Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 25 Mayıs 2012, 13:55:28


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 [2] 3 4 5 ... 12 +   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ŞİİR lerimiz....  (Okunma Sayısı 12036 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
strange
kuşlar kadar hür
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 6
Karizma: 466


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6115



« Yanıtla #9 : 11 Nisan 2008, 13:13:27 »

anayasası insanın

Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!

Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!

Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!

Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman

can yücel
Logged

kuyunun dibinde kurbağalar,

sanır ki gökyüzü ,kuyu ağzı kadar...

İMECE..
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7327.msg145749;boardseen#top
cerre
Burası Artık Onun Evi
***

Rep Gücü: 1
Karizma: 1212



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 919



« Yanıtla #10 : 11 Nisan 2008, 23:40:58 »

ANNABEL LEE

Seneler,seneler evveldi;
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
İsmi Annabel Lee;
Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekden başka beni.

O çocuk ben çocuk,memleketimiz
O deniz ülkesiydi,
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırdı bizi.

Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
O deniz ülkesinde,
Üşüdü rüzgarından bir bulutun
Güzelim Annabel Lee;
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni,
Mezarı ordadır şimdi,
O deniz ülkesinde.

Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskandı bizi,_
Evet!_bu yüzden (şahidimdir herkes
Ve o deniz ülkesi)
Bir gece bulutun rüzgarından
Üşüdü gitti Annabel Lee.

Sevdadan yana ,kim olursa olsun,
Yaşça başca ileri
Geçemezlerdi bizi;
Ne yedi kat gökdeki melekler,
Ne deniz dibi cinleri,
Hiçbiri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee.

Ay gelip ışır hayalin eşirir
Güzelim Annabel Lee;
Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
Güzelim Annabel Lee;
Orda gecelerim,uzanır beklerim
Sevgilim,sevgilim,hayatım,gelinim
O azgın sahildeki,
Yattığın yerde seni .


Edgar Allan POE



Logged

yetmişiki millete bir göz ile bakmayan,
halka müderris olsa hakikatte asidir..........
                         Yunus Emre....
strange
kuşlar kadar hür
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 6
Karizma: 466


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6115



« Yanıtla #11 : 02 Mayıs 2008, 19:30:10 »

Mutlaka Yavrum

Biz görmedik sen görürüsün yavrum
Didişmeden geçen bir gün mutlaka
Yalansız dolansız bir dünyayı yavrum
Kuramadık kurarsınız mutlaka

Boşa harcandı benim yıllarım
Boşa geçen yıllarıma yanarım
Affet beni ne olur yalvarırım yavrum
Yarın senin ellerinde güzel kur

Biz görmedik sen görürüsün yavrum
Daha mutlu Türkiye'mi mutlaka
Kulun kula kul olmadığı bir yarın
Kuramadık kurarsınız mutlaka

Biliminle, kitabınla, aklınla
Ellerinle, dişinle, tırnağınla
İnsanın olmanın verdiği onurla yavrum
Yüreğinle kur yarını güzel kur

cem karaca_mutlaka yavrum. smitten

http://www.youtube.com/watch?v=cFNvOkwoLU4
Logged

kuyunun dibinde kurbağalar,

sanır ki gökyüzü ,kuyu ağzı kadar...

İMECE..
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7327.msg145749;boardseen#top
decameron
i love imkb
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 12
Karizma: 5549



Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7874



« Yanıtla #12 : 02 Mayıs 2008, 22:06:48 »

Ekmek şarap sen ve ben
bir de sabahın dördü
dışarda kar
odamız ılık
gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını
aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını

kıskandım Gogen’i Tahitilim
terlemiş vücudunu silerken
cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
güneşi doğurmuştu ölü cisim
martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
sam yelim sahra-i kebirim
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
Gogen’e,
kadere,
sana,
bana ,
bir de gittiğin arabanın tekerine

ne diyordum arkadaş….
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini

sırayla olurum Fatih, Selim, Kanuni
bazen kadın hamamında tellak….
bazen Christoph Colomb
Napolyon’ken düşünürüm Elbe’de geçen günleri
Timur’ken Beyazıt’ı yenişimi….
bir kere Aristo’nun hocası olmuştum
ona verdiğim dersle gurur duymuştum
bazen Jan Dark’ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum

eğer daha da içersem
Shakespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte Mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be Platon…
bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu

ıslak kaldırımlarda yürürken acırım
önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
ukalalık işte derim neme lazım senin
kendine bak; sende bir serserisin bir sarhoş….
ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
izbe sokaklarda
yavaş yavaş kaybolur benliğim…


İhsan Yüce


Mazlum Çimen müziği eşliğinde, Mümtaz Sevinç‘in eşsiz sesinden dinlenmesi gereken bir şiir.

dinlemek isteyenlere :
http://www.youtube.com/watch?v=FnARXrGXJM8
Logged

Budalalar pazara gitmeseydi, çürük mallar satılmazdı.

                                                     İspanyol Atasözü






http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7235.new#new
decameron
i love imkb
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 12
Karizma: 5549



Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7874



« Yanıtla #13 : 02 Mayıs 2008, 22:36:35 »

bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
solarken albümlerde çocuklar ve askerler
yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner
ve unutkanlık gittikçe derinleşir

yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler

bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

1965
(bir gün mutlaka)
ataol behramoglu


bir de arif kemal in sesinden dinleyiniz:
http://www.youtube.com/watch?v=fqs7Ne55Vt0
Logged

Budalalar pazara gitmeseydi, çürük mallar satılmazdı.

                                                     İspanyol Atasözü






http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7235.new#new
decameron
i love imkb
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 12
Karizma: 5549



Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7874



« Yanıtla #14 : 04 Mayıs 2008, 00:44:01 »

Küçüğüm


Bugün güneş doğmayacak, bugün sen çok öleceksin

Biraz düşlerine eğil, orda bir şey bulacaksın

Bugün unut mavileri, çiçeğe su verme unut

Biraz daha sen olursun, kalbindeki rengi büyüt

Her aşk kendini yaşar, çaldığın kapı kapanır sonunda

İçinde bir sen bulursun, büyümüş anlamış yorgun


Ah aman aman küçüğüm, bu yol sana gidiyor

Senin küçük baharında unuttuğun bir şeyler var

Gelir geçer sokaklardan, sokaklara girer çıkar

Mavi penceresinde gün, telaşlı rengârenk kuşlar

Kanatlarında bir alev, düşlerine konar kalkar.


Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN


Ezginin Günlüğü'nün vokalisti Hüsnü Arkan'ın yazıp bestelediği bir başyapıt...

http://www.youtube.com/watch?v=AY494nAYRDc&feature=related
Logged

Budalalar pazara gitmeseydi, çürük mallar satılmazdı.

                                                     İspanyol Atasözü






http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7235.new#new
decameron
i love imkb
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 12
Karizma: 5549



Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7874



« Yanıtla #15 : 04 Mayıs 2008, 01:59:04 »

Yalnızlığım

Yeni tanıştık belki de

Ama kimbilir belki de hep vardın

Eşlik ediyordun sessiz ve sinsice belki de

Şimdi şimdi anlıyorum

Kurnazca ayırdın beni beki de

Liğme liğme savurdun sevdiklerimi

Belki de



Yalnızlığım

Yaşamak zorunda olduğum beaberlimsin

Yalnızlığım kanımsın canımsın

Sen benim çaresizliğimsin



Yalnızlığım

Bugünüm yarınım

Sen benim hüzünlerimsin

Yalnızlığım

Tek bilebildiğim sen benim

Vazgeçilmezimsin



Senin olmamı istedin

Ama belkide bir aşık gibi

İnatla bunca zaman kendine sakladın

Belki de bir tohum gibi serpildin

Filizlendin ben oldun belki de

Yatağımı bile paylaşabilmek için

Benimle

söz : Mehmet Teoman


dinlenesi bir başyapıt :

müzik : vedat sakman

yorum : zuhal olcay

http://www.youtube.com/watch?v=T2adDFxOsK4
Logged

Budalalar pazara gitmeseydi, çürük mallar satılmazdı.

                                                     İspanyol Atasözü






http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7235.new#new
strange
kuşlar kadar hür
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 6
Karizma: 466


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6115



« Yanıtla #16 : 09 Mayıs 2008, 12:54:38 »

BİR GÜN MUTLAKA 

Bu gün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra 
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu 
yaz 
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür 
gümbür bir telaş 
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne 
güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz! 
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz 
kafalılar! Ey sadrazam! 
Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda, sandviç 
yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz 
Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl 
bitebilir bir bombayla, nasıl kazanabilir o kirli adamlar 
Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü, temiz 
bir gömlek giyiyorum 
Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu han-i yağma 
Ama yorgunum şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli 
bir pardesü 
Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir 
kitapları 
Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür   
ucundaki ırmakları 
Bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor orda 
Köprülerden geçiyorum, karanlık yağmurlu bir gün, yürüyorum 
istasyona 
Bu evler hüzünlendiriyor beni, bu derme çatma dünya 
İnsanlar, motor sesleri, sis, akıp giden  su 
Ne yapsam...ne yapsam her yerde bir hüzün tortusu 
Alnımı soğuk bir demire dayıyorum, o eski günler geliyor        aklıma 
Ben  de çocuktum, sevgililerim olacaktı elbette 
Sinema dönüşlerini düşünüyorum, annemi, her şey nasıl 
ölebilir, nasıl unutulur insan 
Ey gök! senin altında sessizce yatardım, ey pırıl pırıl 
tarlalar 
Ne  yapsam...ne yapsam...Dekart okuyorum sonradan... 
Sakallarım uzuyor, ben bu kızı seviyorum, ufak bir yürüyüş 
Çankaya' ya   
Bir pazar, güneşli bir pazar, nasıl coşuyor yüreğim, nasıl karışıyorum insanlara 
Bir çocuk bakıyor pencereden hülyalı kocaman gözlü nefis 
bir çocuk 
Lermontov' un çocukluk fotoğraflarına benzeyen kardeşi 
bakıyor sonra 
Ben şiir yazıyorum daktiloda, gazeteleri merak ediyorum, 
kuş sesleri geliyor kulağıma 
Ben mütevazi bir şairim, sevgilim, her şey coşkulandırıyor   
beni 
Sanki ağlayacak ne var bakarken bir halk adamına 
Bakıyorum adamın kulaklarına, boynuna, gözlerine, kaşlarına   
yüzünün oynamasına   
Ey halk diyorum, ey çocuk, derken bende bir ağlama 
İlençliyorum bütün bireyci şairleri, hale gidiyorum portakal 
almaya 
İlençliyorum o laf kalabaklıklarını, kurumuş yürekleri, 
bireyin kurtuluşunu filan 
İlençliyorum o kitap kurtlarını, bağışlıyorum sonradan 
Uzun kış gecelerinden sonra kim bilir nasıl olur her şey   
Uzun kış gecelerinden sonra, masallarda anlatılan 
Durup durup bunları düşünüyorum, bir sevinci bir hüzün 
izliyor arkadan 
Yüreğim ipe sapa gelmez bir bahar göğü, Türkçe bir yürek   
kısaca 
Beklemek usandırıyor, telaşlı telaşlı bir şeyler anlatıyorum 
sağda solda 
Bir otobüse biniyorum, inceliyorum bir böceği tutarak 
kanatlarından merakla 
Yürürdüm eskiden baharda, o yıkıntıların ve çayırların 
olduğu alanlara 
Aklıma şiiri gelirdi o yaşlı Amerikalının, sonbaharı anlatan 
şiiri 
Çayırlar vardı o şiirde, baharı anımsatan ne de olsa 
Böylece yeniden hazırlanıyorum bir coşkuya, yeniden   
sokaklara fırlamaya 
Kendimi atmak için bir uçurumdan balıklama 
Büyük ve mavi bir şey izlenimi var bende, gördüğüm   
filmlerden mi ne 
Bir şapka, telaşlı bir gök, sıcak yapay bir dünya 
Anlat anlat bitmiyor, bitmiyor bendeki daüssıla 
Bütün sevgilerimi harcayabilirim bir çırpıda, yağmurlu o 
yollar geliyor aklıma 
Benzin kokuları, ıslak direkler, babamın esmer bir somun   
gibi tombul ve sıcak elleri 
Uyurdum. Bir de bakmışsın yeni bir film sinemada, şehirde 
yeni bir kız, kahvede yeni bir garson 
O üzgün ve sabahlıklı dururdu balkonda... 
Şimdi ne var hüzünlenecek burda, nedir bu çatlatan 
yüreğimi bu telaş 
Sanki ölecek gibiyim, sanki birazdan polisler gelecek ya da   
Gelip alacaklar kitaplarımı, bu şiiri, sevgilimin   
fotoğrafını duvarda 
Soracaklar babanın adı ne, nerde doğdun, teşrif eder 
misiniz karakola 
Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür   
ucundaki ırmakları 
Bir kız sessizce ölüyor, sessizce Vietnam' da 
Ağlayarak bir yürek resmi çiziyorum havaya 
Uyanıyorum ağlayarak,  bir gün mutlaka yeneceğiz! 
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey ithalatçılar, ihracatçılar,  ey 
şeyhülislam! 
Bir gün mutlaka yeneceğiz! Bir gün mutlaka yeneceğiz! 
Bunu söyleyeceğiz bin defa! 
Sonra bin defa daha, Sonra bin defa daha, çoğaltacağız 
marşlarla 
Ben ve sevgilim ve arkadaşlar yürüyeceğiz bulvarda 
Yürüyeceğiz yeniden yaratılmanın coşkusuyla 
Yürüyeceğiz çoğala çoğala... 

 
 Ataol BEHRAMOĞLU

Logged

kuyunun dibinde kurbağalar,

sanır ki gökyüzü ,kuyu ağzı kadar...

İMECE..
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7327.msg145749;boardseen#top
blue_wind
Burası Artık Onun Evi
***

Rep Gücü: 0
Karizma: 182


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 550


Geri Döndüm :D


« Yanıtla #17 : 15 Mayıs 2008, 10:34:38 »

Bir tanem!
Son mektubunda :
"Başım sızlıyor
yüreğim sersem!"
diyorsun.
"Seni asarlarsa
seni kaybedersem;"
diyorsun;
"yaşıyamam!"
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgili;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nâzıma!

Ben,
alacakaranlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...
Karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dâva ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanile bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı.
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.

NAZIM HİKMET
Logged

SAYMİN'nin GELİNİ Cheesy

Dünya, uzayda küresel bozuk bir walkman: kasedimiz, tarih. Geri sarma tuşumuz, arızalı... Smiley
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 ... 12 +   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.