|
cerre
|
 |
« : 12 Eylül 2008, 23:08:52 » |
|
Bu Gün Ahmet Benim
İmrûz menem Ahmed nî Ahmed-i pârine İmrûz menem anka nî murgak-i bâçîne
Bugün ahmet benim, ama dünkü Ahmet değil. Bugün anka benim, ama yemle beslenen kuşcağız değil.
Enelhak kadehiyle bir yudum içen sızdı Tarılık şarabından. Şişelerle, küplerle içtim ben, sızmadım, ben, sultanların aradığı sultan.
Ben hâcetler kıblesiyim. Gönlün kıblesiyim ben. Ben cuma mescidi değilim, insanlık mescidiyim ben.
Ben saf aynayım, sırım dökülmemiş, paslanmamışım. Ben kin dolu bir gönül değilim, Sinâ dağının gönlüyüm ben.
Üzüm sarhoşluğu değil benim sarhoşluğum, benim sarhoşluğumun sonu yok. Tarhana çorbası içmem ben, can yemeği yerim, içerim can şerbeti.
İşte sararttı seni bir gümüş bedenlinin özlemi. Altın haline geldin artık. Sen altına âşıksın, altın benim rengime âşık.
Gönlü saf sûfiyim ben, benim tekkem âlem, medresem dünya benim. Değilim abalı sûfilerden.
İster yakarış eri ol sen, meyhane eri istersen, bundan sanki ne çıkar? Yok cumartesiymiş, yok cumaymış, bence ne farkı var?
Gerçeğin tadını alan er ne altına aldırış eder, ne kalendar tacına bakar. Ne tasası vardır, ne kini.
Ey Tebriz'li hak Şems'i, yüzünü göstermediysen sen, yoksul çaresiz kalırdı kulun; ne gönlü olurdu, ne dini.
Mevlana Celaleddin Rumi
|
|
|
|
|
Logged
|
yetmişiki millete bir göz ile bakmayan, halka müderris olsa hakikatte asidir.......... Yunus Emre....
|
|
|
|
cerre
|
 |
« Yanıtla #1 : 27 Eylül 2008, 08:39:41 » |
|
Yürü, can gözünü aç
Yürü, can gözünü aç, şu âşıklara bir bak hele: Nasıl sarmaşdolaş, gönül gibi bir şey olmuşlar, nasıl gelmişler can gibi elsiz, ayaksız hale.
Bahçeden daha güler yüzlü onlar, gülden daha güler yüzlü. bilgiden daha doğru, akıldan daha hünerli, serviden daha hür. Ölmezlik suyundan daha arı, duru.
Hep zerreler gibi hovardalar. Güneş onlara kaftan. Balçığa ayak basmışlar, baş komuşlar gönül dizine. Kanların üzerinden geçmişler, kan denizlerin dalgaları arasından. Etekleri gene tertemiz; bir şey bulaşmadan eteklerine.
Diken içindeler, ama gül gibiler. Hapisteler, ama şarap gibiler. Balçık içindeler, ama gönül gibiler. Gece içindeler, ama sabah gibiler.
Sen onların şarabını bir iç de gör: Nasıl birdenbire ferah olur, aydınlanır yüreğin, birdenbire nasıl unutulur her şey, nasıl birdenbire gözlerinin içi güler.
Mevlana Celaleddin Rumi
|
|
|
|
|
Logged
|
yetmişiki millete bir göz ile bakmayan, halka müderris olsa hakikatte asidir.......... Yunus Emre....
|
|
|
|
cerre
|
 |
« Yanıtla #2 : 29 Eylül 2008, 23:01:17 » |
|
Duy Şikayet Etmede Her An Bu Ney...
Duy şikayet etmede her an bu ney, Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.
Der ki feryadım kamışlıktan gelir, Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.
Ayrılıktan parçalanmış bir yürek İsterim ben, derdimi dökmem gerek.
Kim ki aslından ayırmış canını, Öyle bekler, öyle vuslat anını.
Ağladım her yerde hep ah eyledim, Gördüğüm her kul için dostum dedim.
Herkesin zannında dost oldum ama, Kimse talip olmadı esrarıma.
Hiç değil feryadıma sırrım uzak, Nerde bir göz, nerde bir candan kulak?
Aynadır ten can için, can ten için, Lakin olmaz can gözü her kimsenin.
Ney sesi tekmil hava oldu ateş, Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!
Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e, Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e.
Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem, Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.
Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal, Hem verir Mecnunun aşkından misal.
Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var, Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?
Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile, Tek kulaktır müşteri, ancak dile.
Gam dolu günler zaman hep aynı hal, Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal.
Gün geçer yok korkumuz, her şey masal, Ey temizlik örneği sen gitme, kal!
Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan, Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.
Olgunun halinden ah, anlar mı ham? Söz uzar, kesmek gerektir vesselam.
Mevlana Celaleddin Rumi
|
|
|
|
|
Logged
|
yetmişiki millete bir göz ile bakmayan, halka müderris olsa hakikatte asidir.......... Yunus Emre....
|
|
|
|
cerre
|
 |
« Yanıtla #3 : 02 Ekim 2008, 14:11:22 » |
|
Bizim Canımıza Gelsin
Renc-i ter dûr ez tü ey tü ey tü râhat-ı canhâ_yı mâ Çeşm-i bed dûr ez tü ey tü dîde-î bînâ-yı mâ
Hastalıklar senden uzak olsun, ey canlarımızın rahatı, ey gören gözümüz, kem gözler senden uzak olsun!
Bedenin sağlam olsun, ay yüzlü güzel, gölgen başımızdan eksik olmasın!
Gül bahçesine benzeyen yüzün, o gönül otlağımız, ovamızın yeşilliği, nasılsa hep öyle kalsın, hep öyle taze, yeşil.
Bizim canımıza gelsin senin bedenine gelen ağrı.
Mevlana Celaleddin Rumi
|
|
|
|
|
Logged
|
yetmişiki millete bir göz ile bakmayan, halka müderris olsa hakikatte asidir.......... Yunus Emre....
|
|
|
|
cerre
|
 |
« Yanıtla #4 : 02 Kasım 2008, 23:43:39 » |
|
Ağıt
Kadr-î gam ger çeşm-i şer bigrîstî
Rûz u şebhâ tâ seher bigrîstî
Göz gamın ne olduğunu bilseydi, gökyüzü bu ayrılığı çekseydi, padişah bu acıyı duysaydı; göz gece demez gündüz demez ağlardı, gökler yıldızlara, güneşle, ayla gece demez gündüz demez ağlardı. padişah bakardı ününe, tacına, tahtına, tolgasına, kemerine, gece demez gündüz demez ağlardı.
Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı, uçan kuş avlanacağını bilseydi, gerdek gecesi bu özlemi görseydi; gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı, uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı, gerdek gecesi öpüşmeye, sarılmaya ağlardı.
Zaloğlu bu zülmü görseydi, ecel bu çığlığı duysaydı, cellâdın yüreği olsaydı; Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı, ecel bakardı kendine ağlardı, cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.
Kumru, başına geleceği duysaydı, tabut, içine gireni bilseydi, hayvanlarda bir parça akıl olsaydı; kumru selviden ayrılır ağlardı, tabut omuzda giderken ağlardı öküzler, beygirler, kediler ağlardı.
Ölüm acılarını gördü tatlı can, koyuldu işte böyle ağlamaya. Olanlar oldu, gitti dostum benim. şu dünya bir altüst olsa, ağlasa yeri var. öylesine topraklar altında kalmışım.
Mevlana Celaleddin Rumi
|
|
|
|
|
Logged
|
yetmişiki millete bir göz ile bakmayan, halka müderris olsa hakikatte asidir.......... Yunus Emre....
|
|
|
|