|
serteke
|
 |
« : 16 Kasım 2009, 23:57:27 » |
|
Piyasalar haftaya olumlu başladı. Geçen hafta Dow jones ve diğer Amerikan borsalarının yüzde 1'e yakın değer kazançları sonrasında japonya'dan da üçüncü çeyre verisinin iyi gelmesi global iyimserliği artırdı.
Bu sabah açıklanan işsizlik verileri, yeniden işsizliğin artışa geçtiğini gösterdi. Temmuz ayında 12.8 olan işsizlik oranı, Ağustos ayında 13.4 oldu. Bu arada tüketici güven endeksi EKim ayında yüzde 1.79 azaldı.
Son iki haftada 30 bine yaklaşan sayıda devlet memuru alınacağı haberleri vardı. Daha önce de gündeme getirilen 2010'da seçim var mı? sorusuna "evet olabilir" dedirten buna benzer gelişmeler oluyor. Kanımca, hükümet 2010'da seçimi ciddi bir şekilde düşünüyor. Çünkü işsizliğin azalmayacağı zaten Orta vadeli ekonomik programdan görülüyordu.
Bu arada IMF ile bir anlaşma zemini olmadığı ve olmayacağı da net bir şekilde görülüyor ve piyasalarımız tamamıyle dış dünyaya paralel hareket ediyor. Fakat bir farkla; daha önce dış piyasalardan daha iyi performans gösteren borsamız, şu an daha kötü performans gösteriyor. Bu da Türkiye'nin kendine has durumunun fiyatlara yansımaya başladığı sinyalini veriyor.
Daha önceki yazımda da vurguladığım üzere, şu an dünyada bol para var ve FED bu bol olan doları çekeceği sinyalini verene kadar, piyasalarda çok net bir bozulma beklemiyorum. FED’in bol parayı çekmeye başlaması için gerekçe oluşturabilecek türden ekonomik veriler piyasalara bir miktar satış getirebilir.
Bir başka konu daha var. Dünya finans tarihinde rezerv para olarak kullanılan bir para, hiç bu kadar bol olmamıştı. Ya da dünya finans tarihi bu kadar doları hiç görmemişti. Bu aşamadan sonra yeni dolar basılışı söz konusu olmayacaktır. Olsa olsa bol olan dolarların piyasadan çekilmeye başlaması söz konusu olabilir. Burada kritik soru zamanlamadır. Ne zaman dolar çekilmeye başlanacak?
Uzmanların bu soruya verdiği cevap ise genellikle 2010’un ikinci yarısından sonradır şeklindedir. Bu aşamada, görüyoruz ki, her ne kadar piyasalar ekonomideki toparlanmaları iştahlı bir şekilde alsa da, otoriteler bu konuda çok muhafazakar davranıyorlar ve kesin ve net bir şekilde yeniden toplam talebin artmaya başladığı ve işsizliğin de düşüş trendine girdiği dönemi bekleyeceklerini söylüyorlar. İşte bu durumda enflasyonun hızlanacağı ve ilk faiz artırımlarının etkisinin en erken 6 ila 9 ay sonra görülebileceği belirtiliyor. Yani enflasyon başını kaldırdıktan sonra bol paradan EXIT (Çıkış) stratejisi başladığında çok geç kalınabilir ve dünya enflasyonist bir süreç ile karşılaşabilir. Eğer bu erken yapılırsa, başlamakta olan bir toparlanma yeniden sönebilir. Bir bakıma tutuşturduğunuz ateşe su serperek söndürme riskiniz de var.
Her ne kadar Amerikan otoriteleri enflasyonu da ciddi bir risk olarak görseler de, şu an büyüme çok daha ön plandadır. Üstelik enflasyon, bir bakıma vergidir. Yani Amerika bütçe açıklarını enflasyon yaratarak kapatma yoluna gitmeyi seçebilir. Fakat bu konuda Nouriel Roubini bu hatayı yapmayacaklarını düşünüyor. Çünkü enflasyonist bir süreç başlarsa bunu geri çevirmek sancılı ve gelir dağılımını bozan bir süreç olacaktır.
Sonuç olarak, şunu söyleyebiliriz. Dünyada hiç bu zamanki kadar bol dolar olmamıştı. Bundan sonra da dolar miktarı daha fazla artırılmayacağına göre, dolar şu an diğer paralara karşı en düşük seviyelerinde seyretmektedir. Belki yüzde 5-10 daha değer kaybı yaşanabilir ama bunun da geçici olacağını ve doların dünya piyasalarında yeniden artış trendine gireceğini, bunun da borsaları olumsuz etkilemeye başlayarak düşüş trendini başlatacağını düşünüyorum. Zamanlamaya gelince, bu konuda kesin bir tarih vermek mümkün değil ama, Şubat ayından itibaren borsadaki yükselişlerin bitmeye başlaması beklenebilir. Bugün Bernanke’nin yapacağı konuşma önemli olacaktır. Bu konuşmayoı önce görelim sonra yeniden bir değerlendirme yaparız. Şu an altında çok sert bir gerileme beklemiyorum. En azından 1020 dolar seviyesi önemli bir destek görevi görecektir. Altın’daki hareketler, dolara olan güvenin azaldığını gösteriyorsa, bu durum iyi değildir ve gelecekte çok daha zor günler yaşanabileceğini gösterir. Son olarak, Obama’nın Çin’e yapacağı ziyaret ve orada konuşulanlar da piyasaların yönü üzerinde ciddi etkiler yaratabilir. Bunları izleyip FED ve ABD maliyesinin ne tür politikaları izlemeyi düşündüğünü ve bunun içinde de zamanlamanın nasıl olacağını anlamaya çalışacağız. Yaşar Erdinç
|
|
|
|
|
Logged
|
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayımlanan Seri:V, No:52 Sayılı "Yatırım Danışmanlığı Faaliyetine ve Bu Faaliyette Bulunacak Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çevresinde sunulmaktadır.
|