanıtladı. İki yıldır IMF programı uygulamadıklarını ancak kendi programları olduğunu söyleyen Babacan, "Biz, fonun önerilerine güvenmediğimiz için böyle bir anlaşmaya varılamadı. Kendi çıkış stratejimizi, kendi Orta Vadeli Programımızı geliştirmeye başladık. Eylül ayında da bunu duyurduk. Bu programı IMF'ye de gönderdik ve dedik ki: ‘Bizim programımız budur. Bundan sonraki müzakerelerin temelini bu program oluşturmalı. Lütfen ayrıntılara bakınız. Eğer anlaşabilecek olursak bu program üstünde, ondan sonra 20. stand-by anlaşmasını da imzalayabiliriz.' Bizim son görüşmelerimiz şu anda budur." Babacan, IMF ile görüşmelere IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıların bitiminden sonra devam edeceklerini hatırlattı
kaynak
http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=130390