gün nasıl aydınlanır
nasıl batar güneş ansızın
zamansızlıklardan çıkıp gelinen anlar vardır
eski bir pencerenin çarpması gibi çarpar yüzüne
rüzgar girer aralıklardan içeri
yüzün yanar soğuktan
beklersin son yaprağın düşüşünü
sararırken ufuktaki güneş
bir kırlangıç kanatlanır gökyüzüne
ve son kalan bir sinek vızıldar kulağına
irkilirsin kayıp kentlerin ürküntüsünde
korkularınla terk edip giderken zaman
pencerenden seni
kime yenik düştüğünü bilemeden
mağlup ayrılırsın
kırık pencereden içeri
son kez duyarsın çarpışını pencerenin
karanlık koridorlara dalarken
vakit
gitme vaktidir
vakit gitmek vaktidir.
