|
Elfida
|
 |
« Yanıtla #10 : 09 Kasım 2009, 00:04:22 » |
|
Nefes.. Hasan Pulur'dan... Tarih: 04 Kasım 2009, 12:10 ACABA, “Nefes” filmini seyreden binlerce kişinin kaçı, Hakan Evrensel’in“Güneydoğu Öyküleri”ni okumuştur... “Nefes”in temelinde Hakan Evrensel’in öyküleri vardır.Bu köşenin okurları Hakan Evrensel’in öykülerinden daha önce söz ettiğimizihatırlayacaklardır.* * *KİMDİR Hakan Evrensel?1997’de ilk baskısı yapılan “Güneydoğu’dan Öyküler”in, 1999’da, onuncubaskısında Hakan Evrensel şöyle tanıtılır:“Ankara’da doğdu, büyüyünce ne olacaksın? Diye soranlara asker olacağım,dedi.Oldu!O zaman en iyisi diye!Zor ne varsa onu yapmaya çalıştı; Güneydoğu’ya gitti.Bu kez, bir yerlerde bir yanlış var, ama nerede? diye sormaya başladı.Yanlışın ne olduğunu, ordu içinde bulamayacağını anlayınca, çok sevdiğiasker ilk mesleğinden kendi isteğiyle ayrıldı, gazetecilik yapmaya başladı.Doğruyu ararken Güneydoğu’dan öyküler ortaya çıktı.”* * *HAKAN Evrensel “Güneydoğu’dan Öyküler”i şöyle anlatır:“Güneydoğu’dan Öyküler, Türkiye’nin en büyük sorununun bir yönünü bizzatyaşamış yüz binlerce insanın, yüz binlerce anılarından sadece yirmi dokuzunuiçermektedir. Büyük çoğunluğu hâlâ devlet memuru statüsünde, otuzdan fazlagüvenlik görevlisiyle yapılan söyleşilerde, anı sahiplerinin isteği üzerine,olaylarda geçen kişilerin kimlikleri ve olayların geçtiği yerlerbelirtilmemiştir. Anılar, sıkıntılı anların yaşandığı söyleşilerin ardından,anı sahiplerinin onayıyla, bir yıla yakın bir çalışma sonundaöyküleştirilmiştir. Olayların asıllarına sadık kalınmıştır.”* * *HAKAN Evrensel soruyor; Güneydoğu’da yaşayanları, devlet görevlilerininneler çektiğini kaç kişi biliyor?Sadece askerin ve polisin değil, öğretmenin, savcının, hemşirenin, doktorunöykülerini kim biliyor, kim yazıyor?* * *BASIN, gazeteler, televizyonlar ve gazeteciler.Ya onlar?Şöyle diyor:“Bence basının durumu daha vahim. Açıkça söylüyorum; isteyerek ya daistemeyerek PKK’nın lehine haber yapan o kadar çok gazeteci var ki. Kimseninbilgisizliğini ayıplamıyorum. Ama bir laf vardır, bilmemek ayıp değil,öğrenmemek ayıp! Diye. Maalesef bizim basın biraz cahil. Havan topunaroketatar der, mayına bomba der. Ne olmuş ki diyeceksiniz? Ha havan, ha top,pek önemi de yok. Buna da zaten güler geçeriz. Ama, peki bana açıklarmısınız? 1992’deki Kuzey Irak harekâtında inine kadar gidip APO ile röportajyapılması gazetecilik midir? Dikkatinizi çekerim, PKK’nın dağılma aşamasıydıo günler. İşte buna gülüp geçemem. Çünkü bu, bilinçsiz yapılan bir hatadeğil ki... Peki ya Şırnak’ta orduevinde oturup, Cizre olaylarını görmüşgibi haber yazmak gazetecilik midir? Ağdalı, hamasi programlar yapmakgazetecilik midir? Aklı sıra propaganda maksatlı, her tarafından vıcık vıcıkyağ akan televizyon programları nedir?”Askerliği bırakıp, gazeteciliğe başlayan bir insanın duygu ve izlenimleribunlar.Kitabın yazılış tarihinin de 1997 olduğunu unutmayın...* * *HAKAN Evrensel, kitabının önsözünü bir cenaze ilanıyla bitirir.İlan, Atatürk’ün “Ey Türk Gençliği!” diyen hitabıyla başlar:“(...) Bütün bu ahval ve şeraitten daha elim ve vahim olmak üzere,memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar, gaflet, dalalet, hatta hıyanetiçinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerinimüstevlilerin siyasi emelleri ile tevhid edebilirler. İşte bu ahval veşerait içinde dahi BİRİNCİ VAZİFEN, Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza vemüdafaa etmektir.”Şehit olan bir üsteğmenin arkadaşları, vefat ilanına Atatürk’ün bu eşsizhitabıyla başlar ve şöyle bitirirler:“P. Üsteğmen Erdal Kurtoğlu 16 Haziran 1994 günü BİRİNCİ VAZİFESİ uğrunaşehit oldu. O da bu Cumhuriyet’in sadece kendisinin değil, tüm Türkgençliğine emanet edildiğine inanıyordu.”H H HKEŞKE “Nefes”‘i seyretmeden, ya da seyrettikten sonra Hakan Evrensel’inkitaplarını (Güneydoğu’dan Öyküler 1-2, Yer Eksi İki) okusalar...HASAN PULUR / MİLLİYET GAZETESİ / 2.10.2009
|