Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile ilişkiler konusundaki sorularımıza pek yanıt vermek istemiyor. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın bu konudaki hassasiyetine özen gösteren bir biçimde, "IMF ile ilişkiler başka bakan arkadaşın inisiyatifinde ve gerekli açıklamaları kendisi yapıyor" diyerek, soruları yanıtlayamayacağını söylüyor.
Ancak dün, Maliye Bakanlığı'nın yetkisindeki düzenlemeler ile ilgili sorularımıza verdiği yanıtlar, ekonomik istikrarı kalıcı biçimde sağlamak için, şu anda IMF ile yapılacak anlaşmanın büyük katkı yapacağı görüşünde olduğunu açıkca gösteriyor.
Şimşek, sohbetimizde, aynen Ali Babacan'ın yaptığı gibi, ileriye dönük olarak getirilecek mali kuralın önemi üzerinde ısrarla durdu. "Yapısallar ve mali kuralın, IMF gibi zorlayıcı bir unsur olmadan hayata geçirilmesinin zor olup olmayacağını" sorduğumuzda ise, olmasa da hayata geçebileceğini, çünkü Türkiye'nin bir süredir aslında "üstü örtük mali kural" uyguladığını ve bunun faydalarını gördüğünü kaydetti.
Şimşek, bugün Türkiye'nin geçmişe oranla faiz trendlerinde ve enflasyonda çok daha olumlu patikada gittiğini, bunun da kamu açıkları ve kamu borç yönetimindeki iyileştirmelerin sonucu olduğunu hatırlattı. Tüm bunların IMF'in çıpası altında gerçekleştirdiğini hatırlattığımızda ise bunun doğru olduğunu, AB ve IMF çıpalarının önemli rol oynadığını söyledi.
IMF programlarının her ülkeye getirdiği bir "reform ivmesi" olduğunu, dış kredibilite kazanmanın yanı sıra kurala dayalı bir çerçeve oluştuğunu ve dönemsel olarak performansın gözden geçirilip kamuoyuna açıklanmasının yararı olduğunu hatırlatan Bakan Şimşek, "Ama şu da var; ülkeler belli bir süre sonra faydasını gördüğü hususların devamını da sağlayabilir. Dönemsel olarak dış çıpa hissetmiş ülkelerde bile zamanla bir üst sınıfa geçme söz konusu olmuştur. Bir mezuniyet her zaman söz konusudur" diyerek reformların yapılması için mutlaka IMF anlaşmasının gerekmediğini de vurguladı.
Dizaynı iyi yapılmış, makul düzeyde bir telafi mekanizmasının olacağı bir mali kuralın IMF olmadan da uygulanabileceğini kaydeden Şimşek, "Ama IMF programı varsa, o çerçeve de, algı da farklı olabilir daha rahat uygulanabileceğine ilişkin beklenti de doğar" demekten kendini alamıyor.
Şimşek, yeni yılla birlikte Bakanlar Kurulu'nda mali kuralın esaslarının konuşulup yasaya bağlanacağını söylüyor.
Aslında Babacan da Şimşek de, açıkca söyleyemiyorlar ama IMF anlaşmasının gereğine söylediklerinden çok daha fazlasıyla inanıyorlar. Bence arzu edilen mali kural esaslarının Başbakana takılacağı konusunda da tedirginlerler.
Biran IMF anlaşması yapılırsa, bu çerçevede çok daha rasyonel bir mali kuralın uygulamaya sokulabileceğinin de farkındalar.
Ama belli ki; ikisi de samimi düşüncelerini açıkca söyleyemiyorlar.
http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=133547&KTG_KOD=480