Meclis'in açılışında konuşan Gül, hem Kürt açılımına destek verdi hem de yargı reformundan devlet yapısına kadar bir dizi konuda çarpıcı mesajlar verdi. Askerler de, Meclis'teki DTP boykotuna son verdi.
TBMM'nin açılışına "demokratik açılım" damgasını vurdu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin konuşmalarında "açılıma" vurgu yaptı. 2007 milletvekili seçimlerinin ardından ABD Başkanı Obama'nın ziyareti haricinde Meclis açılışlarına gelmeyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve kuvvet komutanları da TBMM'deki yerlerini alarak, bir anlamda mesaj verdiler. Kulislerde bu durum "askerin açılımı" yorumlarına neden oldu. Komutanların iki yıldır açılışlara gelmeme nedeni "DTP'nin parlamento çatısı altında bulunması" olarak yorumlanıyordu. Komutanlar dün locada yerlerini alırken, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve millevtekileri de salondaydı. Localarda dikkat çeken bir isim de AK Parti hakkında kapatma davası açktıktan sonra açılışlara gelmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'ydı. Gül'ün gelişinde CHP ve DSP'lilerin ayağa kalkmadığı da gözlemlendi.
Yine açılışın bir başka önemli notu, AKP''nin oyları ile TBMM Başkanı seçilen Şahin'in yaptığı konuşmanın muhalefet partileri CHP ve MHP tarafından alkışlanmaması oldu.
Bir süreçten geçiliyor
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 23. dönem 4. yasama yılının açılışı dolayısıyla Meclis Genel Kurulun'da yaptığı konuşmada çok çarpıcı mesajlar verdi. Kürt açılımına gönderme yaptığı konuşmasında, devlet ve çeşitlilik arzeden etnik, dini, kültürel gruplar arasındaki ilişkilerin çağın ruhuna uygun bir biçimde geliştirilmesi amacına dönük tartışma sürecinden geçildiğini belirten Gül, "Bu süreç, millet olma bilincimizin güçlenmesine hizmet edecektir. Milletimizden gelen demokratik taleplerin doyurucu bir biçimde karşılanması devletin varoluş sebebidir. Anadolu'nun tüm tarihi mirasını korumak devletin Anayasal görevidir" dedi.
Farklılıklar eritilmemeli
Gül konuşmasında demokrasinin yetersizliğine de vurgu yaptı ve demokrasi standartlarının yükseltilmesini istedi. Gül, birlik fikrini koruyarak farklılıkları yönetmenin, modern demokrasinin en ciddi sınavı olduğunu ifade etti. Demokratik devletin, birlik fikrini ve düzenini güçlü bir biçimde geleceğe taşırken, sosyal ve kültürel farklılıkları ortadan kaldıran değil, onları zenginlik olarak kabul edip geliştirilmesine imkan sağlayan devlet olduğunu kaydeden Gül, "Demokratik devlet, farklı olanı tek bir kalıp içerisinde eritmez ve ötekileştirmez; her bir bireyi var olan değerleriyle birlikte koruması altına alır" dedi ve ekledi: "Farklılıklardan korkan bir devlet Mustafa Kemal Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaşlığı yakalayamaz."
Gül, DTP'lileri örtülü olarak uyarmayı da ihmal etmedi: "Doğal bir durum olan etnik, dini ve kültürel farklılıkları uç ayrılıkçı fikirlerin zemini haline getirenler çağın gerisinde duruyorlar demektir."
Güvenlik ve yargı reformu
Cumhurbaşkanı Gül, milli güvenlik anlayışındaki değişimle ilgili olarak da şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye'nin güçlü bir ordusu vardır. Ancak güçlü bir ordunun yanında, bir ülkedeki demokrasinin gelişmişliği, ekonominin sağlamlığı, entelektüel bakımdan ve her açıdan nitelikli insan gücü, enerjiye hakimiyeti veya ulaşabilirliği, Ar-Ge çalışmaları ve bilgi-teknoloji üretebilme yeteneği, bugünün dünyasında milli güvenliğin önemli unsurlarıdır."
Yargı reformunun, günlük siyasi polemiklere kurban edilmemesi gerektiğini anlatan Gül, yargı reformu çalışmalarının bir an önce sonuçlanması gerektiğini ifade etti.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin yasama yılını açış konuşmasında Atatürk'ün çağdaş Türkiye söylemine vurgu yaparken, demokratik açılıma dönük yaklaşıma da destek verdi. Şahin'in açılıma ve Atatürk'ten yaptığı alıntılara AKP ve DTP'liler alkışları ile destek verdiler.
MALİ KURALA DESTEK
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, konuşmasında, ekonomiye de değinerek, mali kuralı desteklediğini belirtti. Türkiye'nin öngörülebilir bir ülke olması ve planlı-programlı hareket etmesi bakımından mali kural uygulamasının önemli bir kazanım olacağını kaydeden Gül, "Kamu dengelerindeki iyileşmeyi kalıcı kılmak amacıyla mali kural uygulamasına geçilmesi elde edilecek kazanımların sürdürülmesine katkıda bulunacaktır" dedi. Türkiye'nin pek çok ülkeden önce krizden çıkış stratejisini açıkladığını, G-20 içinde de yer alarak küresel krizle mücadeleye katkılar sağladığını vurgulayan Gül, ekonomi yönetimindeki gevşekliğin, bütün "başarıları" eritebileceğini uyarısında bulundu.
DEVLETİN DERİN YÜZÜ OLAMAZ
* Hiç kimse devleti ve rejimi korumak bahanesiyle hukuk dışına çıkamaz. Devletin, bir yüzeyde görünen bir de derin ve görünmeyen yüzü olamaz.
* Demokratik devlet, farklı olanı tek bir kalıp içerisinde eritmez ve ötekileştirmez; her bir bireyi var olan değerleriyle birlikte koruması altına alır.
* Milletimizden gelen demokratik taleplerin doyurucu bir biçimde karşılanması devletin varoluş sebebidir.
* Suçluluğu mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar hiç kimse suçlu ilan edilemez.
* Hükümetler çoğunluğun iradesiyle kurulur ama hükümetlerin yönetim yetkisi sınırsız değildir.
MUHALEFETİN ‘YÜREĞİ KANADI'
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Meclis'teki konuşması, muhalefetin, "Türk milletini telaffuz etmedi" tepkisine neden oldu. Gül'ün, Atatürk'ün "Türk milleti" kavramına atıfta bulunmasına karşın Baykal, "İnsanlarımızın ezici çoğunluğunu yok sayan bir konuşma. Konuşması çok gerginlikler yaratan hükümet politikasını savunmaya ve sahiplenmeye yönelik hazırlanmış. 'Ortadaki sorunu biz çözmezsek terör çözer' dedi. bu ifadeyi Cumhurbaşkanından dinlediğimizde yüreğim kanadı" dedi. Askerlerin açılışa gelmelerine ilişkin olarak da Baykal "Meclis'e gelmeleri son derece doğal" yorumunu yaptı.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, Gül'ü sert bir şekilde eleştirerek, "Çok dikkatlice sayın Cumhurbaşkanı'nı takip ettim. Farklılıklar ülkesinden gelen konuk bir cumhurbaşkanı gibi konuştu. Metnin hiç bir yerinde Türk kavramına yer vermemesi bizi üzdü" açıklamasında bulundu. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk de "Sayın Cumhurbaşkanı söylediklerini anayasal güvenceye kavuşturması bizim için yeterlidir" dedi.
kaynak
http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=130272