Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 22 Mayıs 2012, 06:45:10


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 [2] 3 4 5 ... 10 +   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: başucu kitaplarımız  (Okunma Sayısı 11445 defa)
0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
strange
kuşlar kadar hür
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 6
Karizma: 466


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6115



« Yanıtla #9 : 10 Aralık 2007, 23:49:24 »

başucunuz da duran ,tekrar tekrar okuduğunuz kitaplar diye sormuştum...ben açıklayayım;bir değil aslında 4 değişik konulu kitap sürekli değişerek durur.değişmeyen 2 kitap vardır,biri '%100 düşünce gücü',diğeri 'yüreğinin götürdüğü yere git'
hayata bakış açımı değiştiren iki kitap.
okumayanlarınız varsa tavsiye ederim.birden fazla okumanızı salık veririm.
Logged

kuyunun dibinde kurbağalar,

sanır ki gökyüzü ,kuyu ağzı kadar...

İMECE..
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7327.msg145749;boardseen#top
strange
kuşlar kadar hür
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 6
Karizma: 466


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6115



« Yanıtla #10 : 10 Aralık 2007, 23:50:19 »

YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT
Genç İtalyan yazar Susanna Tamaro'nun 1994'te yayımlandığı zaman İtalya'da büyük yankı uyandıran ve yılın olayı olan bu kitabı, çok satan kitaplar listesinin başındaki yerini uzun süre bir başka kitaba bırakmamıştır. Eco'nun 'Gülün Adı' adlı romanından sonra en başarılı İtalyan romanı olarak karşılanan 'Yüreğinin Götürdüğü Yere Git',80 yaşındaki bir kadının uzaklara giden genç torununa yazdığı ve hem bir iç döküş, hem de vasiyet sayılabilecek mektuplarından oluşuyor. Yalın, güncel bir dille, sevgiyle ve içtenlikle kaleme alınmış, ama asla gönderilmemiş olan bu mektuplarda, yaşlı kadın, kendisinin ve kızının dokunaklı yaşamlarının gizli kalmış yönlerini açığa vururken, bir yandan da hem kendini, hem de kızını irdeliyor; kendine karşı bir iç hesaplaşma yürütüyor. Değişen gelenekler, altüst olan değerler karşısında hissettiklerini torununa sevgiyle, bilgelikle aktarmak isteyen bu yaşlı kadın, kendi gençliğinde yapmayı göze alamadığı şeyleri yapmasını torununa öğütlerken, 'Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur', diyor; 'o özgün çağrıya kulak vermeli ve yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz.'
Logged

kuyunun dibinde kurbağalar,

sanır ki gökyüzü ,kuyu ağzı kadar...

İMECE..
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7327.msg145749;boardseen#top
strange
kuşlar kadar hür
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 6
Karizma: 466


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6115



« Yanıtla #11 : 10 Aralık 2007, 23:51:10 »

KİTABIN ADI                     % 100 Düşünce Gücü 
KİTABIN YAZARI                  Jack Ensign ADDİNGTON KİTABI ÇEVİREN : Birol ÇETİNKAYA 
YAYINEVİ VE ADRESİ   
BASIM TARİHİ 1999 
KİTABIN YAYIM MAKSADI  Dış dünyadaki her şeyin düşüncenin kullanımı yoluyla halledilebileceğini kanıtlamak. 

KİTABIN ÖZETİ :

1. HERŞEY DÜŞÜNCEDE BAŞLAR :

Kendimiz için yarattığımız dünyadan hoşlanmıyorsak, hoşlanabileceğimiz yeni olaylar başlatabilecek bir dünya yaratma hakkı bize verilmiştir. Düşünce hem yönetici hem üreticidir. Hayatın erkek boyutu, hepimizin içindeki bilinçli ve yönetici düşüncedir. Dişi boyutu ise bilinçaltından gelen alıcı ve yaratıcı yollardır.

2. KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU :

Bilinçaltı, bedenin yapıcısı olarak bilinir. Bedenin fonksiyonlarının otomatik olarak yürümesini sağlar. Bilinç emirleri verir, bilinçaltı da uygular. Bilinç; bilinçaltına direktifler verir. Bilinçaltı yalnızca emirler alıp bunları mantıki kıyaslamayla ( kurala dayalı çıkarımla ) yargılayarak yerine getirdiği için gönüllü hizmetkar adını alır. İnsanlar, gereksiz sınırlamaları kabul ederek kendilerini hipnotize ederler. İnsanlar kendileri için kurallar, yasalar koyuyorlar, sonrada bunların esiri olup mutsuz oluyorlar.

3. İSTE VE SAHİP OL :

Aklımızdan geçen şeyler ergeç ortaya çıkar. Bilinçli olarak düşünülen her düşünce, bilinçaltını etkiler ve bu etki, düşüncedeki güç ve arzunun derecesine bağlı olarak eyleme dönüşür. Bilinçli olarak yeni bir hayata başlamaya karar versek de bilinçaltına yeni düşünce biçimimizi işlemedikçe o, bir hafta, bir ay, bir yıl önce verdiğimiz emirleri yerine getirmeyi sürdürür.

4. KENDİNİZ OLMA CESARETİNİ GÖSTERİN :

İnsan kendisini küçümser ve sürekli başkalarıyla karşılaştırır.Yalnız bir insan dünyada ne yapabilir.? Çok şey. Büyük işler başarabilir. İnsan bilinçli olarak düşünebildiği, güvenle beklediği ve mümkün olduğuna inandığı her şeyi yapabilir. Evren sınır koymaz; biz inançlarımızla sınırlarız kendimizi. Bir insan kendini arıyorsa kaybettiği yere bakmalıdır. Acaba hiç tanımış mıdır kendisini? Hayatımıza hakim olmanın yolu bilincimizi kullanmaktan geçer. Yönetimi yürüten bilinçtir. Deneyimlemek istediğimiz şeylerin kalıbını hazırlayarak düşünce çeşitlerini seçiyoruz. Bilinç, hayatla nasıl ilişki kuracağımıza karar verir, ifade yollarını seçer.

5. AMAÇLARA ULAŞMAK İÇİN BEŞ İLKE :

İnançla başlayıp başarıyla son bulan beş basamak şöyle sıralanabilir:

1. Kendiniz için ideal zihinsel imajı belirleyin.

2. Çaba göstermeden, yalnızca inanmak hiçbir işe yaramaz.

3. Düşüncelerinizi kendinize saklayın.

4. Esnek olun; gerekirse plan değişikliği yapın.

5. Gözlerinizi hedeften ayırmayın, işi yarı yolda bırakmayın.

6. SINIRSIZ FİKİR KAYNAĞINI KULLANMA :

Hepimizin içinde, derinlerde yüzyılların bilgeliği yatar. Asla tüketilemeyecek, sonsuz bir yaratıcı fikirler kaynağı saklıdır içimizde. Yaratıcılığı geliştirmek için dört kural :

1. Düşüncelerinizi bir noktada yoğunlaştırın.

2. Derinlemesine düşünmek aceleye gelmez.

3. Fikirler geldiğinde hazır olun .

4. Şimdi fikirlerinizi kullanmaya hazırsınız.

7. YARATICI İMGELEMENİN GÜCÜ :

Yaratıcı imgelemeyi anlayarak ve uygulayarak tüm hayatınızı yeniden düzenleyebilirsiniz. Yaratıcı imgeleme sayesinde kişinin kendisiyle ve yaşadığı dünya ile ilgili inancını, dolayısıyla bu inancın ürünlerini değiştirmek mümkündür. Yaratıcı imgeleme ısrarla kullanılırsa, fikrin olduğu her yerde başarı da vardır. Hepimiz mucit olamayız. Fakat yaratıcı imgeleme bir çok yerde, hayatın basit şeylerinde de kullanılabilir.

8. KENDİNE GÜVEN NASIL OLUŞTURULUR :

Hepimiz kendine güvenin gerekliliğini biliyoruz. Bugün bir çok kulüp, dernek, birlik faaliyet göstermekte. Bunların hepsi bireyin güven duygusunu geliştirmek ihtiyacından kaynaklanıyor. Kişinin kendine güvenini yitirmesine neden olan korkulardan biri başarısızlık korkusudur. Her insan başarılı olmak ister. Onaylanmama korkusu ise yalnızca çocuklara ait bir sorun değildir; her yaşta insan bu korkuyu yaşayabilir. İşte, evde, okulda, nerede olursa olsun yaptığımız her şeyde hayatı, ifade ettiğimizi ve bu hayatın sonsuz ve mükemmel olduğunu anlamalıyız. İfade ettiğimiz bu hayat tüm hayatla birdir; bundan dolayı insanla Tanrı arasında veya insanla insan arasında ayrım yoktur.

9. İLK ADIM KARAR VERMEK :

Bilinçaltı sürekli olarak bilinçten gelen emirleri yerine getirir. Bilinçaltı, bilinç tarafından inanılan her emre yanıt verir. Kararsızlık olursa, her dakika fikir değiştirilirse, bilinçaltı karmaşaya düşer. Kesin kararlar vermeyi öğrenmeliyiz. İnsana seçme hakkı verilmiştir. Kullanıp kullanmamak kendisine bağlıdır. Unuttuğumuz bir ismi hatırlamak için kendimizi zorladıkça işimiz daha da güçleşir; bir an için rahatlayıp gevşersek birden hatırlayıveririz. Karar verirken de aynı şey geçerlidir.

10. KENDİNİ YÖNETME REFAH GETİRİR :

Her insanın kendine has bir refah, zenginlik ölçüsü vardır. Bu yüzden, para kazanmak refah bilincinin yan ürünlerinden biri olmasına rağmen, refah sahibi olmak ilahi büyük bir servete sahip olmak demek değildir. Gerçek refah içsel hakimiyetle başlar ki bu yaşamın har alanında zenginlik getirir. Para pis bir sözcük değildir. Kötü olan para değildir. Para zenginliğin kanıtıdır, takas için kullandığımız semboldür. İhtiyaç duyduğumuz şeyleri takas etmek yerine para kullanıyoruz. Demek ki para kötü dersek giyecekler, yiyecekler, yaşadığımız ev de kötü demektir. Kötü olan parayı çok fazla sevmek onu tüm iyiliklerin kaynağından önde tutmaktır. Ekonomik sistemi yermek kimseyi bir yere ulaştırmaz. Neye direnirseniz o da size direnir. Fikir birliğine varırsak hayata uyum sağlarız. Sevgi ve zenginlik birbirini tamamlar.

11. İŞLER KÖTÜ GİTTİĞİNDE NE YAPMALI

Hepimizin hayatında her şeyin kötüye gittiği zamanlar vardır; planlar ters gider, umutla beklenen kararlar gerçekleşmez, hastalık ve kazalar günlük hayatın akışını aksatır. Böyle zamanlarda hepimiz dayanacak bir şeyler ararız, güvenebileceğimiz iç kaynaklar bulmaya çalışırız. İşler ters gittiğinde gerçeği kanıtlama ve hayatımızdaki gücü gösterme fırsatına sahip oluruz. Var olan koşullara neyin neden olduğu gerçekten önemli değil. Samanlık yanıyorsa yangını neyin başlattığının ne önemi var. Sorulması gereken soru “Yangını söndürmek için ne yapmalıyım” olmalı. İnandığımız, kabullendiğimiz ve güvenle beklediğimiz her şeye sahip oluruz. Bu hayat tarafından doldurulmak üzere elimizde tuttuğumuz kalıptır. Bu büyük yaşam yasasını açıklamanın bir çok yolu var. Bu ektiğini biçmek, neden-sonuç ve benzer benzerini çeker yasaları olarak da adlandırılabilir.

12. ZAMANIN EFENDİSİ OLUN :

Zaman insanların sonsuzluk ölçüsüdür. Şimdiye kadar zamanla ilgili doğal olarak kabul ettiğimiz her şey insan düşüncesinin ürünüdür; görecelidir. Bilinçaltının düşündüğümüz gibi bir zaman kavramı yoktur. Hayatımızı yönetmesine izin verdiğimiz zaman programları kendi düşüncemizin ürünüdür. Evrensel bilinçaltında zaman ve yer yoktur. Bilinçaltı geçmiş veya gelecek diye bir şey bilmez. Hep şimdiki zamanda çalışır. Özne zihin denen bilinçaltı tamamıyla bilince bağlıdır. Tek akıl vardır; o da Düşüncenin evrensel havuzunun bireysel kullanımıdır. Bilinçaltına emirler verirken, onun zaman ve yerden habersiz olduğunu hatırlayalım. Onu koşullandıran bizleriz.

13. İYİ BİR BELLEK İÇİN DÖRT İLKE :

1) Dur-Bak-Dinle

2) Öğrenme süreci fikirlerin birleştirilmesine bağlıdır.

3) Sizin için çalışmasını istiyorsanız belleğinize güvenin.

4) Kendini yönetme, kesin sonuçlar getiren kesin bir eylemdir.

Net bir belleğe yaklaşımımızda dikkatsiz hiçbir şey olmamalı. Bizi etkileyen şeyler kolayca hatırlanır. Dikkat edersek, bilinçaltına kesin direktif verirsek, hatırlamak istediğimiz her şeyi hatırlarız. İyi bellek denen, çağırılmayı bekleyen bilgiyi hatırlama yeteneğine her yaşta sahip olunabilir.

14. SAKİNLEŞTİRİCİ HAPLAR ALMADAN RAHATLAMA :

Bugün çoğu televizyon reklamı, rahatlama veya gerilimden kurtulma ile ilgilidir. İnsan reklamlara inansa, gerilimden kaynaklanan başağrılarının ancak ilaçlarla yok edilebilecek kaçınılmaz bir dert olduğu sonucuna varırdı. İşyerinde yoğun bir günden sonra kendini tükenmiş hisseden bir çok insan bir bara koşturur ya da birkaç kadeh içki içmek için aceleyle eve gider; bunun kendilerini rahatlatacağını düşünürler. Fakat içki uyarıcıdır. Önce uyarır sonra aptallaştırır. Hepimiz hayatın dış kenarında çok hızlı hareket etmenin sonucu olan karmaşanın esaretine düşeriz sonra içimize dönmek, sakinleşmek ve asla karmaşaya düşmeyen, acele içinde olamayan ve rahatsız olmayan iç huzurunu yaşamak isteriz. Bu var oluşumuzun gerçeğidir. Onu anlamamızı bekler yalnızca.

15. ENDİŞELENMEYİ BIRAK, YAŞAMAYA BAK :

Endişe, zihinden dolaşan ince bir korku akıntısıdır, ne kadar uzun süre akarsa o kadar derin izler bırakır. Endişe her bakımdan bir sorun yaratıcıdır. Endişenin üstesinden gelmenin ilk adımı,endişenin hiçbir şey kazandırmadığını, sahibine zarar verdiğini en büyük arzularımızın gerçekleşmesine engel olduğunu, uzun vadede hayatımıza olumsuz etkileri olacağını kabul etmektir. Bu gerçekleri kabul ettik mi endişe alışkanlığından kurtulmanın gerekliliğini anlamaya başlarız.

16. KORKU SİZİ YENMESİN, SİZ KORKUYU YENİN ! :

Korku insanlığın bir numaralı düşmanıdır. Korku bir duygudur. Makul veya akılcı değildir. Her zaman için korkulacak bir şey vardır ve bu şey hakkında gerçek olmayan duygular geliştiririz. Düşmanınızın kim ya da ne olduğu hiç önemli değil, onun en güçlü silahı sizin korkunuzdur. Bu düşmandan korkmaya başladığınız an sizden güçlü duruma geçer. “Korkaklar bin kez ölür” derler. Her korku küçük bir ölümdür. Temelde her korku bir ölüm korkusudur. Ölümden korkmaktan kurtulursak hayatla korkusuzca yüz yüze gelebiliriz. Ölüme “son düşman” denir; aslında o yenmemiz gereken ilk düşmandır.

17. EVET, SİGARAYI BIRAKABİLİRSİNİZ ! :

Yapıcı ve yıkıcı alışkanlıklar vardır. Bilinçaltı ince eleyip sık dokumaz. Asla yargıda bulunmaz. Verdiğimiz emirleri harfi harfine yerine getirir. Biz emirleri veririz, bilinçaltı yerine getirmek için çalışır. Evet sigarayı bırakabilirsiniz; diğer herhangi bir alışkanlığınızı da yenebilirsiniz. Bu tamamen bilinçaltına verdiğiniz direktiflere bağlıdır. Kişi sigaradan kurtulmak istediğinde, bunun gerçekleşmesi için gerekli her şey yapılacaktır.

18. UYKUSUZLUK HASTALIĞINI YENEBİLİRSİNİZ ! :

Herhangi bir şeye dikkati yöneltmenin zihni uyanık tuttuğu bulunmuş; çoğu zaman uykun içinde geçerli bu. Uykunun mutlaka gerekli olmadığına, bedenimizin uyumadan da ihtiyacı olan dinlenmeyi sağlayabileceğine ikna olursak bizi uyumaktan alıkoyan endişenin hakkından gelebiliriz. Aklın kendini yönetme gücü sayesinde, sonuç olarak bilinçaltının fonksiyonuyla ilgilenmesini sağlayan emirleri zihninize verebilirsiniz. Bir daha uyanık olarak yatakta yattığınızda kendi kendinize şunları söyleyin. “Şimdi uyuyacağım-Tüm bedenim gevşemiş durumda. Aklım dingin. Ben huzurluyum. Şimdi uykuya hazırım.”

19. CESARETSİZLİĞİN ÇARESİ :

Hepimiz ara sıra cesaretimizi yitiririz. Hayatın gerekli bir parçası olmamasına rağmen kimse ona karşı bağışıklı değildir. Cesaretini yitiren insan yalnız olmadığını, herkesin şu yada bu şekilde düş kırıklığına uğradığını anlamalıdır. Cesaretinizi yitirdiğinizi hissettiğiniz an, oturun ve önünüze bir parça kağıt koyun. Özel bir probleminiz varsa tüm ayrıntılarıyla kağıdın bir yüzüne yazın. Sonra, öbür yüzüne mümkün olan tüm çözümleri yazın. Sonra, başka bir kağıt alın ve hayatınızdaki cesaret verici her şeyi yazın. Kazançlarınız, arkadaşlarınız, yetenekleriniz v.s. Artık bitti deyinceye kadar yazın bunları kağıda. Hayatınızdaki cesaret kırıcı şeylerin tümünü de kağıdın öbür yüzüne yazın. Hepsini boşaltın. Bunu yaptıktan sonra, cesaret kırıcı şeyleri sıraladığınız taraftakileri birer birer çizin ve “Bununla işim bitti. Hakkımdaki gerçek bu değil” deyin. Şimdi tüm dikkatinizi hayatınızdaki cesaret verici şeylere yoğunlaştırın. Dikkatimizi verdiğimiz şeyler gelişir, büyür. Dikkatimizi iyiye, olumluya ve doğruya yöneltirsek yaşadıklarımız bunlar olur.

20. KENDİNİ İYİ YÖNETME, SÜREKLİ HUZURDUR :

Her erkeğin ve kadının amacı olan gerçek huzur bir sükunet halidir; rahatsızlık endişe, sıkıntı ve heyecanlardan sıyrılmaktır; hayat ve çevremizdekilerle uyum içinde olmaktır. Yaratıcı olmak için hayatla uzlaşmak gerekir. Her durumda dayanabileceğimiz iyi bir şey bulalım. Eski düşman direnci saf dışı etmenin en iyi yoludur bu. Her durumda olumlu karşılık vermeye çalışın. İyiyi bulun. Eleştiri veya suçlamada bulunmayın Bu yöntemi bir hafta kadar deneyin; sonunda yaratıcılığa giden yolu bulduğunuzu göreceksiniz.

SONUÇ :

A. KİTABIN ANA FİKRİ :

Evrenin en büyük gücüne sahibiz. Bu güç düşüncedir. Yaşamımızı yöneten şey aslında düşünme biçimimizdir. Psikojenez (düşünce+başlangıç) “her şey düşüncede başlar” demektir. Her birimiz evrensel zeka’nın birer fikri ürünüyüz. İster hoşlanalım ister hoşlanmayalım yaşadığımız dünya zihinsel bir dünyadır. Düşünce sonsuzdur. Düşüncenin insan beyniyle sınırlı olduğunu düşünmek bizi yanıltır. İnsan evrensel akılla birlikte kendi hayatını yaratır.

B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

Düşünme biçimimiz bizi başarıdan başarıya ya da tam bir başarısızlığa götürebilir, bize sevgi ve mutluluk ya da yalnızlık ve sefil bir yaşam verebilir.

C. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

İnsanın önünde gerçekten yeni bir ufuk açan bu kitapta Evrensel Akıl’ın bilgeliğini kullanabilmemizi sağlayacak,benliği sınırlayan düşünce kalıplarını ortadan kaldıracak, başarısızlığı olağanüstü bir başarıya dönüştürecek bilgiyi ortak bilinçten nasıl elde edebileceğimiz öğretiliyor. Yazar söz ettiği prensiplerin geçerliliğini kanıtlamış bir uzman olarak, yanılmaz bir otoriteyle insanın mucizevi gerçeğini gözler önüne seriyor. Evet hayatımızı, geleceğimizi düşüncelerimizle yaratıyoruz.

Not : Kitap özetlerindeki fikirler yazarların özel fikirlerini yansıtmaktadır
Logged

kuyunun dibinde kurbağalar,

sanır ki gökyüzü ,kuyu ağzı kadar...

İMECE..
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7327.msg145749;boardseen#top
strange
kuşlar kadar hür
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 6
Karizma: 466


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6115



« Yanıtla #12 : 10 Aralık 2007, 23:57:03 »

Sizlerde okuduğunuz kitaplardan alıntılar yaparak yapıştırabilirsiniz.belki dikkatimizi çeken,okumadığımız,zevkimize uyan kitapları kısa konularını okuyarak merak eder alırız.kimbilir belki okuma alışkanlığı ediniriz,belki dünya görüşümüz değişir,belki yepyeni ufuklar açılır iç dünyamızda.
yaşamın stresinden korunmak için bu alışkanlıkları edinmeliyiz.hem kendimiz hem de çevremiz için.yemekten sonra içilen bir tadında olacaktır eminim.
Logged

kuyunun dibinde kurbağalar,

sanır ki gökyüzü ,kuyu ağzı kadar...

İMECE..
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7327.msg145749;boardseen#top
liseteacher
Aileden Biri
****

Rep Gücü: 1
Karizma: 1


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1126



« Yanıtla #13 : 11 Aralık 2007, 00:06:09 »

Sizlerde okuduğunuz kitaplardan alıntılar yaparak yapıştırabilirsiniz.belki dikkatimizi çeken,okumadığımız,zevkimize uyan kitapları kısa konularını okuyarak merak eder alırız.kimbilir belki okuma alışkanlığı ediniriz,belki dünya görüşümüz değişir,belki yepyeni ufuklar açılır iç dünyamızda.
yaşamın stresinden korunmak için bu alışkanlıkları edinmeliyiz.hem kendimiz hem de çevremiz için.yemekten sonra içilen bir tadında olacaktır eminim.
hayatın monotonluğundan ve sıkıcılığından şikayet eden öğrencilerime kitap okuyun demiyorum...her derse elimde  ders dışında bir kitapla giriyorum..hepsinin bakışları elimdeki kitaba  odaklanıyor..1-2  paragraf okuyoruz birlikte  ...sonra kitap  kapanın elinde kalıyo...galiba yaşayarak öğrenmek ve öğretmek zorundayız..teşekkürler
Logged
liseteacher
Aileden Biri
****

Rep Gücü: 1
Karizma: 1


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1126



« Yanıtla #14 : 11 Aralık 2007, 00:14:43 »

BYE-BYE  TÜRKÇE
OKTAY  SİNANOĞLU

içindekiler
BİRİNCİ BÖLÜM: Makaleler
Bir Nev-York Rüyası / 9
"Bye-Bye" Türkçe/19
Dünya ve Türkiye'nin İtibarı / 44
Atatürk ve Türk Bilim Dili / 48
Türk Eğitim ve İnsan Gücü Sorunları / 60
50. Yılda Dil Devrimi: Dün, Bugün / 75
Yabancı Dil ve Türk Eğitim Dili / 77
Resmi Eğitim Dili Türkçedir / 79
Yüksek öğretim ve Yabancı Dil / 83
Düşünce özgürlüğü ve ODTÜ Sorunu / 89
Uluslararası Bilim ve Ulusal Eğitim Dili / 93
Bilgisayar Çağı, Uluslararası Eğitim ve Türk Dili / 101
Türkiye'nin Bilim ve öğretimde Hamle Yapması / 110
21. yy'da Türkiye'nin Hedefleri Açısından Eğitim / 114
Ancak Başkasının Bilmediği Bilgi Güçtür / 127
Eğitim mi, Eritim mi? /135
Türkiye Götürülüyor! Ey Ciğerliler Neredesiniz? /144
Anadolu İmam Hatip Liselerinin Şu Gerekçesine Bakın /151
Avrasya Ülkelerinin Ortak Savunması İçin Öneriler / 154
Bilim, Bilim Politikası ve Üniversiteler /165
İngilizce öğrenmenin Yolu / 171 Türkiye'den
Türk Dünyasına Türkçe'nin Geleceği /179
Dil ve Sömürge Eğitimi / 186
Türkçesi Dururken tngilizcesi Ayıp / 190
Atatürk Balosuyla Muğla'ya Kolej /195
Cumhuriyet Döneminde Türkçe /199
Ülkemizde Masrafı Bizden Çıkan Misyoner Okulları Var / 212 Japonya,
Hindistan, Meksika, ABD, Rusya ve Türkiye'de Araştırma Siyaseti / 217
İpek Yolu'nun Üd Ucu: Türkiye ve Japonya / 219
Türkçe ile Japonca Arasında Pek Çok Benzerlikler Var / 228
Logged
liseteacher
Aileden Biri
****

Rep Gücü: 1
Karizma: 1


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1126



« Yanıtla #15 : 11 Aralık 2007, 00:21:53 »

KÜÇÜK  ŞEYLER
PROF:  ÜSTÜN  DÖKMEN

Büyük şeylere küçük adımlarla ulaşılır. Ve insan,
bedenine ve dünyaya hapsedilmiştir; taştan bir hücrede
gibidir. Çevresindeki pek çok küçük şeyi fark ettikten
sonra özgürlüğüne kavuşabilir. Bir gün yıldızlara
ulaşabilmek için, bugün yeryüzündeki her şeyi
değerlendirmeniz gerekir. Azlık çokluğun özüdür. Ve bir
de şu: Evren, bir bütündür, tektir. Belki bu yüzden evrende
birbiriyle tamamen ilişkisiz iki şey yoktuR.

Logged
strange
kuşlar kadar hür
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 6
Karizma: 466


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6115



« Yanıtla #16 : 11 Aralık 2007, 01:29:04 »

hayatın monotonluğundan ve sıkıcılığından şikayet eden öğrencilerime kitap okuyun demiyorum...her derse elimde  ders dışında bir kitapla giriyorum..hepsinin bakışları elimdeki kitaba  odaklanıyor..1-2  paragraf okuyoruz birlikte  ...sonra kitap  kapanın elinde kalıyo...galiba yaşayarak öğrenmek ve öğretmek zorundayız..teşekkürler


siz öğretmenler göz önünde olan,örnek alınan baba,ağabey,sevgili yerine konulan modellersiniz.ne yaparsanız taklit edilecek peşinden gidilecektir.bu tür davranışlarla kim bilir kaç öğrencinin hayatında önemli yerler edineceksiniz.tebrik ederim.kitaplarınızı seçerken de dikkat edin derim.
saygılarımla.
Logged

kuyunun dibinde kurbağalar,

sanır ki gökyüzü ,kuyu ağzı kadar...

İMECE..
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7327.msg145749;boardseen#top
honda
şimdilik
Aileden Biri
****

Rep Gücü: 1
Karizma: 87


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1886



« Yanıtla #17 : 11 Aralık 2007, 13:56:17 »

Ben bunu başka bir topiğe yapıştırmıştım ama yeri burası...Diğerini silemedim o yüzden buraya tekrar kopyalıyorum.


Eski bir kitaptır ama her kitap severin zevkle okuyabileceğini düşündüğüm bir kitabı tavsiye ediyorum sizlere...

Adı: Şibumi
Yazarı Trevanian

Konusu:Şibumi gizemli ve şaşırtıcı yazardan gerçek bir kahramanın inanılmaz öyküsü üzerine felsefe ve edebiyatın iç içe bulunduğu hayranlık uyandıran bir kurgu.

Nicholai Hel, özellikleri ve özgün kişiliğiyle gerçek bir roman kahramanı. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de "Go" oyunu öğrenmiş. Öğrenilmesi çok zor olan Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürtebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki "yakın algılama" yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz, mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek filozof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere çıkıyor...
 
 
 
Logged

Gönlümün dilediği gül yüzüne bakmak;
Elimin özlediği kadehi kavramak.
Her zerrem nasibini almalı dünyadan
Yarın güle kavuşturmadan beni toprak.

Ömer Hayyam
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 ... 10 +   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.