Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 24 Mayıs 2012, 10:40:05


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 [2] 3 +   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: gÜzEL sözLer-dUvaR yAzıLaRı  (Okunma Sayısı 7154 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #9 : 12 Haziran 2007, 12:19:50 »

Giden mi kalan mı yalnızdır bilinmez demiştin, gözlerimi gözlerinden ayırmak istemediğim o hüzün dolu ayrılık akşamında...



 Bu ayrılık diğer ayrılıklara benzemiyordu. Sen bunu benden önce fark ettin.



 Bense, hissettiğim halde görmezden geldim...



 Dünyanın neresine, yaşamın hangi ücra köşesine gidersem gideyim, sensizlik bana en dayanılmaz acıları, en çekilmez hüzünleri yaşatacak ve bunları bile bile yaşamak zorunda kaldığım için, senden uzak kalmak uğruna yangına körükle gittiğim için artık alışmıştım bu iç çekişlere, bu sonsuz yalnızlığa, kabus sensizliğe...



 Gözlerimin içine bakıyordun, yeni başlayan ve sanki hiç bitmeyecek olan bir özlemle...



 İçimdeki fırtınaları dindirmek istiyorum gözlerinde... diye yazmıştın...



 O akşam kelimeler, içindekiler, kalbine sığdırmaya uğraştığın onca yoğun duygular, bana söylemek istediğin halde bir türlü söyleyemediğin, gözlerimin içine bakarak o anlamlı bakışlarınla anlatmaya çalıştığın o kaos içinde çırpınan tüm kelimeler artık isyan ediyordu...



 Senin ruhundan benim kalbime doğru hücum ediyordu hepsi, ve ben, ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilmeyen, baskı altında olan insanların yaptığı gibi kıpırdayamıyor, konuşamıyor, ne olacağını düşünemiyordum...



 Adeta kilitlenmiştik o anda, ve biliyorum, ikimizde aynı şeyi düşünüyor ve aklımıza takılan bu zor soruya cevap bulmaya çalışıyorduk...



 Giden mi yalnızdır kalan mı?



 Bu sorunun cevabını her gün, her an düşündüm sevdiğim...



 Senden uzak kaldığım o işkence dolu günlerde, o uykusuz saatlerde, seni düşündüğüm, yüzünü hayal ettiğim zamanlar hep bu soru hançer gibi saplanıyordu yüreğime...



 Senden çok uzaktaydım artık, günlerdir konuşmuyorduk...



 Seni, benliğini o kadar özlemiştim ki, sanki baktığım her tarafta senin o vazgeçilmez yüzünü, o benliğinin açıkça yansıdığı o eşsiz yüz ifadeni görüyordum...



 Ama içimden gelen alışkın olduğum o his, bana yalnız olduğunu ve bana sorduğun o sorunu cevabını senin çoktan bulduğunu, kalanın yalnız olduğunu kabullendiğini ve bedeli ne olursa olsun senin yanında olmamdan başka bir şey istemediğini söylüyordu... Ama bilirsin, içimden gelen o seslere inanmayı sevmem ben...



 O hisleri yaşamımda karşılaştığım yapmacık insanlara benzetirim.



 Ne olduklarını ve neler yapabileceklerini bilirim, ama asla inanmam ve güvenmem onlara...güvenmek istemem...



 Sanki ben istediğim, ben düşündüğüm için iyi görünürler gözüme, ama gerçekle hiçbir alakaları yoktur...



 İşte bu yüzden inanmak istemiyordum yalnız kaldığına, acı çektiğine, beni özlediğine ve ne olursa olsun beni bekleyeceğine...



 Acı çektirmeyi sevmem ben, bilirsin.



 Acı çekmek, yalnız kalmak ve o sessiz yalnızlıklarda içimden ismini sayıklamak, yanımda olman için umutsuzca yalvarmak bana göre...



 Beni buna sen alıştırdın, ben yıllardır buna alıştım, acı çekmek artık yandaşım...



 Ben bunları yaşarken aynılarını senin de yaşamanı kaldıramam.



 Yalnızlığı ben yaşamalıyım, sensizliğin acılarını, isyanlarını ben çekmeliyim, tek başıma...



 Sen ne kadar anlamaya çalışsan da, sensizken yaşadıklarımı asla yaşayamazsın, hissedemezsin.



 Kalan değil, gidendir yalnız kalan sevdiğim...



 Giden yalnızlık için, acı çekmek için, isyan etmek için bırakır gider, kalan aynılarını yaşamak zorunda kalmasın diye...



 Yalnızım işte...bunu yaşayacağımı bile bile kalmadım, kalamadım yanında...



 Yalnız kalmaya, sensiz olmaya, acı çekmeye ve buna ne kadar dayanabileceğimi görmeye ihtiyacım vardı.



 Sensiz kalmak bana çok şey öğretti...



 İlk öğrendiğim, son dakikalarımızda bana sorduğun o sorunun cevabı oldu...



 Gidendir yalnız kalan sevdiğim...



 Yalnız değilsin, biliyorum.



 Yalnızım, görüyorsun...



 İkinci öğrendiğim şey ise ben burada sensizken, mutsuzken, içimde hayata karşı hiçbir istek, hiçbir beklenti ve yaşama hırsı yokken, senin orda yalnız olmadığını ve seni düşündüğüm, seni yaşadığım kadar beni yaşamadığını çok iyi biliyorum...



 Senden uzaklaşmak, sensiz yapıp yapamayacağımı görebilmek, bu korkunç yalnızlığa ne kadar tahammül edebileceğimi görmek içindi seni orda bir başına bırakıp, bu sürgün yaşamda yalnızlığı, sensizliği seçmem...



 Bir gün mutlaka döneceğim, biliyorum...



 Çünkü bu ölümcül yalnızlığa daha fazla dayanamayacağımın farkına vardım.



 Ben burada yalnız olsam da, senin orda yalnız olmadığının ve sırf tek başına olmamak için en olmadık, sana ve ruhuna en yabancı ve bilinmez insanlarla birlikte olduğunun farkındayım.



 Bütün bunlarla yüz yüze geleceğini bilerek terk ettim seni ve yola çıktım kendi yalnızlığımla...



 Yalnızlığımı yaşadıkça, sensiz olduğumu hissettikçe aklıma sorduğun soru geldi, sorunun cevabını bulmaya çalıştıkça aklıma sen geldin, ve sen aklımda oldukça bu yaşadığım hayat, bu hissettiğim yalnızlık, durmadan duymazdan geldiğim o içimdeki sesler ve yalnız olanın ben olduğumu kabullenişim çığrından çıktı içimdeki fırtınalarda...



 Seni, bile bile en olmadık zamanda, çok bildik bir mekanda ve ruhuna en yabancı olan insancıklarla bir başına bırakıp terk ettim...



 Döneceğim seni bıraktığım o yerlere, giden ve gittiği gibi geri dönen olacağım, biliyorum...



 Oysa biliyorum, kalan değil, gidendir yalnız olan...



 Oysa özlediğim, biliyorsun, giden değil kalandır terk eden...



 Bir de gör beni, giderken bana yazdığın yazıda, kendi gözünden ve kendi kalbinden:



 “Karanlığıma gömerken seni sessiz çığlıklarım vardı içimde...korkularım, yine bana kalan yalnızlığım vardı. Zormuş; bu kadar yakın olupta uzak durmak,bu kadar uzak olupta seninle dolmak...yazmanın en iyi şey olduğunu söylerdin hep bana inan ki o bile durduramıyor içimde sana doğru akan seli...iki düşünüp bir yazıyorum her zamanki gibi öyle alışmışım ki kendimi sınırlandırmaya. gidiyorsun artık çok uzaklara,.varlığını ilk defa bu kadar derinlerde hissedip,kendimi sana açmışken gidiyorsun işte... içimdeki yerini zor fark etti benliğim, yokluğunla daha da yorulacak, belki de darmadağın olacak... gözlerimdir konuşan sadece. isyanlarımı, korkularımı, daralan zamanımı, yalnızlığımı anlattı herkese hiç kimsenin onları hiç kimsenin anlayamayacağını bildiği halde, belki de buydu onu rahatlatan... inan ki içimdeki dünyam, içinde bulunduğum dünyadan daha büyük... en büyük farkları; içimdeki... benim dünyamda herkes olması gereken yerde, hakkettiği gibi...


 Gidişini düşünmek bile korkutuyor beni... Tarifi olmayan duygularımla sana uyanıyorum her sabah, Varlığınla çoğalıp yokluğunla eksiliyorum...”



 Mine BAHADIR
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #10 : 30 Temmuz 2007, 11:59:14 »

ANLAYAMADIN


Sen kendi dünyanın renkli rüyalarında yaşıyorken uçarı sevdalarda,

Düşlerle gerçeklerin ayrı dünyaların mahsulü olduğunu yaşattın bana...

Evet ayrıldık..acı bir tecrübe olsa da benim için;
Sanma ki bu yara ömür boyu kanayacak.

Sanma ki bu yürek sana teslim olacak

Sanma ki acıların koynunda tükenip bitecek…

Bir sabah uyandığımda kalbimin ağrımadığı gün,senin kahrolduğun gün olacak.

Ben seni üç ayda sevdim,bir gecede de bitirdim seni..

Hatırlarmısın? bir gece yarısı beni arayıp;

“sensiz olmanın düşüncesi girdi aklıma uyuyamadım.Ne olur böyle bir şeyin olmayacağını söyle bana” dediğin gece kalbimi alıp götürmüştün benden.

Sensiz olmayacaktım,sen dışında kimsede olmayacaktı artık dünyamda.

“Senden başka kimse istemiyorum dünyamda.Benim hayatım senin olduğun yerde”

deyişlerini anımsıyorum…

Şimdi ise yorgun yüreğim aşka burun kıvırmanla,

hiçbirşey olmamışcasına davaranışlarınla usta işkencelerde..

ama yenilmeyeceğim,boynumu eğmeyeceğim çekip gidişine..

Beynime sıktığım kurşunla bitirdim seni bitap düşmüş yüreğimde…

Sen bu gönülde doğan en büyük güneştin anlayamadın,

Ama bu gönülde batan en küçük sen sandal da yine sen oldun bunuda çok iyi anladın…

Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #11 : 15 Ağustos 2007, 11:48:42 »

AŞKIN ADI ÜMİTTİR ARTIK


Aşk nasıl akar bir yürekten diğer bir yüreğe? “İlk bakışta aşık oldum” der kimisi... Hiç yaşamadım bilemem. Doğrusu inanmam da... Kim böyle söylese ya da nerede okusam bu cümleyi, olsa olsa etkilenmektir bunun adı, aşk değil diye düşünürüm. Böyle bir cümleden sonra şartlanılmış bir aşk yaşanır ve biter. Anıldığında geçici bir hevesmiş aslında diye düşünülür belki de... Neyse asıl konumuz bu değil. Düşsel bir aşkın hikayesi anlatacağım ben size, ya da isterseniz yaşanmış bir aşk deyin siz bu aşka... Bu hikayede, ilk bakışta aşk yok, arkadaşlıktan aşka dönüşen bir hikaye de değil bu! Bir yasak aşk öyküsü hiç değil! İçinde biraz hüzün, biraz mutluluk gözyaşı, birkaç şiir ve şarkı, yaralı iki yürek, kaygılar ve tabii ki uykusuz saatler var. Bu hikayenin içinde en çok ümit var. Merkezde ise aşk...



 Birbirine uzak iki şehir... Biri taş binalarla çevrilmiş, sokaklarında asık yüzlü insanların dolaştığı, kuru ayazların kol gezdiği bir şehir... Diğeri deniz kokusu iliklerine kadar sinen... Bu birbirinden çok farklı iki ayrı şehirde, birbirine çok benzeyen iki insan... Birbirlerinden habersizken, aynı gecede aynı yıldızlara bakıp aynı dileği tutuyorlar belki bir gün... Sonrasına siz masal deyin, ben hikaye... ya da bir düş... Dedim ya hikayede en çok ümit var diye; bir ümitle başlıyor işte her şey...



 Aşka en çok bahar yakışır değil mi? Oysa bir kış mevsiminde başlıyor bu düşsel aşk. Dışarıda kış, yüreklerde bahar... Kırlar yerine, yüreklerde açıyor papatyalar... Dışarısı soğukmuş, buz gibiymiş, ne gam? Yüreklerde güneş...



 Kadın taş binalı, kuru ayazlı şehirde yaşıyor. Sahteliklerden, yalanlardan bıkmışlığıyla bir uçurumun kenarındayken, bir ümit tutuyor elinden... Yani deniz kokan kentten gelen adam! Onun ne işi vardı o uçurumun başında diye soracaksınız şimdi? O da aynı sebeple oradaydı. Belki adam çevresindeki tüm sahteliklerin ve yalan sevdaların içinde adamlığından utanmıştı da , onu uçurumdan atıp rahatlamak istiyordu. Yüreğini de fırlatıp atacaktı; böylece kimse acıtamayacaktı onu bir daha... Ama karşılaşmayı hiç beklemediği o yer de kadınla karşılaşmıştı işte... Adam ve kadın elele verip vazgeçtiler yüreklerini atmaktan... Ne de olsa bir ümit vardı içlerinde hala... Aslında onların yürekleri elele tutuştu... O ikisi birbirlerinin gözüne kaşına değil, boyuna posuna değil, yüreklerine aşık oldular... Ve ilk sözleri “Yüreğine aşığım” oldu aşka ilk adımı atarken. En çok kelimeler yardım etti onlara, birbirlerinin yüreğine dokunmaları için.
Bir gece vaktinde kadın adamı düşünürken güncesine şöyle yazdı:



 “ Aşk nasıl akar bir yürekten diğer bir yüreğe? Belki bir şarkıyla, belki bir şiirle gelir. Belki de bir yıldız olarak düşer avucunuza, dilek tuttuğunuz bir gecede... Uzak bir kentte bir yürek şiirler yazar adınıza... Her dizede onu bulursunuz, her dizede kendinizi... 160 karaktere sığdırmaya çalışırsınız içinizden taşan her duyguyu... Sığdıramazsınız... Sonra beceremeseniz de şiir yazmayı onun kadar güzel, bir şiir dökülür kaleminizden...



 Sesini hiç duymadığım,
Hiç dokunmadığım ellerine,
Bir şaire vurgunum şimdi.
Ben hiç oldum, o herşey!
Yaşadığı kentte,
Bir gece olsun uyumadım,
Gezmedim sokaklarında,
Duymadım o kentin gürültüsünü
Ve koklamadım denizinin kokusunu...
Ben onun avucundaki yıldız oldum,
O benim içimde ümit..
İşte bu yüzden;
Aşkın adı ümittir artık, ümidin adı aşk! ”



 Adamsa bir hikaye yazdı ve anlattı bir aşkın başlangıcını... Sordu: “ Bir ümit üzerine aşk yazılabilir mi? ” diye. Kimi onaylayarak ümit üzerine aşk yazılır dedi, kimi vazgeç dedi aşkın aleviyle kırmızıya dönmekten... Bir başkası bu hikayenin sonu sadece hüsran diyerek ümitleri kırdı ve bir dost destek verdi, kadın ve adamın mutluluğuna katılarak... Sonu ne olur? Ne kadın biliyor, ne adam, ne de diğerleri... Tek bilen var sonunun ne olacağını, gözle görülmeyen varlığı en derinde hissedilen tek bilen...



 Şimdi iki ayrı kentte, birbirlerinin yaralarını kelimelerle sarmaya çalışan, iki yaralı yürek avuç içlerinde bir yıldız tutarak, birbirlerini düşünüyorlar. Ağlamanın ne kadar güzel olduğunu keşfediyorlar yeniden... Büyük bir mutlulukla yaşarken aşkı, hatta mutluluğu içlerine daha fazla çakmak için uykularını feda ederken hep ‘bir ümit’ içlerinde... Ve bir taraftan kaygılanıyorlar, korkuyorlar gün gelir bu büyü bozulur diye...Kelimelere, şiirlere, şarkılara sığınıyorlar birbirlerini daha çok hissetmek için... Sonuç olarak düşsel bir aşka ‘merhaba’ diyen iki ayrı yürek, tek yürek olup açtılar kapılarını mutluluğa... Ve göze aldılar ne zaman geleceği meçhul olan hüznü... Yani bir ümidin üstüne aşk yazıldı, ve daha bitmedi hikaye... İçinizden geliyorsa devam edin hadi yazmaya ve bir isim daha verin aşka...



 Aşkın adı ümittir artık, ümidin adı aşk...

Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #12 : 03 Kasım 2007, 00:36:26 »

Tıkanıp Kaldığında Hayat

Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,

Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,

Dağlara dönmeli yüzünü insan.

Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;

Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak....

Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!

Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,

Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.

Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,

Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;

Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip

Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;

Gördüğünü hissedebilmeli!

Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,

Değerli olabilmeli hayat!

İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!

Başkasının yerine koyabilmeli kendini;

Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!

Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!

Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak!

Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...

Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...

Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!

Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;

Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!

Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!

Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların;

Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...

Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!

Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...

Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!

Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için!

Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!

Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin;

Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için...

Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;

Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!

Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...

Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...!
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
liseteacher
Aileden Biri
****

Rep Gücü: 1
Karizma: 1


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1126



« Yanıtla #13 : 03 Kasım 2007, 00:38:30 »

bluewind  teşekkürler güzel bi yazı olmuş
pzartesi  sınıf panosuna  asayım ben bunu
eyvallah  super
Logged
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #14 : 03 Kasım 2007, 01:55:16 »

görev aşkı böle bişey  Cool gece-gündüz çalşıyorum ya Smiley
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
POLATYAZICI
OLURSA BİR ŞİKAYET ÖLÜMDEN OLSUN
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 4
Karizma: 1016



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3159



« Yanıtla #15 : 06 Kasım 2007, 23:51:14 »

MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı TARANCI
Logged

   YASAL UYARI     
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
POLATYAZICI
OLURSA BİR ŞİKAYET ÖLÜMDEN OLSUN
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 4
Karizma: 1016



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3159



« Yanıtla #16 : 06 Kasım 2007, 23:54:24 »

MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı TARANCI

dinlemek isteyenlere
http://www.youtube.com:80/watch?v=EWdzQhl37Ho
Logged

   YASAL UYARI     
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
blue_wind
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #17 : 01 Haziran 2008, 23:46:18 »

Merhaba,
 İçimden geldi yine yazmak.ve senin bende başladığın gibi başlıyorum yazmaya..Küçük bir kum tanesiydin önceleri içimde hoşlantıdır diyip geçmiştim.Nerden bilebilirdim ki seni bu kadar sevebileceğimi. Nesin sen içimde ? bas bas bağıran, imkansızlaştıkça imkansızlaşan aşk mı? Ne yaptın bana anlamıyorum. nasıl oldu da bukadar büyebildin içimde ? Nekadar farklısın içimde bunu gözlerinin içine bakarak anlatabilirim sadece sana..k eşke o an gelse de söyleyebilsem bunları sana. senin herşeyini nasıl oluyor da bukadar saf doğal ve temiz algılayabiliyorum hayret ediyorum inan v kendimi tanıyamıyorum bu çoğu zaman..seni bu yüzden büyük bir mutlulukla suçluyorum.
 Çok güzel seni sevmek acısını tatmak ve çok kötü seni yokluğunda bile özleyip yaşayamamak...
 ahhhh ahh be mektuplardan habersiz sevgili ilkimsin sen benim ilk kalbimi çoşturansın.belki duygularımı bilsen karşılık verirsin bu küçük masum aşka ve beni bu sayfaya yazmaktan alıkoyabilirsin.ama nerdesin ki şimdi gözüm seni görüyo ama kalbini kalbim ne zaman görcek bilmiyorum.
 Dkundum geçenlerde sana farkettinmi bilmiyorum,ama içimi yaktı bu dokunuş.Kalbim alev aldı birden bende ilk ilk başladığın gibi.içime akan gözyaşlarım dindirmişti halbuki az olda o ateşi kor olmaya başlamışlardı ki o dokunuş yeniden alev verdi o kor olmaya yakın olan ateşe.Yine alev alev oldun be içimde nasıl geçer bu acı bilmiyorum.tek bildiğim sevgili acın bile bal gibi kalbimde.....SENİ SEVİYORUM...!!!
 bir kez daha bakın etrafınıza belki(ebatı önemli diil) bir aşk vardır etrafınızda
 küçük bir aşk
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
Sayfa: 1 [2] 3 +   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.