Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 25 Mayıs 2012, 15:12:48


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tarihi Yağ Camisi ve Bir Koruma Biçimi...‏  (Okunma Sayısı 1741 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Elfida
anka kuşu
BorsaMania
*****

Rep Gücü: 41
Karizma: 6882



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 35721


insan görünüşüyle karşılanır kişiliğiyle uğurlanır


« : 12 Ekim 2009, 11:16:11 »

tarihi Yağ Camisi ve Bir Koruma Biçimi
   
Gözlemimizde bu defa Adana’nın tarihi Yağ Camisi ve onun restorasyonu var. Yağ Cami Adana’nın tarihi merkezinde, tarihi çarşısı içinde oldukça merkezi ve bilinen bir noktasında yer alıyor.

Eski Cami-Yağ Cami’ye avludan bakış



Yağ Cami girişinden bir detay

Eski Cami ya da diğer adıyla Yağ Cami şehrin Büyük Saat mevkiinde buluyor. Hemen yanında bir kilise ve bir külliye var ve şu anda hepsi aynı çevre duvarları içinde hoş bir bileşim oluşturuyor. Kilisenin bitişiğinde yapılmış olan cami zaman içinde birleştirilmiş, aradaki duvar kaldırılarak caminin bir devamı haline getirilmiş.

Yağ Cami; doğu yönüne ulu cami karakterinde, yani çok sütunlu cami tipinde teşkil edilmiş. Cami yapımının ardından etrafında medrese oluşturulmuş ve bir mütevazi külliye haline getirilmiş. Tarihi boyunca geçirdiği onarımlardan en sonunu 1998 yılındaki ciddi olumsuzluklar yaratan Adana Ceyhan depreminden sonra aldığı hasardan sonra bir kez daha görmüş.



Yağ Cami’nin genel görünüşü

Bugünkü durumunu alan Yağ Cami ve Külliyesini dikkati çekici tarihi yapısı, düzgün restorasyonu ile gözlem bölümünde size sunuyoruz.

Eski Cami ya da Yağ Cami
Caminin asıl adının “Eski Cami” olduğu biliniyor. Eski Belediye Caddesi’nde, Büyük Çarşı semtinde bulunan Yağ Cami, Evliya Çelebi seyahatnamesinde de Eski Cami diye anıyor. 1501 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından camiye çevrilen kilisenin bitişiğine ve yanı başına Piri Paşa tarafından yaklaşık 57 yıl sonra ilave bir camii ve medresenin inşa ettirildiği ve bu işin 1558 yılında tamamlandığı anlaşılıyor. Minaresinin inşa tarihi ise 1525’dir.

Medrese kapısındaki yazıttan anlaşıldığına göre, 1501 yılında Ramazanoğlu Halil Bey’in buyruğu ile Ermeni Saint Jacgues Kilisesi ‘görülen lüzum üzerine’ camiye çevrilmiştir. Anlaşılan oldukça küçük Ermeni Saint Jacgues Kilisesi mekanı bir süre yörenin cami ihtiyacını karşılıyor fakat sonra yetersiz geliyor. Bunun üzerinde hemen bitişiğine yeni bir cami yapma gereği ortaya çıkıyor. 1525 yılında minaresi 1558 ‘de Piri Paşa tarafından medresesi yaptırılmıştır. Camiye önceleri Eski Cami denilmiş; sonra Yağ Camisi ismini almış. Bunun da sebebi çarşı içinde kurulan yağ pazarının caminin hemen yanında olması ve zaman içinde bu şekilde anılması.



Avludan medresenin görünüşü

1558 tarihinde Pirî Paşa tarafından yaptırılmış olan külliyede; kapıdan girildiğinde, karşıda ibadet mekanı ile doğu ve batı yönlerinde ise eş nitelikli hücreler (odalar) ile çevrilmiş büyük bir avlu bulunur. Doğuda (girişe göre sol yanda) medresenin kubbeli dershanesi bulunur. Avlu kiliseden çevrilmiş ilk camiyi daha sonra yaptırılan ikinci camiyi, medrese dersliğini, medrese hücrelerini birleştiren bir niteliktedir.

Mekan Özellikleri
Eski Cami ya da Yağ Camisi Selçuklu Ulu Camileri tipindedir. Henüz lineer tip ve safların uzun tutulduğu camilerin yapıldığı dönemlere ait bir eserdir. Asıl olarak dikdörtgen biçimindeki cami mekanı, kuzey - güney yönünde ikişer’den dört sütun sırası ile beş sahna bölünmüştür. Yüksek kemerleri taşıyan, boyları bir metreyi geçmeyen bu çok basık sütunlar camiye değişik ve loş bir hava vermektedirler. Daha sonraki yüksek kemerli camilerden daha farklı bir iç mekan izlenimi burada ortaya çıkmaktadır.

Çok alçak olan sütunlar sivri kemerlerle birbirine bağlanmaktadır. Sahınların üzerini beşik tonozlar örtmektedir ki bu da Ulu Camilerde daima görülen bir özelliktir. Son Cemaat yeri, diktörtgen biçiminde, dört sıra sütunla tam orta bölümün girişe bırakıldığı beş nef’e (sahn’a) ayrılmaktadır. Özellikle saçakları devrin ahşap işçiliğini göstermesi bakımından büyük önem taşır. Medresenin diğer bütün hücreleri beşik tonozlarla örtülmektedir.



Caminin içi

Avlu Kapısı, bu sade caminin yanında bir anıt gibi büyük ve görkemlidir. Caminin ölçeği ve çarşı içindeki konumuna neredeyse tezat sayılabilecek kadar anıtsaldır.

Sonradan eklenen bu kapı tam bir Selçuklu taç kapısı formundadır. Külliye içindeki medresesinde; dershane, mutfak, yatakhane ve çeşitli hizmet odaları bulunmaktadır.



Taç kapı karakterindeki giriş kapısı

Son olarak yapılan restorasyon ve düzenlemeler sonucunda medresenin içe bakan odalarından doğu kısmındaki bir bölümü dışa açılan dükkanlar haline getirilmiştir.

Bu şekli ile Selçuklu üslubunda tipik bir «Ulu Cami» karekteri taşıyan bu camiin bazı iddialarda olduğu gibi kilise yapısı ile ilgisi yoktur. Kilise olan kısmı doğu yanındaki ince uzun ve absidli blok olup, yarım asır kadar sonra batı duvarı yıkılarak yanına bu cami eklenmiştir.



Eski kilisenin absit bölümü

Esasen kilisenin dikey, caminin ise yatay yönde oluşu da bunu göstermektedir. Bilindiği gibi, kiliselerde absidin ( camilerde mihrab anlamına gelir) önünde derinliğine, camilerdeki mihrabın önünde ise genişliğine bir mekan vardır. Bunun sebebi; yani camilerde özellikle ilk devir camilerini örnek alan ulu camilerde genişliğin derinlikten fazla oluşu dönemsel İslam inancı ile açıklanabilir. İslam Sanatı da din odaklı bir sanattır ve o dönemin bütün dini yapılarını belirler. Cami planı tipini toplu olarak kılınan namazın gereklerinden almıştır. Namaz saflar halinde kılınır ve ilk safta namaz kılmak İslam Peygamberine yakın olmak demektir. İnanalar açısından o dönemler için bunun sevabı büyüktür. Bu yüzden ilk saf mümkün olduğu kadar geniş (uzun) tutulmuş, diğer saflarda da birinciye uyulmuştur. İslamiyet’te böyle bir inanç vardır ve bu yapılan ilk dönem cami yapılarına çok büyük oranda yansımıştır.



Kilise ile caminin birleşim noktası



Cami ile kilisenin içeriden geçiş noktası

Eski (Yağ) Cami ve Medresesi Adana’nın merkezinde ve çarşı içindedir. Bir anlamda da çarşı camisidir. Ramazanoğulları devrinde yaptırılmış olan bu cami Osmanlı devrinde yine yayşanan depremler ve eskimelerden dolayı esaslı bir bakım görmüştür. 1558′de Piri Paşa, caminin yanına bir de medrese ilave ettirmiştir. Bej renkli küfeki taşından yapılmış kilise ve cami çok sade bir yapıdır aslında. Bu manada taş ustalığının sade ve üstün yanını ortaya koymaktadır. Fakat sonradan yapılan giriş kapısı, on dört-on beşinci asrın iddialı yapıtlarındandır.



Medrese girşinden başka bir detay



Yağ Cami’nin girişinden detay

Doğruya Doğru
Gözlemimize aldığımız Yağ Cami geçmiş tarihi ile zaten Adana ve çevresinin belleğinde önemli bir yer tutmaktadır. Kentin içindeki konumuyla da Büyük Saat bölgesinde göze çarpan, mütevazi fakat kıymetli bir mekanlar dizisidir Yağ Cami ve Külliyesi.


Yağ Cami son cemaat yeri

Bir hoş taraf da eski bir kilise (Ermeni Saint Jacgues Kilisesi) ile tarihi bir caminin bütünlük oluşturduğu yapı kompleksinin bugün hala gündemde kalması ve korunarak ileriki kuşaklara taşınmak istemesidir. Kilise bugün için kilise olarak kullanılmıyor olsa da formunu kaybetmeden bugüne kadar gelebilmiştir.



Eskiden Ermeni Kilisesi olup sonra camiye çevrilen bölüm

Zaman zaman tarihi bölgelerde yapılan olumsuz müdahaleleri konu edindiğimiz ve bunları paylaştığımız gözlemlerden sonra doğru yapılan işleri de ortaya koymanın önemli olduğunu düşünüyoruz.



Restorasyon öncesi (solda) ve sonrası (sağda) dışarıdan görünüş


Restorasyon öncesi (solda) ve sonrası (sağda) içeriden görünüş

Adana’da 1998 depremi birçok tarihi yapıda küçük-büyük hasarlar yaratmıştır şüphesiz ama daha sonra yapılan onarım-restorasyon ile Yağ Cami ve Külliyesi gözlediğimiz kadarıyla eli yüzü temiz bir iş olarak ortaya çıkmış. Yapı kompleksindeki bütün iç duvarlar elden geçmiş, yüzeylerindeki bozulmalar giderilmiş, derzleri tamir edilmiş ve sıvanın olmadığı bütün taş dokunun hissedildiği oldukça sıcak yüzeyler elde edilmiş. Yine eskiden giderek bozulan ve üzeri yağlı boya ile kapatılan dış doğramalar çıkarılıp (muhtemelen aslına uygun olarak) natürel renkte ahşap doğramalar yapılmış. İç mekanda parça parça halılardan oluşan kaplama yerine tek dokunuşla döşenmiş, mekanı daha algılanır kılan halı namaz saflarını da belli eden çizgileriyle kullanımı da kolaylaştırmış.



Medresenin derslik bölümü ve girişi

Kullanıma Sunulmuş
Tarihi yapıların korunmasındaki en önemli sorunlardan birinin koruma nesnesinin koruma işinden sonra kullanılamıyor olması. Her cins yapıda bazen bu sorunla karşılaşılmakta ve yapının fiziki korunmasıyla işin bir bölümünün yapıldığı ancak daha sonrasının getirilemediği örnekler bunlar. Bu yüzden bazen büyük fedakarlıklarla gerçekleştirilen restorasyonların ardından içine hiçbir faaliyet yerleştirilememesi yüzünden tekrar çürümeye terk edilen yapılar var.


Taş oyma işçiliği ürünü mimber

Tarihi Yağ Cami bu bakımdan şanslı. Zira yine kendi asal işlevini yerine getiriyor. Külliyeye ait eski hücreler (odalar) ise bugün bir bölümü yine caminin bakımı ile ilişkilendirilmiş. Bir bölümü de doğu tarafından sokağa doğru dükkana çevrilmiş ve arastaya dahil edilmiş. Böylece yenilenen yapı çok büyük oranda kullanılan ve yaşatılan bir yapı olarak topluma sunulmuş. Bu hususları da olumluluklar olarak anmamız gerekir.



Külliyenin eskiden mutfak veya takhane olan odaları

Yağ Cami iç mekanında ısıtma ve soğutma için kullanılan klima ünitelerine yer bulunamaması, eski kandiller yerine şimdi o havayı veren ferforje-döküm avizelerin bir miktar uyumsuzluğu, doğramalardaki ahşap işçiliğinin vasat kalması, bina cephesinin iyileştirelim derken gıcır-gıcır son model yeni yapılmış hale gelmesi ve doğal patinasının sıyrılması gibi bazı küçük kusurlar da var tabi. Eski resimlerine bakıldığında beden duvarındaki ışık ve hava almaya yarayan pecerelerin iç mekana yakın takılmış olduğunu ve derin bir dış denizlik bulunduğunu ancak yenilemeden sonra yeni ahşap pencerelerin dışa takıldığını, derin bir iç denizlik oluşturulduğunu görüyoruz. Yine avlunun bütünüyle mermer kaplanması, yeşile yer kalmaması eleştirilebilir. Ancak bu yenilemede genel hava ve çaba olumlu.



Caminin içinden başka bir görünüm

Abdest almak için kullanılan tonozun içi, şimdiki kullanımı da gerçekten iyi düşünülmüş düzenlemeler. Avlunun gayet temiz bitirilmiş kaplamaları, bahçe bütünü ve çevre duvarları aslında sıklıkla rastladığımız kırık dökük görüntülere benzemeyen halleriyle içimize su serpen manzaralar. Demek ki istenirse oluyormuş dedirten örnekler.



Abdest alma yeri olarak kullanılan tonoz

Olumsuz örnekler de var çünkü. Mesela Yağ Cami’nin çok yakınlarında yine aynı semtteki Hasanağa Camiyi ele alalım. Orijinal halinden çok uzaklara gidilmiş, Adana depreminde büyük hasar gördüğü için onarılmış ya da büyük ölçüde yeniden yapılmış Hasanağa Camisi gerçekten kötü restore edilmiş. Bu gözlem içinde Hasanağa Cami karşılaştırmasına girmek ve ona ait görselleri dikkatinize sunmak, durumdan şikayetçi olacağımız metinler yazmak istemiyoruz. Zira Yağ Cami restorasyonu bundan kesin olarak ayrılıyor demekle şimdilik yetinelim ve bu konuda sözü Adanalı meslektaşlarımızın yorumuna bırakalım. Onlar bu süreçlere dair daha detaylı bilgilere sahiptirler mutlaka. Lütfeder bilgilerini paylaşırlarsa yüz metre içinde biri iyi diğeri kötü iki uygulamanın nedenlerini daha iyi anlayabiliriz belki de.

Eski Cami ya da Yağ Cami ve Külliyesi geçmişten geleceğe tarihsel sürekliliği sağlamak yolunda özenildiğinde iyi şeylerin yapılabildiğinin, doğru proje dikkatli koruma düşüncesi ve pratiği ile başarılı örneklerin ortaya konulabileceğinin kanıtı gibi.

Kaynak: Mimdap
Logged

Üyeye Bela Gelmez,mod Kızmadıkça,
mod Kızmaz,Üye Azmadıkça

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

elfidanın saklı bahçesi
saklı bahçede ki yazılar bana gelen maillerin paylaşımıdır
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7099.new#top
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.