Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 25 Mayıs 2012, 05:54:18


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Oruç ile ilgili çeşitli bilgiler  (Okunma Sayısı 639 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
omermesud
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 8
Karizma: 3675



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5269



« : 20 Ağustos 2009, 00:54:39 »

Orucun farzları


Sual: Orucun farzı kaçtır?

CEVAP

Orucun farzı üçtür. Bunlar:

1- Niyet etmek.
2- Niyeti, ilk ve son vakitleri arasında yapmak.
3- İmsak vaktinden güneşin batmasına kadar olan zaman içinde, orucu bozan her şeyden sakınmaktır.



Sual: Oruca niyetin vakti ne zaman başlar?

CEVAP
Ramazan ve nafile oruçlara niyetin ilk vakti, güneş battıktan sonra başlar. Son vakti ise, ertesi günü öğleye bir saat kalıncaya kadardır. Kaza ve kefaret oruçlarında ise, akşamdan imsak vaktine kadardır.

Ramazanda oruca niyet ederken, akşamdan imsak vaktine kadar, “Yarın oruç tutmaya”, imsaktan sonra ise “Bugün oruç tutmaya” denir. Yanılıp yanlış söylense de, oruç tutulacak gün bilindiği için mahzuru olmaz. Ramazanda bir aylık oruca toptan niyet edilmez, her gün ayrı ayrı niyet etmek farzdır.

Gece yatarken yemeği yiyip veya yemek yemeden niyet edilse, sonra gece uyanınca, sahura kalkınca yemek yemekte mahzur yoktur. Akşam yemeği yerken niyet etmek iyi olur. Niyetten sonra da, imsak vaktine kadar yiyip içmekte mahzur yoktur. Ramazanda, “Yarın dişim ağrımazsa oruç tutarım, ağrırsa tutmam” diye akşamdan niyet edilse, böyle şüpheli niyet ile oruç tutmak sahih olmaz.



------------------------------------------------------------------------


Orucu bozan şeyler


Sual: Ramazan orucunu bozan şeyler nelerdir?

CEVAP

Ramazan orucunu bozup, yalnız kaza gerektiren şeyler şunlardır:

1- Boğaza kar ve yağmur kaçması,

2- Astım spreyi kullanmak,

3- Zorla bozdurulmak,

4- Burna sıvı ilâç koymak,

5- Burna kolonya çekmek, [Koklamak bozmaz.]

6- Mukimken başladığı orucu, seferde bozmak,

7- Ud ağacını, amberle tütsülenip dumanını çekmek,

8- Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek,

9- Kulağın içine ilâç damlatmak, kulağı ilaçlı suyla yıkamak,

10- Derideki yaraya konan ilâcın sindirim yoluna girmesi,

11- Vücuda ilaç şırınga etmek,

12- İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak,

13- Dişi kanayanın ağzındaki kanı yutması veya tükürükle eşit miktarda karışık kanı yutması,

14- İmsak vakti bittiğini bilmeden yiyip içmek,

15- Güneş battı zannederek orucunu bozmak,

16- Dişlerin arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak,

17- Burna çekilen suyun ağızdan çıkması,

18- Abdest alırken boğaza su kaçması,

19- Kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi yutmak,

20- Makattan fitil kullanmak,

21- Oruçlu olduğunu unutup yediğinde, orucu bozuldu sanarak, bilerek yemeye devam etmek,

22- İmsak vaktinden sonra niyet edenin, gün içinde orucunu bozması,

23- Denize girince veya guslederken vücudun içine su girmesi,

24- Dil altına konan ilacı emmek,

25- Makata konan pamuğun veya başka şeyin hepsinin içeri girmesi,

26- Basur memesinin, taharetlendikten sonra, ıslak olarak içeriye girmesi,

27- Mastürbasyon yapmak,

28- Vücuda giren ultrason veya endoskopi cihazında ilaç, merhem olması,

29- Lavman yaptırmak, [Maliki’de bozmaz.]

30- Özel olarak su buharı teneffüs etmek,

31- Yaş parmağı, ön veya arka tarafa sokmak,

32- Burundan genze giden kanı yutmak,

33- Açlığa veya susuzluğa dayanamayarak orucu bozmak.

34- Oruçluyken taharette mübalağa edip içeriye suyun kaçması.

35- Bayılanı ayıltmak için veya uyuyanın ağzına su akıtmak.

36- Seferde iken kasten orucunu bozana kefaret gerekmez, sadece kaza gerekir. Çünkü seferde oruç tutmak farz değildir.

37- Kasten orucunu bozan, sonradan oruç tutmamayı mubah kılacak bir hâl başına gelse, mesela kadının hayzı başlasa yahut oruç tutamayacak kadar hastalansa yalnız kaza gerekir. Fakat orucunu bozup sefere çıksa, kefaret gerekir; çünkü sefere çıkmak semavi bir özür değildir.
 

----------------------------------------------------------------------------



Orucu bozmayan şeyler


Sual: Orucu bozmayan şeyler nelerdir?

CEVAP

Bazıları şunlardır:

1- Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içmek,

2- Ağzına gelen kusuntunun geri gitmesi,

3- Çatlak dudağa veya eldeki yarığa, krem, tentürdiyot, kolonya veya oksijenli su sürmek. [Açık yaraya sürülen merhemin, içeri sızdığı iyi bilinmedikçe orucu bozmadığı, S. Ebediyye'de bildirilmektedir. İyi bilmek, zanla olmaz. Kesin bilmek gerekir. Kesin bilinmeyince bozar denilemez.]

4- Oksijen tüpüyle suni hava vermek,

5- Orucu bozmaya niyet edip de bozmamak,

6- İstemeyerek ağız dolusu kusmak,

7- Boğaza toz, duman vs. kaçması,

8- İsteyerek, zorlayarak biraz kusmak,

9- Göze ilaç damlatmak, ıslak lens takmak,

10- Gıybet etmek,

11- Rüyada ihtilâm olmak,

12- Diş çukuruna ilâç koymak,

13- Çiçek, kolonya veya parfüm koklamak, deodrant kullanmak,

14- Morfinsiz, iğnesiz diş çektirmek,

15- Yutmadan yemeğin tadına bakmak,

16- Başkasının içtiği sigara dumanı veya yerdeki tozun, sakındığı hâlde ağza, burna girmesi,

17- Diş çektirince gelen tükürükten az kanı yutmak,

18- Ağzını yıkadıktan sonra, kalan yaşlığı tükürükle yutmak,

19- Dişleri arasında kalan nohuttan küçük olan şeyi yutmak,

20- Hacamat olmak, kan aldırmak,

21- Kulağına su kaçması,

22- Uyanıkken, sadece bakarak cünüp olmak,

23- Misvak kullanmak, macunsuz diş fırçalamak,

24- Gusletmek, banyo yapmak,

25- İdrar yoluna pamuk koymak, [Şafii’de bozar.]

26- Sağlam deriye ilaç, krem, her çeşit yakı, sigara bandı, tokluk bandı koymak,

27- Yaraya imsak vaktinden önce konan sıvı ilacın, imsak vaktinden sonra emilmesi,

28- Yaradan çıkan kan, irin ve benzerlerinin tekrar içeri girmesi,

29- Arı sokması,

30- Dudaktaki yaşlığı yutmak,

31- Banyoda oluşan su buharını teneffüs etmek,

32- Kuru parmağı, ön veya arka tarafa sokmak, [Şafii’de bozar.]

33- Ele iğne batıp, kırığının içinde kalması,

34- Evi haşere için ilaçlayan, ister istemez ilacı teneffüs etse, orucu bozulmuş olmaz; çünkü sakınmak zordur,

35- Kulağa sabunlu su kaçırması,

36- Kulağa pamuklu çubuk sokmak, [Şafii’de bozar.]

37- Kulağa damlatılan yağın burundan çıkması, [Ağızdan çıkarsa bozar.]

38- Kanayan yere, kanın durması için kan taşı sürmek,

39- Ağza gelen yemeği, balgamı, kusmuğu veya baştan burna gelen akıntıyı yutmak,

40- Ağza su alıp çalkalamak veya ağzı yıkadıktan sonra ağızda kalan yaşlığı tükürükle yutmak,

41- Hanımını öpenin orucu bozulmaz. Öperken şehvetlenip cünüp olursa bozulur.
 


 


http://www.dinimizislam.com/default.asp
Logged

"Paranın yeri ceptir, kalp değildir.
 Paranın, dünyanın sevgisi kalbe girerse,
 bir kova dolusu çöp,
 tertemiz bir sarayın ortasına boşaltılmış gibi olur."

"Hak tecelli eyleyince her işi âsân eder,
 Halk eder esbabını bir lâhzada ihsan eder."

"Nasipse gelir Hintten Yemenden,
 Nasip değilse ne gelir elden"

"Vermeyince Mabut, neylesin Mahmut"

"Veren de O alan da O, nedir senden gidecek,
 Telaşını görende can (veya mal) senin zannedecek."

"Hayır ve şer Hak’tandır, takdire sabır gerek
 Şerler hayra çevrilir, her hale şükür gerek"
omermesud
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 8
Karizma: 3675



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5269



« Yanıtla #1 : 20 Ağustos 2009, 12:43:09 »


Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:


“Beş şey orucun sevabını giderir: Yalan, nemîme (yani söz taşımak), gıybet, yabancı kadına şehvetle bakmak ve yalan yere yemin.”

“Bir kimse, Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilir, vazife bilir ve orucun sevabını, Allahü teâlâdan beklerse geçmiş günahları affolur.”

Demek ki, orucun Allahın emri olduğuna inanmak ve sevap beklemek lâzımdır.




İFTAR VERMEK

Birgün Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki:

“Bir kimse Ramazan ayında bir oruçluya iftar verirse, günahları affolur. Hak teâlâ, onu Cehennem ateşinden azat eder. O oruçlunun sevabı kadar, ona sevap verilir.”

Eshâb-ı kirâm, “Yâ Resûlallah! Her birimiz, bir oruçluya iftar verecek, onu doyuracak kadar zengin değiliz.” deyince, buyurdu ki:

“Bir hurma ile iftar verene de, yalnız su ile oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de, bu sevap verilecektir. Bu ay öyle bir aydır ki, ilk günleri rahmet, ortası af ve mağfiret ve sonu Cehennemden azat olmaktır. Bu ayda, emri altında olanların vazifesini hafifletenleri, Allahü teâlâ affedip, Cehennem ateşinden kurtarır. Bu ayda 4 şeyi çok yapınız! Bunun ikisini Allahü teâlâ çok sever. Bunlar, kelime-i şehâdet söylemek ve istiğfar etmektir. İkisini de zaten her zaman yapmanız lâzımdır. Bunlar da Allahü teâlâdan Cenneti istemek ve Cehennem ateşinden O’na sığınmaktır. Bu ayda, bir oruçluya su veren bir kimse, kıyâmet günü susuz kalmayacaktır.”





ORUÇ TUTMAK
Bazı kimseler, orucun sağlığa zararlı olduğunu söylerler. Hâlbuki, Allahü teâlâ, insanlara zararlı olan şeyi emretmez. Az yemek ve oruç tutmak, vücudun sıhhati için çok önemlidir. Zekât veren malını kirden koruduğu gibi, oruç tutan da vücudunun zekâtını ödemiş olur.

Oruç tutan vücut; âdeta bakıma giren bir makine gibidir. İç organları saran yağlar erir, vücudun zindeliği artar, direnme gücü artar. Mide, böbrek, kalp ve karaciğer, hastalıklara karşı mukavemet eder. Karaciğer, sindirimle de vazifelidir. Oruçlu iken birkaç saat istirahat eder, gıda depolama işine ara verir. Mide de, bir müddet dinlenir. Kan hacmi de azaldığı için tansiyon düşerek kalp rahatlar. Damar sertliğine çok faydalıdır. Böyle rahatsızlığı olanlar, Ramazan ayından başka zamanlarda da oruç tutmalıdır.

Çok yiyen çok uyur, çok uyuyanın da vakti boşa geçmiş olur. Ayrıca, sert ve katı kalpli olur. Her zaman tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Az yiyen sıhhatli olur ve masrafı da az olur. Orucun sabır, şükür, nefs terbiyesi gibi diğer ibâdetlerle de irtibatı vardır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

“Oruç sabrın, sabır da imanın yarısıdır.”
 





ORUÇ TUTARKEN
Oruç tutarken, dinimizin diğer emirlerine de dikkat edilmelidir. Dikkat edilmezse, tutulan orucun sevabı azalır veya yok olur. Oruçtan ve diğer bütün dinî emirlerden maksat; salih bir insan olabilmektir. Oruç tutan kimse, kötülük işlemeye devam ediyorsa, oruçtan beklenen faydanın elde edilmesi çok zordur. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

“Nice oruç tutanlar vardır ki, açlık ve susuzluktan başka birşey elde etmezler.”

Oruçtan beklenen yüksek faydaya kavuşabilmek için:

1- Gözü, faydasız şeylere, harama bakmaktan; kalbi, meşgûl eden ve iyi işlerden alıkoyacak hususlardan korumalıdır.

2- Dilini yalan, gıybet, koğuculuk gibi kötü işlerden alıkoymalıdır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

“Oruç, bütün kötülüklere kalkandır. Oruçlu kimse cahillik edip de kötü söz söylemesin! Şayet birisi kendisiyle itişip-kakışmak isterse, ‘Ben oruçluyum’ diye mukabelede bulunsun!”


3- Gıybet edenle dinleyen, günaha ortak oldukları için, haram şeyleri dinlemekten kulağı muhafaza etmelidir.


4- Gözü, dili, kulağı kötülüklerden koruduğu gibi, diğer uzuvları da haramlardan ve şüphelilerden korumak lâzımdır.


5- Sahurda, kuvvetli gıdalar yemekte mahzur yoksa da, iftar vakti tıka-basa yiyerek mideye zarar vermek doğru değildir.

6- İftar vakti; “Acaba tuttuğumuz oruç kabul edildi mi?” diye düşünüp korkmalı ve orucun kabul olması için Allahü teâlâya yalvarmalıdır. Ramazanda çok istiğfar söylemeli, Kur’ân-ı kerîm okumalı ve dinini, doğru yazılmış ilmihâl kitaplarından öğrenmelidir.
 




ORUCUN FAZİLETLERİNDEN
Allahü teâlâ, Ramazan ayında gündüzleri oruç tutmayı emretmiştir. Allahü teâlâ, bu emri sebepsiz vermemiştir. Oruç, insanlara hem maddî, hem de manevî faydalar sağlar. Bütün bir sene, çeşitli yemekleri eritmek için, yorulan insan midesi ve bağırsakları, senede bir ay dinlenerek sağlığını korumuş olur. Bu maddî faydasıdır. Manevî faydası da şudur: Oruç tutan bir insan, aç kalmış bir insanın çektiği ızdırabı, bizzat hissederek fakir insanlara yardım etmek ihtiyacını duyar. Bu da, insanların birbirlerine yardım etmelerine sebep olur. Birbirlerine yardım eden insan topluluğu arasında ise çekişmeler olmaz. Bundan başka, Allahü teâlânın emrini yerine getirmek için gündüzleri bir ay oruç tutan bir Müslüman, Allahü teâlânın başka emirlerini yapmaya da alışır.

Tam İlmihal Seâdet-i Ebediyye (98. baskı Sayfa: 708)
 




Logged

"Paranın yeri ceptir, kalp değildir.
 Paranın, dünyanın sevgisi kalbe girerse,
 bir kova dolusu çöp,
 tertemiz bir sarayın ortasına boşaltılmış gibi olur."

"Hak tecelli eyleyince her işi âsân eder,
 Halk eder esbabını bir lâhzada ihsan eder."

"Nasipse gelir Hintten Yemenden,
 Nasip değilse ne gelir elden"

"Vermeyince Mabut, neylesin Mahmut"

"Veren de O alan da O, nedir senden gidecek,
 Telaşını görende can (veya mal) senin zannedecek."

"Hayır ve şer Hak’tandır, takdire sabır gerek
 Şerler hayra çevrilir, her hale şükür gerek"
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.