Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 25 Mayıs 2012, 14:42:54


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Spekülatörlerin Altın Kuralları  (Okunma Sayısı 4471 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
speedy
Burası Artık Onun Evi
***

Rep Gücü: 0
Karizma: 12


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 806



« : 20 Kasım 2006, 15:06:54 »

Borsa deneyimi yüz yılı aşan Amerika'da yapılan araştırmalarda, spekülatörlerin başarı oranı tahminlerin aksine çok düşük görünüyor. Spekülatif hareketlerden başarılı çıkanların oranı sadece %25. Bu gruba girenlerin kazançları ise oldukça yüksek. Bir başka araştırma, başarısı devamlılık gösteren spekülatörlerin bazı ortak kuralları olduğunu ortaya koymuş. Orada olduğu gibi, İstanbul Borsası'nda da geçerli olacak önemli kuralları hep hatırlamak gerekir.

- Riskinizi önceden sınırlayın. Spekülasyona ayıracağınız parayı kaybedebileceğinizi önceden kabullenin. Başka bir amaç için biriktirilen paralarla yapılan spekülasyonlarda, alınan kararların sağlıklı olmadığı gözleniyor. Başarılı alım/satım kararları için zihnin bağımsız olması gerekir. Kararların, kaybetme korkusu altında verilmesi hatalı sonuçlar doğurabilir.

- Kendi kendinizi tanıyın. Spekülatif hareketlerde duygulara hakim olmak gerekir. Eğer girdiğiniz bir pozisyon gece uykularınızı kaçırıyorsa, o pozisyonu mutlaka kapatmalısınız. Borsalarda olaylar çok çabuk geliştiği için, pozisyon almış kişiler günlük olayların etkisinde kalmamalıdır.

- Küçük başlayın. Borsada tecrübeniz yoksa, ilk alışlarınızı küçük miktarlarda ve fazla hareketli olmayan hisselerde yapın. Bu işe ilk defa başlıyorsanız, hareketli hisselere girmeden önce, alım/satımdaki zamanlamanın önemini kavrayın.

- Ara verin. Her gün yapılan alım satımlar, kişinin karar verme yeteneğini köreltebilir. Başarılı spekülatörler, hatalı kararlarının artmaya başladığını hissettiklerinde, borsayı unutup tatile giderler.

- Seans içinde karar vermeyin. Kararlarınızı etkilenmeyeceğiniz bir ortamda verin. Seans anında, görüşlerinize ters düşen hareketlerin planlarınızı etkilemesine izin vermeyin. Daha önce düşünmediğiniz yeni fikirler oluşturmayın. İyice incelemeden yapılan hareketlerin genellikle zararla sonuçlandığı gözlenir.

- Çoğunluğa uymayın. Yapılan istatistikler, çoğunluğun her zaman yanlış düşündüğünü göstermiştir. Herkesin bildiği fikirlerden, haberlerden kaçının. Bazı istatistik büroları, bankalar ve aracı kurumları arayarak borsa hakkında görüşlerini düzenli olarak sorar. Bu görüşler iyimserlik yüzdesi olarak her hafta yayınlanır. % 85'in borsayı çok iyi görmesi, düşüş belirtisi olarak kabul edilir. İyimserliğin % 25'in altına düşmesi ise, yükseliş belirtisidir.

- Kendi fikrinizle, başkalarının fikrini birbirinden ayırın. Kendi kararlarınızı verdikten sonra, başkalarının sizi etkilemesine müsaade etmeyin. Dış görüşlerden etkilenirseniz, sürekli karar değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Çevrenizde her zaman sizi ikna edecek mantıklı sebepler olabilir. Kararınızı değiştirirseniz, daha sonra ilk kararınızın daha doğru olduğunu göreceksiniz.

- Emin olmadığınız zamanlarda işlem yapmayın. Kendinizi her gün alım/satım yapmak zorunda hissetmeyin. Başarılı sonuca ulaşabilmek için disiplinli olmanız ve sabırla iyi fırsatları beklemeniz gerekir. Bir pozisyona girmişseniz sonucunu bekleyin. Şüpheleriniz varsa, pozisyonunuzu kapatıp kenara çekilin.

- Serbest fiyatlı emir vermeyin. Kısa vadeli alım satım yapan spekülatörlerin serbest fiyatlardan kaçınması gerekir. Limitli fiyat emirleri kullanmak daha doğrudur. İnandığınız hissede bir kaç basamak ucuz alma hesabı yapmayın

- Aşağı doğru ortalama yapmayın. Önceden aldığınız bir hisse ucuzlayınca ek alımlar yaparak maliyetlerinizi düşürmeye çalışmayın. Aşağı giden fiyatlarda hiç bir zaman ortalama yapılmaz. Eldekilerin satışı daha doğrudur.Yükselen fiyatlarda ek alım yapılması mümkündür. Bunun da piramit gibi kademeli olması gerekir.

- Yüksek miktarlardaki alımı tek fiyattan yapmayın. Büyük portföyler için yapılan alımı, bir kaç güne ve değişik fiyatlara yayın. İlk alım yapıldıktan sonra hareketin doğru olup olmadığını gözleyin. Pazarın yönünde aksi bir değişiklik yoksa alıma devam edin.

- Kaybeden bir pozisyona hiç bir zaman ek alım yapmayın. Kendinize ve aldığınız hisseye ne kadar güvenirseniz güvenin, eğer zarar ediyorsanız ek alım yapmayın. Aldığınız hissenin düşüyor olması, sizin piyasanın yönüne uyum sağlayamadığınızı gösterebilir. Maliyet düşürme çabası pozisyonu daha da kötüleştirir.

- Zararı kesin. Piyasa sizin düşüncenize ters hareket ediyorsa, hata ettiğinizi kabul edin. Zararın neresinden dönülse kardır. Borsaya yeni girenlerin başarısız olmalarındaki en büyük etken, hata yapmış olabileceklerini kabullenmemeleridir. Piyasa istediğiniz yöne dönsün diye beklemek yerine, pozisyonu zararla kapatmak disiplin ve irade gerektirir. Başarının sırrı buradadır.

- Zararı sevin. Zarardayken satış yapmak çok zordur fakat zararı sevmeyi öğrenmelisiniz. Çünkü zarar, karın kardeşidir. Onurunuzu zedelemeden zarar etmeyi kabullenirseniz, zararınız sınırlanacak ve başarınız artacaktır.

- Beklenenin tersini yapın. Piyasada beklenen bir olayın, beklenen reaksiyonu görmemesi al/sat sinyalidir. Beklenen olumlu bir haberin açıklanmasından sonra fiyatlar hala yükselemiyorsa, düşüş olacaktır. Olumsuz olay ve haberler piyasayı aşağı doğru etkilemiyorsa, yükseliş olacaktır.

- Tepe ve dip noktalardan kaçının. Alçalan trendde fiyatın her yukarı çıkışı, trendin o seviyeden değişeceğini göstermez. Her dönüş noktasında, burası en düşük yerdi diye alım yapmak size çok pahalı bir ders olabilir. Tepe ve dip noktaların kendilerini ispat etmelerini beklemek daha az zararlıdır. En tepede satmak, en dipte almak çabasında olmayın.

- Söylentiyi alın, gerçeği satın. Eğer bir hisse senedi için olumlu söylentiler yayılmaya başlıyorsa alın. Söylentilerin kesinleştiği anlaşılınca satın. Söylentiler ilk duyulduğunda hisseye talebi arttırır. Dedikodular resmiyet kazandığında fiyat zaten yükselmiştir. Satış yapın. Satış yaparak mutlaka karı realize edin.

- Çok kısa vadede oluşan karı alıp, hisseden uzaklaşın. Bazen satın aldığınız hisse, birden hiç beklemediğiniz kadar hızlı yükselmeye başlar. Yükselişin hep aynı tempoda devam edeceğini sakın düşünmeyin. Satış yaparak mutlaka karı realize etmelisiniz.

- Küçük hesaplar yapmayın. Seçtiğiniz hissenin yükseleceğine gerçekten inanıyorsanız, ucuz almaya çalışmayın. Piyasa fiyatının 100 lira altında almaya çalışırken, hisseyi kaçırabilirsiniz. Birkaç kademe ucuz almaya çalışmak bazen çok önemli fırsatların kaçmasına sebep olur. Kararlı olun. Karar verdiğiniz zaman beklemeyin, uygulayın.

- İçinde bulunduğunuz trendleri izleyin. Fiyat trendi en iyi dosttur. Bir hissenin uzun vadeli trendi, orta vadeli trendi ve kısa vadeli trendi hakkında bilginiz olmalıdır. Bazen biri yukarı diğeri aşağı doğru olabilir. Hangi zaman diliminde spekülasyon yapmak istediğinizi tayin etmelisiniz.

- Trend dönüşlerini kollayın. Bazı spekülatörler, alım/satım kararlarını oluştururken, dikkatlerini bu noktaya toplarlar. Fiyatın trend çizgisi dışına çıkması ve orada kendini ispat etmesi çoğunlukla trend dönüşünü ortaya koyar. Yükselen çizginin aşağı doğru geçilmesi sat, alçalan çizginin yukarı doğru geçilmesi al sinyali sayılır.

- Fiyat hareketleri ile birlikte işlem miktarlarını da izleyin. Fiyat ile işlem miktarının birlikte artması alış sinyalidir. Yükselişin devam edeceğini gösterir. Fiyat azalırken, işlem miktarının artış göstermesi satış işaretidir. Kararsız fiyat hareketlerinde işlem artıyorsa, fiyatın yönü belli olana kadar bekleyin.

- Pazarın değişen momentumuna bakın. Eğer borsa her gün yükseliyor fakat yükseliş her gün daha azalıyorsa, bu piyasanın aşağı döneceğini gösterir. Momentum zayıflamaktadır. Borsa günlerdir düşüyor fakat düşüş hızı gittikçe azalıyorsa, yön değiştirme zamanı yaklaşmaktadır. Piyasanın momentumu artmaktadır.

- Kuvvetli hareketlerin ardından düzeltme geleceğini unutmayın. Bir hisse kısa zamanda çok hızlı yükselmişse, alım için gerilemesi beklenmelidir. Bazen bu gerileme toplam yükselişin % 60'ına varabilir. Hızlı bir düşüşte satış kararı alındıysa, düzeltme yaparak fiyatın biraz yükselmesi beklenir.

- Alım/satım kararlarınızı o günkü fiyata dayandırmayın. Fiyat çok düştü, artık düşmez veya çok yükseldi artık yükselmez sanmayın. Fiyatların alt ve üstüne kendiniz sınır koymayın. Çünkü fiyatlar sınır tanımaz. Birkaç senede hiç ummadığınız kadar yükselebilir veya alçalabilir.

Kaynak: Borsa'da Teknik Analiz - Yusuf Sarı
Logged

Yalan dünya 4 mevsimde 1 BAHAR olur..
speedy
Burası Artık Onun Evi
***

Rep Gücü: 0
Karizma: 12


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 806



« Yanıtla #1 : 20 Kasım 2006, 15:14:27 »

HİSSE SENEDİNİ ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ?
Tasarruf sahiplerinin birikimlerinin bir bölümünü hisse senedinde değerlendirmesi yerinde bir seçimdir. Tasarrufların ne kadarının hisse senedinde değerlendirileceği ise tamamen yatırımcının risk profiline bağlıdır. Yatırımcılar hisse senedi yatırımlarını ya A tipi fon alarak ya da kendi portföylerini oluşturarak gerçekleştirebilir.

Kendi portföylerini oluşturmak isteyen yatırımcıların iyi bir getiri sağlayabilmeleri için bazı kriterlere bakmaları gerekir. Her şeyden önce portföyleri farklı sektörlerden ve farklı sermaye yapıları olan şirketlerden oluşmalıdır. Bir hisse senedini portföyünüze almayı düşünüyorsanız şu kriterlere de dikkat edilmelisiniz:

1) Sektörün Cazibesi. Şirketin içinde bulunduğu sektör hakkında bilgi toplamalısınız. Bu sektörün potansiyelini, sorunlarırı ve özelliklerini araştırmanız yerinde olur. Burada satışların kalitesi önemlidir. Ortalama brüt kar marjının yeterince yüksek olup olmadığını da göz önünde bulundurmalısınız. Sektörün cazibesini ölçmek için bakılması gereken diğer faktörler ise; uzun vadeli büyüme potansiyeli, sektör-şirketin yaşam eğrisinin hangi noktasında bulunduğu, ortalama veya potansiyel karlılık, sektördeki rekabettir. En yüksek karlılığa veya potansiyel karlılık gösterecek sektörlere yatırım yapmanız yerinde bir karar olacaktır.

2) Şirketin Sektördeki Konumu. Cazip bir sektörü tespit ettikten sonra, o sektörde lider konumundaki şirketleri tespit etmelisiniz. Burada bakılması gerekenler; yüksek satış büyümesi, yüksek pazar payı ve sektörde dominant pozisyonu olup olmadığı gibi kriterlerdir.

3) İşletme Kalitesi. En çok büyüme potansiyeline sahip sektördeki en iyi şirketi tespit ettikten sonra, bu şirketin faaliyetlerinin kalitesi hakkında araştırma yapmanız gerekiyor. Faaliyetlerin ve yönetimin rasyonelliği; bu bağlamda karlılığı, büyüme yolları, fırsatları ve rekabetteki konumu yatırım kararlarında stratejik önem taşır. Yöneticilerin tecrübesi ve yönetimin geçmişi gibi detaylara bakmanın yanı sıra su sorulara cevap arayın: Bu işletme ne kadar karlı hale gelebilir? İşletmenin uzun vadeli getirisi nedir? Şirketin varlıkları yeni büyüme olanaklarına kanalize edilebiliyor mu? Şirketin sürdürülebilir rekabet avantajları var mı?..
Şirketleri mercek altına aldığınız bu araştırmalarda şu noktayı unutmayın: Uzun vadeli yatırımcılar için işletme kalitesi değerlemeden çok daha önemlidir. İşletme kalitesi şirketin nakit akımı üretme kapasitesini belirler, bu da nihai olarak hisse senedi fiyatını tespit eder.

4) Yatırımın İstikrarı. İşletmenin sürekliliği çok önemlidir. Olgun sektörler süreklilik arz eden nakit akımlarına (veya faaliyet kar ve net kar'a) sahiptirler. Yeni ve geleceği belli olmayan sektörlere göre olgun sektörlerin riski daha azdır. Yatırımın istikrarı, üstteki kriterleri de kapsayıp bir şirkete yatırım yapmanın ne kadar riskli olduğunu göstermeye çalışır.

5) Genel Değerlendirme. Bu kriterde tüm yukarıda bahsi geçen konulara ilave olarak şirket hisse senedinin fiyatı, şirkete ilişkin söylentiler, ekonominin gidişatı, borsa endeksinin trendi gibi faktörler göz önünde tutularak hisse senedi hakkında genel bir değerlendirme yapılır.

Bu genel çerçeve içinde kullanılan bazı önemli araçlar vardır. Cazip sektör tespit edebilmek için, sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri inceleyip karşılaştırmalar yapmak gerekir. Şirket incelemesi içinde temel analiz tekniği kullanarak mali tablolara bakılır.

TEMEL ANALİZDEKİ KONULAR:
Mali Tablolar: Mali tablolar üç ana tablodan oluşur. Bunlar bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosudur.

Bilanço: Bilanço şirketin tüm aktiflerini, borçlarını ve özsermayesini gösterir. Tek bir andaki pozisyonu gösterdiğinden dolayı şirketin fotoğrafını çeken bir nitelik taşır. Dönemler itibariyle şirketin bilançosunda karşılaştırma yapılır. Bilançonun alt kalemleri şöyle sıralanır:

Aktifler -- iki ana kalemden oluşur; Dönen Varlıklar ve Duran Varlıklar.
Dönen Varlıklar şirketin en likit aktiflerini gösterir, yani nakit, nakit benzeri araçlar, alacaklar ve stoklar.
Duran Varlıklar şirketin likit olmayan aktiflerini gösterir, yani uzun vadeli alacaklar, iştirakler ve maddi duran varlıklar.

Pasifler -- üç ana kalemden oluşur; Kısa Vadeli Borçlar, Uzun Vadeli Borçlar ve Öz sermaye. Borçlar, genelde finansal ve ticari olarak ikiye ayrılır. Öz sermaye altında şirketin sermayesi, yedekleri, yeniden değerleme artış fonu ve net kar gösterilir.
Gelir Tablosu: Gelir tablosu şirketin dönem içindeki satışlarını, satışların maliyetlerini, faaliyet giderlerini, faaliyet dışı gelir-giderini, vergi karşılıklarını ve kar/zararını gösterir.
Nakit Akım Tablosu: Faaliyet karına nakit çıkışı gerektirmeyen kalemler ilave edilir, işletme sermayesi değişimleri ve finansal hareketlere bakılır.

Bu tablolardan ortaya çıkan rasyolar yatırım kararlarınız için çok önemli bir yol göstericidir. Rasyoları inceleyerek şirketler hakkında sağlıklı bilgi edinebilirsiniz. Bu incelemelerde size şirketin durumu ve geleceği hakkında önemli ipuçları verecek belli başlı rasyolar şöyle sıralanabilir:

Cari Oran -- Dönen varlıkları, kısa vadeli borçlara oranlar; bu oran ne kadar yüksekse şirket o kadar likit durumdadır. Yani, şirket faaliyetlerinden sonra artı nakit pozisyonda ne oranda kalabildiğini gösterir.
 
Asit Oranı -- Cari oranın konsantre hali; dönen varlıklardan daha yavaş nakde çevrilebilen kalemler çıkartılır ve bu şirketin nakit pozisyonuna bakılır.

Alacak Devir Hızı -- Şirketin satışlardan doğan alacaklarını tahsil ettiği hızı gösterir; satışlarını ne kadar hızlı nakde çevirebiliyorsa o kadar iyidir.

Stok Devir Hızı -- Üretip stokta tuttuğu malları ne hızla sattığını gösterir; yine bu oran ne kadar hızlıysa o kadar iyidir.

Borç Devir Hızı -- Üretim için satın alınan ara mallar için ödenen borcun ne kadar çabuk geri ödendiğini gösterir; bu oran ne kadar yavaş ise şirket için o kadar iyidir.

Net Nakit Döngüsü -- Alacak devir hızına stok devir hızı eklenir ve borç devir hızı çıkartılır, geriye kalan rakam ise net nakit döngüsüdür. Tüm operasyonlar sonucu şirketin elinde nakit kalıyorsa, net nakit döngüsü rakamı pozitif olur, net nakit döngüsünün negatif çıkması ise şirket borçlu duruma düşüyor demektir.

Borç / Öz sermaye Oranı -- Şirketin, işletme sermayesi ve yatırımlarının finansman ihtiyacını dış kaynaklardan mı (borç) yoksa iç kaynaklardan mı (öz sermaye) karşıladığını gösterir. Ülkemizde dış kaynak finansmanının genelde içsel kaynaklardan daha yüksek maliyetli olduğu düşünülürse bu oranın düşük olması tercih edilir. Ayrıca, sadece finansal borç kalemlerine bakılarak yorumlanabilir veya net borç rakamlara göre de bakılabilir. Net borç ise finansal borçlardan hazır değerler ve menkul değerler cüzdanı düşüldükten sonra bulunur.

Finansman Gideri Karşılama Oranı -- Şirketin faaliyet karı artı net faaliyet kalemlerinin finansman giderlerini ne oranda karşıladığını gösterir. Bu oran ne kadar yüksekse o kadar iyidir.

Kar Marjları -- Brüt, faaliyet, ve net kar rakamlarına bakılır. Ne kadar yüksekse o kadar iyidir. Ayrıca, nakit çıkış gerektirmeyen kalemlere faaliyet karı ilave ederek Vergi, Finansman gideri, Amortisman öncesi Kar (VFAÖK) marjına da bakarak gerçekte şirket operasyonlarından ne kadar kar elde edildiğini gösterir.

Aktif ve Öz sermaye Verimliliği -- Ortalama aktiflerin ve ortalama öz sermayenin net kara bölünmesiyle bulunur. Şirket aktiflerini ve öz sermayesini kullanarak ne kadar kar ettiğini gösterir. Bu rakam ne kadar yüksekse şirket için o kadar iyidir.

Bu rasyolar incelenirken yatay ve dikey analiz uygulamak şirketlerin çeşitli dönemler itibariyle nasıl bir performans gösterdiğini ortaya koyduğu gibi gelecekteki performansı hakkında da önemli ipuçları verir. Yatay ve dikey analiz, dönemler itibariyle şirketin bilanço ve gelir tablosu kalemlerinin nasıl bir değişim gösterdiğinin ve aynı dönem içinde her bir kalemin bilanço veya gelir tablosu içindeki payının incelenmesini ifade eder. Bu paylar da dönemler arası karşılaştırılabilir. Burada, bilinen rasyolar dışında diğer mali tablo kalemleri de incelenmiş olduğu için, önemli değişiklikler olmuşsa yakalanması mümkün olur.

Değerleme Yöntemleri -- Çeşitli değerleme yöntemleri mevcuttur. Genelde proforma mali tablo gerektiren değerleme yöntemleri şöyle sıralanabilir: İndirgenmiş Nakit Akımı; bu yöntemde önümüzdeki yıllar için beklenen nakit akımları bugünkü değere indirgenir. Fakat, ülkemizde halen yüksek enflasyon ve gelecekle ilgili makroekonomik beklentilerin net olmaması bu yönteme olan güveni azaltmaktadır.

Çarpanlara göre değerleme ise daha güncel bir yöntemdir. Burada mevcut piyasa ve sektör çarpanları ile şirketin değeri tespit edilir, fiyat-satış, fiyat-kazanç, fiyat-defter değeri ve firma değeri - VFAÖK çarpanları kullanılır. En son belirtilen çarpanda nasıl VFAÖK nakit çıkışı gerektirmeyen kalemler içeriyorsa, benzer bir şekilde şirketin piyasa değerine net borcu eklenir ki kullandığı net borç da değerlemeye dahil edilmiş olur.

Bu değerleme yöntemlerinin yanı sıra sektöre spesifik değerleme yöntemlerin kullanılması da mümkündür. Örneğin, çimento şirketleri için fiyat-kapasite, enerji dağıtım şirketleri için fiyat-abone ve perakende şirketleri için firma değeri/satış gibi çarpanlar ile değerleme yapılabilir. Bunların dışında ekspertiz değerlemeler (özellikle gayrimenkul yatırım ortaklıkları için) ve elde etme maliyeti değerleme yöntemleri de mevcuttur.

DİĞER FAKTÖRLER
Yukarıdaki incelemeler sanayi şirketleri için geçerlidir ve mali şirketler için farklı rasyolara bakmak gerekir. Mali sektör şirketleri kendi içinde alt sektörlere ayrılır, her alt sektörün ayrı rasyoları vardır. Fakat, her sektör için yatay ve dikey analiz yapmak mümkündür. Ayrıca, bu analizlerden çıkan rasyolarla, genelde mali şirket analiz ve yorumları yapılabilir.

Holdingler -- Özellikle holding şirketleri için ve iştiraki olan diğer şirketler için de net aktif değerlemesi yapılabilir. Bu değerleme yöntemine göre, ilk etapta, şirketin portföyündeki iştiraklerini değerlemek gerekir. İştiraklerden İMKB'ye kote olan şirketler işlem fiyatı ile değerlenir, kote olmayanlar için ise yukarıda bahsi geçen yöntemlerle değerleme yapılır. İştirakler değeri toplanıp diğer aktifler eklenir ve pasifler (özsermaye düşüldükten sonra) çıkartılır. Böylece net aktif değer (NAD) bulunmuş olur. Bu değer, holdingin (şirketin) piyasa değeri (PD) ile karşılaştırılır. NAD, PD'den küçükse hisse senedi fiyatının iskontolu olduğunu gösterir. Holdinglerin konsolide mali tablolarına bakmak da çok faydalı olabilir. Konsolide tablolarla holding iştiraklerinin topluca performansları görülebilir.

Bunların neticesinde, şirket hakkında bir fikir edinip bu bağlamda sağlıklı bir karara varmak mümkün olabilir.

Yeni yatırımcılar bu işi profesyonel olarak yapmadıkları sürece yukarıda bahsi geçen konularda bilgiyi toplayıp analiz yapmaları çok zaman alacağından pek etkin olmayabilir. Dolayısıyla, yeni yatırımcılara en önemli tavsiyemiz, yukarıdaki kavramlara aşina olmaları ve profesyonel danışmanlara başvurmaları. Böylece yeni yatırımcılar en iyi şekilde yönlendirilmiş olurlar.

kaynak : Bora Tezgüler / Dış Yatırım Araştırma Bölümü
Logged

Yalan dünya 4 mevsimde 1 BAHAR olur..
speedy
Burası Artık Onun Evi
***

Rep Gücü: 0
Karizma: 12


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 806



« Yanıtla #2 : 20 Kasım 2006, 15:19:13 »

Günlük İşlem Yapanların Uyması Gereken 10 Altın Kural
1) En Fazla 10 hisseye odaklanın. Bundan fazlası günlük alım satım yaparken zahmet çıkartır. Bir hissede 20-30 defa alım satım yaparken her alım satımı incelemek, emirleri kaydetmek ve bu hissedeki büyük alıcı ve satıcıların hareketleri hakkında doğru hislere sahip olmak zorundasınız. Bu durum onlarca hisse senedini takip etmenizi olanaksız hale getirir. Bir çok günlükçü onlarca hissede bir sürü alım satım yapar. Ama bu nedenlerle  az kazanır veya kazanamaz.
2)Hisseleri, yükselen ve yükselmeye devam eden piyasalardaki geri çekilmelerde almaya çalışın. Çaylak yatırımcılar için bu tip hareket tarzı para kazanma olasılığını artırır. Zamanla tecrübe kazandıkça,  kuralları değiştirebilirsiniz.
3)Düşen ve düşmeye devam eden piyasalarda hissenizi satın. Ama tecrübe kazandıkça yukarıdaki kuralı uygulayabilirsiniz.
4)Bir işlem sonucunda asla yüzde 5 veya yüzde 10’dan fazla zarar etmeyin. Eğer günlük alım satımlar sonucunda  kazanmak istiyorsanız günde 15 –20 işlem yeterlidir. İstatistik olarak zaten bazıları zararla bitecektir. Eğer bir işlemde işler beklediğiniz gibi gelişmiyorsa hemen pozisyondan çıkın çünkü daha yapacak çok işlem var.
5)Pozisyonlarınızı asla gece evden ayarlamayın. Bu sizin günlük alım satım hesabınız, yatırım hesabınız değil.
6)Dipteki hisseleri almayın. Onların dipte olmaları için bir nedenleri vardır. Dipteki veya tepedekileri yakalamak sizin işiniz değil. Sizin işiniz yükselme olasılığı yüksek hisseleri bulmak ve onları almak.
7)Hisseleri açığa satmayın. Çünkü açığa satış sizin işiniz değil. Sizin işiniz yükselme olasılığı yüksek hisseleri bulmak ve onları almak.
8 )Her zaman hisseye giriş ve çıkış stratejiniz olsun. Günlük işlemlerden kazanmak istiyorsanız, piyasa beklediğiniz biçimde gelişmiyorsa hemen pozisyonunuzu kapatmalısınız. En fazla yüzde 5’i riske edebilirsiniz. Kazançlı olduğunuz bir pozisyondan çıkarken piyasayı okuyabilmelisiniz. Eğer piyasa değişken veya düşüyorsa hemen pozisyonunuzun yarısını boşaltabilirsiniz. Sonra piyasayı ve momentumu izlersiniz. Eğer tekrar piyasa değişkenliğini (volatilite) sürdürürse malınız tamamını boşaltırsınız.
9)Küçük çaplı ama sık işlem yapın. Bu özellikle yeni günlük alım satımcılar için geçerli. En önemli hedefiniz alım satım metodolojisi geliştirmek ve alım satım yapmanıza olanak veren sermayenizi de işlem yaparken koruyabilmek. Kazançlı bitme olasılığı yüksek,  az montanlı işlemi sık yapabilmek, hem emir verirken yaptığınız ufak hataları sınırlar hem de pazarı yanlış okuduğunuz , beklemediğiniz  durumlarla karşılaşma riskini de azaltır.
10)Asla bir hisseyi kovalamayın. Bırakın hisseler sizin istediğiniz fiyata gelsin. Eğer kaçırırsanız da diğerlerine bakarsınız.
Logged

Yalan dünya 4 mevsimde 1 BAHAR olur..
çukutlu
Sıkı Dost
**

Rep Gücü: 0
Karizma: 2


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 295



« Yanıtla #3 : 26 Ekim 2007, 21:10:39 »

borsa çıkarken ben genellikle kaybederim. borsa düşerken ise %15 ten aşağı kazanmam. demekki çaylak olmuşuz be...........
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.