Borsadaki Yükseliş ve Kaotik Dinamikler
Published 05 Şubat 2012 | By Yaşar ERDİNÇ
Sizlerden sorular geliyor. En önemli soru şu; “Borsadaki hızlı yükseliş, faiz ve dolardaki sert düşüş ve piyasalardaki mutluluk havası ne zamana kadar devam eder?”
Bu tür sorulara muhatap olduğumda, aslında sorunun cevabı basittir; “Sıcak para akışı kesilinceye kadar devam eder” derim.
Arkasından gelen soru daha zordur. Sıcak para akışı ne zaman kesilir?
EPFR sitesi, derlemiş olduğu 17 binin üzerindeki fonun hareketlerine bakarak, paranın nereye aktığını 1 hafta gecikmeyle açıklıyor. Sıcak para akışının kesilmesi herhalde 17 binin üzerindeki fon yöneticisinin her birinin ne yapmayı ve bundan sonraki haftalarda nasıl bir strateji izlemeyi düşündüğünü bilerek en doğru şekilde cevaplanır. Bu mümkün olmadığına göre, başka bir yol bulmalıyız.
Piyasalar kaotik bir yapıya sahiptir. Zaman zaman piyasalarda kaos hakimdir. Bunu biraz açalım.
Piyasalardaki hareketler genelde rassal (rasgele) bir görünüm sergiler. Bir fon yöneticisi satarken diğeri alır ama hepsi kendi kafalarındakini yapar. Her birinin kafasında bir senaryosu vardır. Bu tür rassal hareketlerin yoğun olduğu zamanlar, genellikle yeni bilgi olmaması ve koşullar normal ve sürprizlerin olmadığı zamanlardır. Ölümüzde sis olması ve ileriyi pek göremediğimiz zamanlardır.
Tonis Vaga, piyasaları içerisinde su dolu bir kaba benzetiyor. Bu kap oda sıcaklığında masa üzerinde duruyorsa, suyun içerisindeki ısı moleküllerinin hareketi rassal, yani rasgeledir. Eğer çok gelişmiş bir mikroskobun altında ısı moleküllerini izliyor olsaydık, her birinin birbirlerinden bağımsız rasgele hareketler yaptığını görecektik. Eğer bu kabu masanın üzerinden alıp, bir ateşin üzerine koyarsanız ne olur?
Isı alttan gelmeye devam ettikçe ısı moleküllerinde bir heyecan ve karmaşık hareketler başlar. Yani Kaotik ortama geçilir. Hareketler sert ve ani haller almaya başlar. İşte bu aşama tam kaos aşamasıdır. Fakat bu aşamayı Coherent (düzeli) piyasa dediğimiz aşama izler. Isı devam ettikçe, bir bakarsınız ki, birbirlerinden bağımsız hareket eden bu moleküller sanki söz birliği etmişcesine yukarı yönde harekete başlarlar ve ısınan moleküller yukarı doğru giderken, üst tarafta soğuyan moleküller de aşağı doğru düzenli bir hareket yaparlar. Yani kaotik ortamdan çıkılmış ve düzenli ortama geçilmiştir.
Kaynama noktasında ise, coşku vardır. Su molekülleri yükselerek en tepe noktada baloncuklar oluşturular. Aynen piyasalarda oluşan balonlar gibi. Artık bütün moleküller aynı hareketi yapmakta ve bir sürü balon oluşmaktadır. Düzenli piyasaların sonucunda tepe noktalarına yaklaşıldığı anlaşılır. Piyasada işlem hacmi artar, herkesin dikkati piyasaların üzerindedir.
Ne zamana kadar?
Tabi ki aşağıdan verilen ısı kesilene kadar. Ya da ateş üzerindeki kap oradan alınıp bir buz kütlesinin üzerine konursa neler olur?
Evet yepyeni bir bilgi gelmiş ve yapısal bir değişiklik olmuştur. Alttan ısı alan moleküller bir bakarlar ki alttan ısı değil, ciddi bir soğukluk (negatif ısı) gelmeye başlamıştır. İşte bu aşamada herkes ne olduğunu anlamaya çalışır. Daha önce yaptıkları hareketin tersini yapmaya başlarlar. Bu sırada alttan gelen soğukluk henüz tepe noktalara ulaşmadığı için tepe noktalarındakilerin bunu anlaması çok güçtür.
Son altı ayı bu bağlamda değerlendirecek olursak, başlangıçta
İlk Aşama- Coherent (düzenli) Düşüş Piyasası: AB’nin ciddi sorunları olduğu, ülkelerin notlarının düşeceği; İtalya ve İspanya’nın tahvil faizlerinin daha da artacağı; bankaların dolar bulmakta zorlnadıkları, likiditeye sıkıştıkları, sermaye bulmakta zorlanacakları beklentileriyle düzenli düşüş (ayı) piyasası hakimdi.
İkinci Aşama- Kaotik Piyasa : AB liderleri toplandı, AB liderlerinin tamamına yakını mali disiplin konusunda görüş birliğine vardılar; dünyanın beş büyük merkez bankası AB bankalarına dolar swap hattı açtı ve faizleri aşağı çekti; Avrupa Merkez Bankası (AMB) 3 yıl vadeli yıllık yüzde 1 faizli likidite imkanı sağladı; Avrupa bankaları tahminlerin üzerinde ilkidite kullandı; Dolayısıyla kabın altından ısı verildi. Yeni bilgi vardı ve piyasanın ısı molekülleri (para yöneticileri) önemli karar değişikliklerine başladılar.
Üçüncü Aşama- Coherent (düzenli) Yükseliş Piyasası: Tam da yeni yıl gelmişti ve para yönetenler bir yıllık projeksiyonlarını yaptılar ve Ocak ayının ikinci haftasından itibaren artık Avrupa’da banka batmayacağına inandılar. Gerektikçe likidite sağlanacaktı ve ucuz parayı da bulunca hisse ve tahvil piyasalarında alıma geçtiler. Bütün ısı molekülleri birlikte hareket etmeye başlamışken, FED enflasyon hedefini yüzde 2’ye yükseltip, sıfır faiz imkanını 2014’e kadar devam ettireceğini açıkladı (kabın altından verilen ısı daha da artırıldı). Gelen olumsuz haberler, (yunanistan veya Portekiz’İn de Yunanistana benzeyeceğine ilişkin ani stresler) düzenli yükseliş piyasasını pek bozmadı. Bazen bu haberler piyasalardaki coşkuyu bozsa da, düzenli yükseliş eğilimini değiştirmedi.
Bundan sonra ne olacak?
Büyük olasılıkla ana trend bir süre daha devam edecek. Kabın alttan verilen ısısı kesilse de bunun farkına varılması zaman alır. Henüz çok büyük coşkular da yaşanmadı ve sokaktaki sıradan insan daha yeni yeni borsadaki yükselişi sormaya başlarken, dolardaki düşüşün devam edeceğine inanmaya başladı.
Ama düzenli yükseliş piyasasının biteceğine dair ilk sinyaller enformasyon-formasyon uyumsuzluğu ile ortaya çıkmaya başlayacaktır. Örneğin şu sıralar olumsuz haber gelse bile sadece bir gün piyasaları olumsuz etkiliyor ama ana trend devam ediyor. Fakat bir gün bakacağız ki çok çok olumlu bir haber gelmesine rağmen piyasalar buna ilk anda fazla olumlu reaksiyon vermediği gibi, satış baskısı oluşuyor. Hisseler daha düşükten kapatırken, dolar ve faizler yükseliyor.
Şu anki aşamada borsadaki yükseliş, dolardaki ve faizdeki düşüş 1 aylık sürede oldukça iyi kâr bıraktığı için, son 3 haftadi coşkulu güçlü trend bu hafta yerini dinlenmeye bırakacaktır. Ama tersine bir trendin başlayacağı anlamına gelmiyor. Öyle olduğunu düşündüğümde veya o sürecin sinyalleri geldiğinde sizlerle paylaşacağım.
AŞAĞIDAKİ YAZI, BU HAFTA PARA DERGİSİNDEKİ YAZIMDIR (farklı bir bakış açısı)
Bu hafta biraz piyasalara bakacağız. Ama bu bakış orta ve uzun vadeden ziyade biraz kısa vadeli olacak. Piyasaların coşkulu zamanlarında genellikle herkes miyoptur. Orta ve uzun vadeyi zaten görmek istemez, çünkü kısa vadede iyi kâr vardır. Bu bakış açısıyla biraz da trader (alıp-satan) mantığıyla hareket edenlere ışık tutmaya çalışacağım.
Borsaya baktığımızda Cuma günü 60.148 seviyesinden kapandı. En yüksek 60.433 seviyesi görüldü. Tabi ki bu aşamaya kadar alım yapamamış ve bu çıkışı da kaçırmış olan yatırımcı “Daha da yukarı gider mi? Giderse nereye kadar gider? Sorularını soruyor. Şu ana kadar trene binemedik, bari şimdi binelim mantığı var.
Öncelikle şunu söyleyeyim ki; Ocak ve Şubat ayları karşılaştırıldığında Eğer Ocak ayında çok sert bir yükseliş olmuşsa genellikle Şubat ayında ikinci bir defa çok sert bir yükseliş beklenmemeli

Bu tabloda Endeksin Ocak ve Şubat ayı getirileri veriliyor. Tabloda 21 yıl var. Önemli noktaları vurgulayacak olursak;
13 tane Ocak ayında ARTI getiri, 8 Tanesinde EKSİ getiri sağlanmış.
İlginçtir ki, aynı durum Şubat ayı için de geçerli, 13 tane şubat ayında artı, 8 tane Şubat ayında eksi getiri var.
Yine çok ilginçtir ki, 13 tane yılda Ocak ayı ve Şubat ayı getirisi aynı yıl içinde artı yönde olmuş. Diğer 8 yılda ise biri artı diğeri eksi veya her ikisi de eksi olmuş.
Şu soruyu cevaplayalım. Bildiğiniz üzere bu yılın Ocak ayında borsa yüzde 11.52 arttı. Acaba Ocak ayında getiri ARTI olmuşken, Şubat ayı geçmiş yıllarda Ocak ayındaki getiriden daha yüksek bir getiri sağlamış mı? Evet öyle bir durum olmuş. Ama sadece bir defa olmuş. 1993 yılının Ocak ayında getiri yüzde 10 olurken, Şubat ayında yüzde 34 olmuş. Fakat diğer yıllar incelendiğinde görülüyor ki, Ocak ayındaki getiri ARTI olduğu zaman, Şubat ayı diğer 12 tane yılda hep Ocak ayından düşük getiri sağlamış.
Bu istatistik bana diyor ki, Şubat ayı içinde şu ana kadar zaten yüzde 5.21 getiri oluştu. Şubat ayındaki getirinin Ocak ayını geçme olasılığı 21’de bir ise, Şubat ayı getirisi en iyi ihtimalle yüzde 10 civarında olur. Yani şu andan itibaren yukarı yönlü olarak yüzde 5 olasılığı daha var. Fakat geçmiş yıl ortalamalarına baktığımızda ise endeksin şubat ayında 61.500-62.000’deki direncini kırması olasılığı çok düşük görünüyor.