Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 24 Mayıs 2012, 10:39:41


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 2 [3] +   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: gÜzEL sözLer-dUvaR yAzıLaRı  (Okunma Sayısı 7154 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #18 : 01 Haziran 2008, 23:46:59 »

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
 Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
 Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
 ''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
 Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
 Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
 Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
 Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
 Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
 Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
 Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
 Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
 Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
 Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
 Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
 Nereden bileceksin?
 Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
 Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
 Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
 Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...
 Can YÜCEL
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #19 : 01 Haziran 2008, 23:47:38 »

İçimde derin yarıklar bırakıyorsun git dediğim cümlelerde.Yanık kağıt uçları kokuyor hava.Ben ki sana git demedim hiçbir zaman, gittiğinden dolayı gitmeleri ezberlemiş gözlerime ağır geliyor gözyaşları biliyorsun.
 Of bu ne ağır bir akşam, bu nasıl derin iç soluklanması ölüm desem bu kadar kara değil.
 Ezberi bozulmuş kederler taşıyorum satırlarımda. Soluklandığın dünyanın insanıyım hala. Soluklandığın kıyıların ıslaklığında gözyaşlarım. Bu kaçıncı sarhoşluk ne önemi var. Bütün sarhoşluklarım sana çıkıyor ezberli.
 Sarı , evet akşamlar senin dışında ve sarı. Üç adımda atabilirim sonsuzluğu heybeme, sarı.
 Ve hayır ama. Dillenmeli bir kez gördüğüm akşamın yapışkan sevdası dillerde. Ardında kocaman yalnızlıklar saklı sevdanın ayakları terlemeli rıhtımımda. Suskunluğu altın bilmiş kalabalıklara inat sözler akmalı geceme.
  Bilesin istiyorum, yakışmıyor o dudaklara bu hüzün. Hani çocukluğumuzun masallarındaki gibi bitmeli kötü başlangıçlar. Bir yerde iyi bir şeyler olmalı. Duymalı bunu herkes. Birilerinin sevinç şaşkınlığını yüzüne yapışmalı çıkmalı karşıma. Diğeri patlayıncaya kadar oh be demeli. Demeli işte.
 Koşup gelmeli mutluluk ayaklarımın dibine, kapıyı açtığımda çıkmalı karşıma, piyango gibi çalmalı telefonumun zili, içimi serinletmeli telefondaki ses, dilimi uyuşturmalı, kalakalmalıyım oracıkta sevinçten. İçimde bahar çiçeklerinin kokusu, şaşkın, çocuksu ,çırılçıplak , sapsalak ama.
 Göğsümü yaran bu şarkılara kapamalıyım kulaklarımı biliyorum. Her sözcüğü özenle seçip saklıyorum heybemde. Bütün harfleri parlatıp büyütüyorum. Yanık kağıt uçları kokuyor hava. Kim bilir belki bu sabah ,belki akşam , belki…
  Belki isimsiz telefonların birinde senin nefesin…
 Kim bilir?
 A. Parıltı
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #20 : 01 Haziran 2008, 23:48:20 »

Çok dile getirme. Sen dile getirdikçe gönlün daha da coşuyor,daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.

Sus gönlüm. Çok laf etme. Az söyle ki işimiz olgunlaşsın.Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın.

Sus gönlüm. Bir elif miktarı sus. Az kaldı bahara. Dayan gönlüm. Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum. Beklemekten başka çare olsaydı,seni durdurmazdım...İnan bana...Ama yok. Başka çare yok. Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez,çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz...

Sus gönlüm. Bu kışın bahara dönünceye kadar. Bu gece gündüz oluncaya kadar. Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar. Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar. Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus...

Sus gönlüm. Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk'u buluncaya kadar.

Sus gönlüm. Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

Sus gönlüm. Her susuşun bir cevap olsun. Her susuşun,sabrın olsun. Her susuşun,duan olsun. İçten yakarışının adı olsun,susuşun. Bekleyişinin. umut edişinin,inancının,özlediğin şeylerin vurgusu olsun,susuşun
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #21 : 01 Haziran 2008, 23:48:49 »

Bir umutla cıkarsın yola önüne engeller çıkar …şarkılar dinlersin şiirler yazarsın ama nafile hiç biri başlayamamış bir sevginin avuntusu olamaz ? sonra düşünürsün neden olmadı neden? Hep ben mi dersin oysaki etrafına baktıgında senin gibi bir çok insan wardır. Bitti artık buraya kadar artık dersin onu görmek bile istemiyorum dersin ama buda kendine söz werdigin bi yalandır. Ne zaman ki bir odada yalnız kalsan hemen aklına o gelir ve oturur düşünürsün acaba olsaydı nasıl olcaktı?.

Gece olunca rüyanda onu görürsün sabah onunla uyanırsın ve bir kere daha hayata lanet edersin senin olmadıgı için ! ama ne zaman ki sokaktan gecse ne zaman ki onu görsen yada geldigini fark etsen elin ayagına dolaşır çünkü sevmişsindir bi kere ne kadarda olmasada baslamasada onu görünce kalp atışlarının hızlanmasına ne sen engel olabilirsin ne de baska biri?

Sonra kendini etmek için başka birini bulmaya calışırsın beklide bulursun ama O hep wardır senin hayatında? başka biri hiçbir zaman onun yerini tutamaz yalnızca geçici bir boşlugu doldurmaktır görevi! Teselliye devam edersin iyikide olmadı felan türünden laflar edersin ama bunlarda içini acıtmaktan başka bi işe yaramaz.

İşte böyledir karşılıksız sevmek gecen gündüzünle birleşir uyumak sana uzak bir kavram olur.Sen atmışsındır ilk adımı ama o elini uzatmamıştır sana. eger ki halen seviyorsan beklemekten baska bi çaren yoktur? Beklide bir ömür boyu o elin sana uzanmasını bekleyeceksin…yıkılmış hayallerin tükenmiş umutlarınla…
Ismail ürken…
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #22 : 01 Temmuz 2008, 14:26:54 »

Kim var aynada?
Kaybetmeye hazır sevgi arayan bir dilenci mi?
Kim var aynada?
Boslukta savrulan yitirdiği duyguların şaşkınlığı yüzünde belirmiş kaşları havada bir kişi.
Kim var aynada?
Kendine bile söyleyemediği.gizlediği kendinden nefret etmesini sağlayan duygu sandığı yanılgıları olan ve hüzünlerine rağmen devam eden naif biri var karşımda.
Kim var aynada?
Yüzü kolları,tüm vücudu kir içinde,hala yüreğinin temiz olduğuna inanan,kendini arayan bir yalnız var karşımda.
Kim var aynada?
Elleri ter içinde yüzü her şeye rağmen kızarmayı başarabilmiş,tırnakları yere geçmiş,kafasında ölüm,aç bir kedi edasıyla ölümü yenmeyi bekleyen,asıl ölümün unutulmak olduğunu henüz bilmeyen bir saf var karşımda.
Bu aynadaki buğu ne peki?kendisini tamamen görememiş yüzünü unutan insan! Buğuyu sil hadi!! Ellerinin kiri daha da kirletmez mi seni?
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #23 : 19 Ağustos 2008, 19:37:14 »

TÜM DOSTLARA VE DOST SANDIKLARIMIZA İTHAFEN.....
 
Dost musun? ..(Gerçek Dostlara)
Öyleyse canın canımdır...Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...Hem sakınmadan, mertçe...
Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,Ne sekil gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,Seni de dupduru isterim karsımda...
Dostsan
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden!Arkamdan şikayetlenme!
Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!
Lâf değil, icraat beklerim senden!Öyle bak ki, hislerini görebileyim...
Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı!
Dil dönerken söylenmeli her şey...Kulak duyarken anlatılmalı...
Göz bakarken bakmalıyım sana...
Can sağ iken sarılmalı...Keskelere meydan vermemeli hayatım,
Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
Hayır!
Dirime selâm vermeyen,Ölüme de fazla yaklaşmasın!
Dostsan, ölmemi bekleme!Haklıysam, yasarken savun beni!
Yasarken yanımda ol!
İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan!
Ve inanmamışsan, sakın rol yapma!Her söylediğimi onaylaman sart değil...
Her yaptığımı beğenmen de gerekmez...
Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma!
Yadırgayabilirsin beni
Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma...Kandırmanı aslâ kabul edemem!
Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama,Beni, bana sormadan yargılama!
Her yediğimiz aynı olmaz belki,Her dakikamız birlikte geçmez...
Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de,Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım...
Belki her çağırdığında gelemem fakat,Derdine ortak ararsan, koşarım...
Ben de herkes gibi insanım elbet,Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok!
Senin isin bu değil!
Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...
Dostsan
Küçümsemeden, küfretmeden,Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma...
Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme, sana özel bir limanım,
ama...
Yorulduğum zamanlarda,
Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına...Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim
Ve bir deli kadar art niyetsiz...Uğruna seve seve hesabı şaşırırım...
Görmezden gelebilirim yanlışlarını...
Başkaları enayilik sayabilir,Başkaları akılsızlığıma yorabilir,
Bunları dert bile etmem, ama,Sen, aslında aptal olmadığımı,Her an, tekrar tekrar hatırla!
Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!
Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla,hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum!
Neyse, o olmalı insan...Kendisi olmaktan korkmamalı!
Kendisi olmaktan kaçmamalı!Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama,
Ben olduğum için bırakırsan beni,Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola
İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin...Kendince küser barışır, kendi kendini yersin!
Dostsan, mevsimince yağ...Kıssan kar ol, güzsen yağmur...
Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem,Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama,
Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma...Belki de çok geldi bunca talep...
Bana karsı hiçbir mecburiyetin yok, korkma...
Sana fazla geldiğim ilk anda,Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin...
Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden...Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama,
Gitmeye davranırsam bir gün,Sen de karsımda set olma!
Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,Yoluna bas koymaya hazırım ya,
Basını da yollarımda isterim, unutma!!!!!!!    

Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #24 : 09 Eylül 2008, 15:26:04 »

CENNET*****Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi.. Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar.. Adam çok susamıştı.. Biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular.. Rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın..
Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:
”Afedersiniz… burası neresi?”
Kadın ona gülümsedi:
”Burasi Cennet, efendim”
Adam bunun üzerine sevinçle “Harika…!!!” dedi
”Peki bana biraz su verebilir misiniz, gerçekten çok susadım..”
Kadın cevap verdi:
”Tabii efendim, içeri girin… İçerde dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz…”
Böylece adam köpeğine döndü,
”Hadi oğlum içeri giriyoruz” diyerek kapıya yürüdü…
Ama kadın onu birden durdurdu:
”Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez… Hayvanları içeri almıyoruz…”
Bunun üzerine adam bir an durdu.. Düşündü.. Ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular…
Bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı… Adam sordu:
”Afedersiniz… Bana biraz su verebilir misiniz?”
Dede “İçeri gel” dedi..
”Kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir ceşme var…”
Adam sordu:
”Peki arkadaşım da benimle gelip ordan içebilir mi?”
Dede “Tabii…” dedi.. “çeşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın…”
Bunun üzerine adam kapıdan girdi… Biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu.. Adam çeşmeden .. de oracıktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler… Derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:
”Su için çok teşekkür ederim… Peki burası neresi..?”
Dede “Burası cennet” dedi..
Bunu duyan adam şaşırdı:
”Ama nasıl olur..? Az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler…”
Dede “Şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?” dedi… “ama orası Cehennem..”
Adam iyice şaşırmıştı:
”Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz..??”
Dede gülümsedi:
“Kızmıyoruz… Çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet’ten uzak tutuyorlar….”



--------------------

Seyreden ve Düşünen Adam.

burası daha uygun oldu  super
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #25 : 16 Eylül 2008, 19:38:08 »

Bir Elif Miktarı Gülümse
Hiçbir filiz kendi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır..”



 Ey gözlerime bahşedilmiş mucize,



 Ey yüreğime hediye edilmiş Cennet kokusu,



 Ey nefesime serpiştirilmiş bir yudum taze hayat,



 Kan ter içinde susuz dudaklarıyla ve semâya dönen dualarıyla “ bir avuç deryâ’yı “ dileyen bir Haziran Cumartesi vaktinden düşüyorum sen kokan bu satırları..Vaveylâ eden bir öğle saatinde bulunduğun yerin deli rüzgarlarında düşlüyorum seni..Deli esen rüzgara inat başını eğmeyen gözlerine baka baka seni sevdiğimi haykırıyorum dua dua.... Kulağımda yankılan Cennet şarkılarıyla yeniden huzuru doldururken seni çekiyorum içime.. Toprak kokan benliğimle deniz kokan türkülerin söylendiği yüreğine akıyorum.. Sen mavi bir deryâ, ben sana kavuşmayı arzulayan - ruhi haliyle- Leylâ.. Sana gelen yollarıma sunulmuş tüm engelleri teker teker aşarak sana koşuyorum. Yüreğimde toprak kokusu, yüreğimde sana bir an evvel kavuşma çoşkusu..Hadi sevgiliKapılarını, perdelerini sonuna kadar arala.. Mevcudiyetinin ve geleceğinin tek idamesi / gayesi koca yürekli “ umut “ sayfalarına bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse olmaya geliyorum.. Heybemde yetiştirirken her nefesine bir “ Elif “ miktarı huzuru kattığım birkaç sevda gülü ve nefesimde Cennet tahayyülü ile sana koşmaktayım..Yıllarca sana sakladığım yüreğimi benden emin olana “ sana “ katmaya geliyorum.. Yollarım sana, menzilim sana..Kan ter içinde kalan Haziran ayının aksine ben “ senin gözlerinde “ yaşlanmayı diliyorum.Senin mevcudiyetine idrakim tamamdır artık.. Gayri benliğim senin varlığında sonlansın sevgilim…Çünkü biz bir mucizenin gerçeğe en yakın halinde sevdik birbirimizi.. Biz ki; dallarında bir “ Elif “ miktarı huzur, köklerindeki taze umutları taşıyan gül-i râna’nın sevdaya sunulan bir avuç mutluluğuyuz..



 Tedavülü çoktan kalkmış bir ömrün peyderpey yeniden yaşatılması değil bizim sevdamız. Bitkisel hayatta yaşayan bir bedene yeniden ömür biçmek degil yaşadıklarımız.. Ayrı gökyüzüne aynı gözle bakan bir sevdanın en yalın haliyiz.. Tümceleri sevda ile nakış edilmiş cümlenin içinde yüreği Cennet kokan bir özneyle ile bir yüklemiz.. Biz ki toprağın suya hasret kaldığı zaman diliminde gökten düşen - bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse’yiz.. Şimdi sevme zamanı.. Şimdi kavuşma zamanı..Gökten inen nurun toprakla kavuşmasında temaşa edilen mucizenin kelimelere dökülen haliyiz biz.. Sen ve ben bir’iz..Sen ve ben hep biziz.. Biz ki ;bir “ Elif “ miktarı huzuruz yetim ceylanlara hediye edilen.. Biz ki; taze gülüz nadasa bırakılmış topraklarda yeniden yeşeren.. Ve biz ki, birbirimizin kaderine yazılmış bir ömürlük sevdayız yıllarca kıyıda köşede delice beklenilen…



 Nefesindeki hayatla soluklandığım saklı sevdam,



 Sevda mucizesinin yeniden tezahür ettiği gözlerine yaşat beni.. Sonra da yeşil Cennetindeki gonca güllerinle sar beni…Hadi sevgili durma öyle.. Mavi bilyelerin cam soğukluğunda üşüyen yüreğimi sıcak şefkatinle kundakla. Üzerinde ütüsüz gömleği bir de yamalı pantolonu ile sana koşan bu adamı ilkokul cağındaki örgülü saçlarıyla siyah- beyaz fotoğraflara bile renk katan yaşı küçük ama yüreği büyük o gözlü kızın yüreğine al..Gözlerinde her gün tekrarlanan bayram sabahlarının güzelliğine kat beni.. Baktığın her gökyüzünde benim gülen yüzümü görebilecek kadar benimse beni..Bir an tıkanan hayatın içinde anlamını idrak edemediğimiz ama onsuz mevcudiyetimizi idame ettiremediğimiz nefesinle sev beni.. İçine çek beni.. Taaa ciğerlerine doldur beni. Uzaklığımı unut, nefesime sokul.. Şah damarlarımdan bir an bile ayrılma sevgili.. Yoğunluktan bitap düşen yüreğimi nefesinle tazelendir.. Hadi el gibi sevgili durma yanımda . Ne olursa olsun yaşat beni yaşadığın sevdanın en yalın zamanında.. Kapı zile basan kişinin aşikâr olmasına inat sen hep benden başka her şeyi unutacak kadar sev beni..



 Hadi sevgili.. Bu Cumartesi bana memleketinden güneşler topla heybene..Biraz da deli esen rüzgardan doldur eteklerine..Bana gelirken toz toprak koksun yüreğin… Ellerin ise huzur… Şimdi seni bekliyorum aynı gökyüzünün altında. Sana kanatlanmak üzereyim.. Hicretim sana.. Yollarım sana… Menzilim sanadır..



 Unutmadan sevgili.. Gözlerimi kapattım.. Hani her zaman sana dediğim gibi” bir gün gözlerine bir şey olur da bir göz gerekirse karanlıklarına.. İşte bak yine gözlerimi sana verdim.. Kapattım ışıklarımı.. Annemin tülbentiyle perdeledim güneşi.. Sağım- solum karanlık mı sanıyorsun şimdi.. Tut ellerimi şimdi.. Gözlerin ışığım, adımların adımlarım olsun…Hadi gözlerimi kapattım ve kulağımda Cennet şarkılarıyla çoşarken kulağına fısıldıyorum sevgili…



 “ Senden başka her şeyi unutacak kadar seviyorum seni ..."

………...



 Hep bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse ne olur…

 Çünkü; gülmek sana yakışıyor.....

 Gülümse ne olur…

 Gülümsediğin,

 Bende yaşadığın,

 Beni “ sende “ yaşattığın için

Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #26 : 02 Ekim 2008, 22:39:16 »

BİR BAYRAM YAZISI
Bayram denilince,  İzzet Altınmeşe’nin seslendirdiği ‘Bugün bayram günüdür…’ şarkısının sözleri aklıma geliyor.

Saygı ve sevginin doruk noktaya ulaştığı gündür.

Bayram…

Kederin, küskünlüğün, dargınlığın ve hatta birkaç günlükte olsa ihanetin kol gezmediği güzel günlerdir.

Barış, sevgi, saygı, hoşgörü ve  insanlığın zirvede olduğu  günler arasında gösterilir.

Her bayram geldiğinde ‘Nerede o eski bayramlar’ diye, söze koyuluruz.

Sözler başlayınca;

Anılar, hatıralar ve maziye gömdüğümüz gelenek ve görenekler akla gelir.

Köylü kendi dünyasındaki bayramdan bahseder, şehirli ise kendine göre güzellikleri ön plana getirir.

Köy kentten ziyade,  bölgeler arası farklılıklarda zenginliğimizin bir ölçüsü olarak benliğimizde yer alır.

Kutsal günleri geride bıraktık.

Bayram ise kutsal günlerin tacı olsa gerek.

Bu hafta yapılan tüm işlerin başında bayram öncesi ve bayram sonrası tabirler kullanılır. Bayram günlerin miladı olarak yaşar.

Çocukluğumuzda tattığımız bayram çorbasının lezzeti hatıralarımızdan silinmiyor. Odun ateşinde yapılan yemekler…

 
Şimdi hemen geriye yaslanıp ‘Nerede  o eski bayramlar…” diye söze koyuluruz.

Ulaşımın zor olduğu anlarda dahi büyüklere saygıyı, küçüklere ise sevgiyi aşılamanın mücadelesi verilirdi.

 
Tebrik kartları yerini cep telefonuyla çekilen mesajlara bıraktı.

‘Silah çıktı, mertlik bozuldu’ misali,  cep telefonları birçok değerlerimizi alıp götürdü bizden.

Eski bayramlarda kişiye özel  kart seçer ve güzel cümlelerle süslerdik.

Ya şimdi;

Tek kalıp cümlelerle ‘dostlar bizi pazarda görsün’ misali  cep telefonun tek tuşuna basmak yeterli oluyor.

Güzel ve kutsi günleri geride bırakıp, özel ve anlamlı günün başlangıcı olan güne ‘merhaba’ diyeceğiz.

Yazıma başlık olan duygular içerisinde bayramın tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ederim…

(İskender Korkut)

Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
Sayfa: 1 2 [3] +   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.