İlginçtir ki, borsayla ilgili teori sayısı üç olduğu gibi, borsaya hakim olan duygu türü de üçtür. Borsa alanındaki çağdaş teorilerden birisi, mükemmel pazar fiyatlamasıdır. Buna göre, borsada oluşan hisse senedi fiyatları ne eksik ne fazla olup gerçeği tam olarak yansıtır.
Mükemmel pazar fiyatlaması yaklaşımının temelinde yatırımcının kararlarında rasyonel davrandığı varsayımı yatar. Fakat borsa yatırımcıları üzerine yapılan araştırmalar bu görüşü tekzip ediyor. Görkemli borsa binaları, en gelişmiş bilişim teknolojisi, kısaca her türlü maddi unsura rağmen borsa bir insani faaliyettir. Sert kanunlar, kesin hükümler, ürkütücü cezalar ve uzun talimatlar borsa yatırımcısının duygulardan arınmış, sadece aklı ile hareket eden bir insan olmasına yetmiyor. Bu nedenlerle; ne geçmiş rakamların manipülasyonu olan temel analiz, ne geçmiş fiyatların çizdiği şekilleri anlamlandıran teknik analiz, ne de mevcut fiyatları hiç sorgulamadan doğru kabul eden mükemmel pazar fiyatlaması yaklaşımı gerçeklerle örtüşür. Bu üç görüşün ortak tarafı zekice kurgulanmış olmalarına rağmen, beşeri unsuru tamamen ihmal etmeleridir. Gerçekte yatırımcı çoğu kez duyguları ile hareket eder. Son araştırmalar yatırımcıya hakim olan üç duygunun varlığını yadsınamaz şekilde ortaya koyuyor. Bunlar; sürü psikolojisi, korku ve açgözlülüktür.
Sürü psikolojisine katılan yatırımcı kendi aklı, fikri ve sağduyusu yerine başkalarının aklını fikrini ikame eder. Böylece, özelliklerini sıfıra indirgeyerek bir grup yatırımcıyı bilinçsizce taklit eder. Kısaca, kendine güvenmeyen, saygı duymayan yatırımcının sürüye katılması kolay olur.
Korku, insana çeşitli yollardan bulaşabilen olumsuz bir duygudur. Örneğin, borsada ciddi miktarda zarara uğrayan birisi bu olayın meydana getirdiği korku ile yatırımını genellikle azaltır. Korkunun borsa yatırımcısı üzerindeki en hafif etkisi çok erkenden kâr realizasyonuna giderek kazancını düşürmesidir. Paniğe kapılan bazı yatırımcılar hisse senetlerini derhal paraya çevirerek borsaya veda ederler. Bazı potansiyel yatırımcıların ise zarar korkusu ile borsaya hiç yanaşmadıkları görülür. Mesela, at yarışları müdavimi olan hatta işi onlarca yarış atı satın alıp beslemeye kadar götüren bir işadamı dostum; "Hayatta borsa oynamam çünkü çok tehlikeli, cesaret edemiyorum." demiştir.
Borsada çok yaygın duygulardan biri de açgözlülüktür. Açgözlü insan aşırı hırslıdır, normal kazanç ile yetinmez. Hırsın yol açacağı zararları Bediüzzaman'ın İktisat Risalesi'nden naklen şöyle anlatabiliriz: Hırs sahibi normal ve helal kazancın değil aşırı tutarda hak etmediği haram kazancın peşine düşer. Aşırı hırsa kapılan bir insana çevresi menfi reaksiyon gösterir o sevilmeyen adamdır.. En kötüsü hırslı insan eninde sonunda her şeyini kaybeder. Çünkü, o normal kazanç için uğraşmanın getireceği bereketten yoksundur, tersine haram peşinde koşmanın uğursuzluğuna maruz kalır. Borsadaki aşırı hırslı yatırımcı spekülasyon ve manipülasyon gibi yasak işlemler yaparak haksız kazanç sağlamaya çalışır. Çoğu kez başarısız olur, nadiren muvaffak olduğunda ise kazandığı parayı çarçur eder. Her halükarda açgözlülüğün sonu hüsrandır.
İnsanın kendini duygusuzlaştırması mümkün olmadığına göre, borsa yatırımcısı ne yapmalıdır? Çözüm sözünü ettiğimiz üç duyguda denge kurmakta yatar. Örneğin, borsa yatırımcısı sürü psikolojisine teslim olmamalı ama güvenilir yatırımcı gruplarını da icabında izleyebilmelidir. Yatırım kararlarını verirken korku duygusu tarafından yönetilmeyi reddetmeli fakat temkini de elden bırakmamalıdır. Borsacı asla aşırı hırsa kapılmamalı ama kâr etmesini sağlayacak kadar dikkatli ve uyanık olmalıdır. Başka bir ifade ile borsa yatırımcısı biraz korkak, biraz hırslı olabilmeli, bazen de doğru yönde giden sürüye (yatırımcı grubuna) katılmayı bilmelidir.
Borsa hayatında gördüğümüz duygular iş hayatının tamamı için geçerlidir. Yani, işadamı da bir borsa yatırımcısı gibi söz konusu ettiğimiz üç duygunun etkisi altında yaşar. Her ikisi de bu duyguları dengeleyebildikleri ölçüde başarılı olabilirler. Başka türlü söylersek, iyi bir borsa yatırımcısı aynı zamanda iyi bir işadamı olmaya adaydır.
kaynak
http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=725337