AB konusu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çankaya'daki öncelikli icraatları arasında yer aldı. Gül, Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen Avrupa'nın önde gelen devlet adamlarını Köşk'te ağırlayacak
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen Avrupa'nın önde gelen devlet adamlarını Çankaya Köşkü'nde vereceği yemekte ağırlayacak.
Başkanlığını eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari'nin yaptığı "Türkiye Bağımsız Komisyonu" (ICT) üyeleri gelecek hafta Türkiye'ye ziyarette bulunacak. Gül, her biri ülkelerinin tanınmış siyasetçileri arasında yer alan komisyon onuruna Çankaya Köşkü'nde bir yemek verecek.
Önemli isimler var
Yemeğe, Ahtisaari'nin yanı sıra, komisyonun diğer üyeleri İtalya'nın Uluslararası Ticaret ve Avrupa Politikaları Bakanı Emma Bonino, eski Fransa Başbakanı Michel Rocard, eski Hollanda Dışişleri Bakanı Hans van den Broek, eski Avusturya Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Albert Rohan ve eski Polonya Dışişleri Bakanı Bronislaw Geremek de katılacak.
Gül'ün komisyon üyelerine, "AB üyelik hedefi devletin en üst kademesinde kararlılıkla takip edilecek, reformlar sürdürülecek" mesajını vermesi bekleniyor.
Türkiye'nin AB'ye katılımının olumlu ve olumsuz yanlarını araştırmak üzere kurulan ICT'nin Eylül 2004'te yayınladığı raporu, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlanması kararı alınan Aralık 2004 AB Zirvesi'ne katılan Avrupalı liderler üzerinde çok etkili olmuştu.
ICT Raporu'nda, Türkiye'nin siyasi ve adli konularda büyük ilerleme kaydettiği, kapıların Türkiye'ye kapanmasından AB'nin de zararlı çıkacağı vurgulanarak, "Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirir getirmez Türkiye ile katılım müzakerelerine başlanması" tavsiye edilmişti.
ICT'nin Türkiye raporlarını güncellemek için yeni bir girişim başlattığı ve bu kapsamda Ankara'da temaslarda bulunacağı öğrenildi.
ICT'nin, yeni raporunda da Türkiye'nin AB açısından önemini vurgulayacağı belirtiliyor.
'Çankaya bahanesi kalmadı'
Ankara'daki AB büyükelçilikleri, yeni hükümet programına ilişkin inceleme ve değerlendirmeleri tamamladı. Hükümet programının "çok spesifik olmamakla birlikte" AB ve AB sürecine geniş referans yapılması olumlu bulundu. Üst düzey bir AB diplomatı da taahhüt edilen reformlarla ilgili olarak, "Artık Çankaya bahanesi yok" ifadesini kullandı.
Söz konusu diplomat, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in karşı çıkmasıyla geciken bazı reformların hızlı şekilde yapılması olanağı doğduğunu belirterek, "Şimdi sözler eyleme dönüşmeli" dedi.
Ali Babacan'a AB'den yakın ilgi
Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı Portekiz'de yapılan AB Dışişleri Bakanları gayri resmi toplantısından sonra Yüksek Temsilci Javier Solana'nın Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Bakanı Ali Babacan'la samimi bir şekilde konuşması dikkat çekti. İkili temaslarda, reform sürecinin devam edeceğine dair güvence veren Babacan, Türkiye'nin gerçek bir demokratik ülke olma yolunda da kararlı olduğunu bildirdi. Babacan gazetecilere yaptığı açıklamada, "Müzakere başlıkları açılsa da, açılmasa da biz bildiğimiz yolda reformlarımıza devam edeceğiz. Reformlara ivme getirecek bir cumhurbaşkanımız var" dedi.
http://www.milliyet.com.tr/2007/09/09/siyaset/asiy.html