Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 25 Mayıs 2012, 18:20:40


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3 +   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Bayrağı Sevgisi  (Okunma Sayısı 10610 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
menderes
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 10
Karizma: 5402



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5747



« : 30 Aralık 2007, 23:49:33 »

Deportivo La Coruna  taraftarlarıı, maçlara neden Türk Bayraklarıyla katılıyor?

“Türkler” lakabıyla anılan İspanyol futbol takımı Deportivo'nun hikayesi...


Barboros Hayreddin Paşa Akdeniz'e hükmettiği sıralarda Avrupa'nın yarısına sahip, dünyanın en büyük Hristiyan devleti olan İspanya'yı yaptığı baskın ve savaşlarla sarsmakta, binlerce İspanyol'u esir almakta ve İspanyol işkenceleriyle öldürülen Endülüslüler'in binlercesini de katliamlardan kurtararak gemileriyle Mağrip'e taşımaktaydı.

İşte bu sıralarda İspanya'nın yiğitliği ile ünlü Galicia bölgesinin delikanlıları Barbaros'a ve Türkler'e çeşitli konularda destek vermişler. Bu desteği içlerine sindiremeyen rakip kent Vigo Halkı ise ihanet saydıkları bu durum karşısında La Coruna'lılara "Türkler" adını takmışlar. Buna karşılık, La Coruna Halkı da Celta Vigo'lulara Portekizliler'e yakınlıkları sebebiyle "Hain" manasına "Portekizli" yakıştırması yapmışlar. İki komşu şehir arasında yüzyıllardan beri süregelen bu rekabet günümüzde ise özellikle futbolda kendini göstermektedir. Celta Vigo'lular, Deportivo'lulara Türkler'e verdikleri destek nedeniyle; Deportivo'lular da Celta Vigo'lulara Portekiz'lilere yakınlıkları sebebiyle, "Hain" yakıştırması yapmaya ve rakiplerince takılmış bu adları inadına ve zevkle sahiplenmeye devam etmektedirler.

Vigo şehrinin takımı Celta'da çok sayıda Portekiz taraftar derneği kurulmasına karşılık La Coruna takımı Deportivo'da da ateşli Türk dernekleri kurulmuş. İşte bu sebeple Deportivo La Coruna'nın her oynadığı maçta sahaya asılmış çok sayıda Türk bayrağı görebilirsiniz. Celta'lı futbolseverler derbi maçlarda "Türkler dışarı" diye tezahürat yaparken, Deportivo'lular da "En büyük Türkiye" diyerek gururla takımlarını desteklemektedirler.

Aşağıdaki bölümde klübün internet sitesinde yeralan açıklama var.

"1. What are Depor's nickname(s)?
Los Turcos (Spanish)/Os Turcos (Galician), Blanquiazules (Spanish)/Branquiazuis (Galician), SuperDepor

2. Why are there Turkish flags in the Riazor stadium?
Other supporters, especially those from Vigo, call Deportivo supporters "Turcos" to insult them. But the Riazor Blues section have taken this name with pride and therefore show Turkish flags during matches."


-alıntı-kaynak:spordabugün
Logged

**YAZILARIM KİŞİSEL FİKRİMDİR.KİMSECİKLERİ İLGİLENDİRMEZ.AL-SAT-TUT NE HADDİME**
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.Burada yeralan bilgiler yönlendirme amaçlı değildir.
menderes
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 10
Karizma: 5402



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5747



« Yanıtla #1 : 31 Aralık 2007, 00:00:26 »

Italya'nın Moena Köyünde Türk Gibi Yaşayan İtalyanlar Var:MOENA TÜRKLERİ

324 yıldır Türk gibi yaşıyorlar ama...
Türkçe bilmiyorlar, Türkiye'yi görmemişler, ama 324 yıldır Türk gibi yaşıyorlar. İtalya'nın Moena Köyü'ne bir yeniçerinin gelmesiyle 'Türkleşen" La Turchia"' köyünün şaşırtıcı öyküsü:

İtalya'nın Moena Köyü'ne sığınan bir Yeniçeri oraya yerleşip, bir de kahraman olunca köyün adı 'La Turchia' diye anılmaya başlamış. Moenalıların en büyük isteği ise mehter takımını görmek.


İtalya'nın Manzori Dağları'nın eteğindeki 'La Turchia' adıyla da bilinen Moena Köyü, 324 yıldır hoşgörü örneği sergiliyor. Türkçe bilmeyen ama kendilerini Türk olarak tanıtan Moenalılar, Türkleri bekliyor.

Bu şaşırtıcı öykü tam 324 yıl önce başlar. 2. Viyana kuşatması sonrası bir Osmanlı askeri, İtalya'da küçük bir kasabaya sığınır.


Ölmek üzere olan bu Yeniçeri askeri, köylüler tarafından tedavi edilir. İyileşince de köyden bir kızla evlenir. Kasaba halkının 'Il Turco' adını verdiği asker, o dönem dükalığın halktan istediği haksız vergilere karşı köyü ayaklandırır ve korur. Kendini ve Türk adetlerini bu yörenin insanlarına öyle sevdirir ki ölümünden sonra bile bu Türk gelenekleri yaşatılır.

324 YILLIK EFSANE

Yaz aylarında nüfusu 2 bin 600, kışın ise 14 bine çıkan İtalya'da Manzori Dağları'nın eteğindeki Moena Köyü, 324 yıldır hoşgörünün en güzel örneğini sergiliyor. Halk arasında kahraman ilan edilen Yeniçeri askerinin büstünün de bulunduğu Moena'ya halk 'La Turchia' adını verir. Bir Türk'e inanan ve asırlardır bunu koruyabilen Moenalılar, "Moena'daki bizim Türkiyemizde doğduk," diyorlar, ama tek kelime bile Türkçe bilmiyorlar. Hiçbiri Türkiye'ye gelmemiş.


Sokaklarında İtalyan değil, Türk bayrakları dalgalanıyor. Kitaplardan ve televizyonlardan gördükleri kadar Türkiye'yi takip etmeye çalışıyorlar. Kahraman olarak gördükleri yeniçeri anısına her yıl ağustos ayının ilk haftası düzenlenen 'Moena Türk Festivali'nde belediye başkanı dahil herkes Türk gibi giyiniyor, yeniçeri kıyafetli askerler ortalıkta dolaşıyor. Festivalde, topluluğun en yaşlısı 'Sultan' oluyor ve 'Il Turco'yu temsil ediyor. Yeniçeri askerinin büstünün de bulunduğu meydanda festival iki gün sürüyor.

BAŞLIK PARASI İSTİYORLAR

Moenalılar, Türk örf ve adetlerini öyle benimsemiş ki kız istemeye giden aile başlık parası bile veriyor. Bunun adına da 'töre' diyorlar. Köyden dışarıya gelin giderken 'Alabastia' adlı bir tören düzenleniyor. Bu törende, gelinin dışarıya çıkabilmesi için sultanların izni gerekiyor. İzin toplantısı kız köyden çıkarken yapılıyor. Köyün büyükleri sultan, geri kalanlar ise bir Türk gibi giyiniyor. 323 yıldır etkisinde kaldıkları bir Türk'ün kendilerinde bıraktığı etkileri evlerinde bile görmenin mümkün olduğunu söyleyen Moena Belediye Başkanı Riccardo Franceschetti, "Il Turco'ya dayanan geçmişimize ilişkin kesin bir şey söyleyemeyiz, çünkü bu konuda yapılmış bilimsel bir çalışma yok. Dedelerimizin babalarımıza anlattığı Il Turco efsanesini bizler de çocuklarımıza inançla aktarıyoruz. Bu festival bizim için çok önemlidir, Türkler gelip buradaki küçük Türkiye'yi görmeli. Kabul etmeliyiz ki aramızda çok güçlü bir bağ var. Bu festivalle bu bağı güçlendirmek istiyoruz.


Böylece birbirimizi daha çok ziyaret edebiliriz, bu festival aramızda yeni bağlar kurabilir. Bu tür birlikteliklerle kültürel etkileşime gidebilir, tecrübe değişimi yapabiliriz. Bu platform üzerinde adet ve örflerimizde senteze ulaşabiliriz," diyor.

Logged

**YAZILARIM KİŞİSEL FİKRİMDİR.KİMSECİKLERİ İLGİLENDİRMEZ.AL-SAT-TUT NE HADDİME**
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.Burada yeralan bilgiler yönlendirme amaçlı değildir.
menderes
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 10
Karizma: 5402



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5747



« Yanıtla #2 : 22 Ocak 2008, 02:37:24 »

Belçika´nın ´Türk Köyü´ Feymonville

YAŞLI SULTAN
Feymonville´nin öyküsü çok farklı..Ama bu öykü bugün köyde yaşayanlara gurur veriyor.. Köyün simgesi Türk Bayrağı..Yani ay ve yıldız..Üstelik te rengi kırmızı.. Bugün bu işaretlerin tam olarak anlamını bilen olmazasa bile Feymonville´deki bazı gazete yazılarından Feymonville ile Türkler arasındaki son ilişkilerin ipuçlarını 1786 yıllarına kadar varıyor..O zamanlar gazete küpürlerinde Feymonville´den ´Türk Köyü´ olarak bahsediliyor..
Bugün Feymonville Belediyesi´nin adı ´ Au Vieux Sultan´(Yaşlı Sultan olarak biliniyor..Köye girerken bu levha sizi zaten karşılıyor

TÜRKANA FUTBOL TAKIMI
Köyü 1.Amatör Kümede yer alan Futbol Takımı´nın adı ise ´Türkana´. Köyde daha başka objelerde var.Belediye Sarayı´nda çok sayıda Türk Bayrağı, Atatürk Posterleri, Türkiye´den ve Belçikalı Türklerden gelen hediyeler, eski flamalar var. Bunları büyük bir titizlikle korudaklarını söyleyen Feymonville Belediye Başkanı Albert Mathonet; ´Türkler ile dostluğumuz giderek derinleşiyor. Her yıl bizi hatırlamanız ve buralara gelmeniz bile bizim için yeterli. Önemli olan kılıcı ve hoş izler bırakmak´diyor.

BİZ TÜRKÜZ CEVABINI VERDİLER
Köyde dilden dile, kulaktan kulağa dolaşan asıl öykü şu; Haclı seferleri sırasında Belçikalı ünlü Komutanın orduları için eli silah tutan asker aranır. Bunun için köyler tek tek basılır ve zorla herkes orduya katılmaya çağrılır. İşte o zaman Feymonville´de farklı bir isyan için hazırlık başlar. Ay çöreği şeklinde bir çörek hazırlanıp ev ev dağıtılır. Bunun anlamaı ´Biz Türküz savaşa gitmiyoruz..Türkler le de savaşmayız..´ Bunlar güzel de o yıllar bu sözleri dinlerler mi? Feymonville baskın düzenleyen Haçlı ordusu komutanı geldikleri köyde kimseyi bulamayıp geri dönerler.. İşte toplucu evlerinden bir kış günü üstelik ayazda evlerinden çoluk çocuk kaçan Feymonville´liler askerler gidence tekrar sıcak evlerine dönerler ve o günden sonra kim isterse, asker vermezler ve adları da ´Türk´e çıkar.. Bugün ise ´Türk Köyü´ olarak anılmaları Feymonville´lileri hiç rahatsız etmiyor..
Güleryüzlü, hoş sohbet bu insanlar kendi köylerinde işte böyle mutlu yaşıyorlar..
Atalarının izinde giden ve her yıl karnaval ile onların hatıralaranı canlandıran Feymonville´lileri buradan ayakta alkışlıyor..Bu ruhu yıllarca taşıdıkları ve korudukları içen onları sevgi ve hoşgörü ile selamlıyoruz..
Karnavalınız, bayramınız kutlu olsun..
Logged

**YAZILARIM KİŞİSEL FİKRİMDİR.KİMSECİKLERİ İLGİLENDİRMEZ.AL-SAT-TUT NE HADDİME**
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.Burada yeralan bilgiler yönlendirme amaçlı değildir.
menderes
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 10
Karizma: 5402



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5747



« Yanıtla #3 : 22 Ocak 2008, 03:12:23 »

Kosova'nın Tek TÜRK Köyü:MAMUŞA

Mamuşa Kosova'daki Türk kasabasıdır. Anadolu'daki bir kasabadan farksızdır. Tarihi 18. yüzyılın ortalarına dayanır. 1750 yılında Padişah 2. Mahmut bu çevreye hanlar, saraylar, camiler inşa ettirmekteydi. Bunun için Kosova'ya Anadolu'dan gelen işçilerin kurduğu kasaba Mamuşa'da şu an Mehmetçik görev yapmaktadır. Kasabanın adının Mahmut Paşa isminin, zamanla değişmesiyle oluştuğu iddiası yaygındır. Hemen hemen her evde Türk bayrağı bulunan kasabada herkes Türkiye Türkçesi konuşur, Türk televizyon kanalları izler. Kosova'daki savaş sırasında 5.000 nüfuslu kent 45.000 Arnavutu evlerinde misafir ederek Sırplardan korumuştur. Osmanlının evlatları bir kez daha insan sevgisini göstermiştir. Sırplar da Türkiye'nin bölgede tarihten gelen gücünden çekinerek bu Türk kasabasına saldıramamıştır.
Logged

**YAZILARIM KİŞİSEL FİKRİMDİR.KİMSECİKLERİ İLGİLENDİRMEZ.AL-SAT-TUT NE HADDİME**
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.Burada yeralan bilgiler yönlendirme amaçlı değildir.
menderes
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 10
Karizma: 5402



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5747



« Yanıtla #4 : 31 Ocak 2008, 00:37:40 »

Gagavuz Türkleri

Dilleri Oğuz dil grubunda yer alan ve dolayısıyla Anadolu Türkçesine çok yakın olan Gagavuz Türkleri, Moldavya'nın güneyinde, 1991 yılında kurulan Gagavuz Özerk Cumhuriyeti'nde yaşamaktadırlar. 1979 sayımına göre Moldavya'da yaşayan Gagavuzların sayısı 187 bin idi. Bu sayıya başta Romanya olmak üzere, Kuzey Bulgaristan (Dobruca), Comrat, Ceader-Lunga, Kangaz, Taraçlia, Vulcanesti bölgeleri, Ukrayna'da (eski Besarabya, İsmail ve Zaparoje bölgeleri) ve Rusya'nın çeşitli bölgelerine dağılmış olarak yaşayan Gagavuz Türkleri dahil değildir.

Türkçe konuşan bir halk olan Gagavuzların kökeni, bazı kaynaklara göre Orta Asya'dan çıkan ve Balkanlara inen Oğuz boylarıdır. Bu kaynaklarda IV. yüzyıldan itibaren Cengiz Han'ın ordularıyla Tuna boylarına indikleri yazılmaktadır. Gagavuzlar ilk kez 1065 sonrasında kitleler halinde Balkanlar'a gelmişler, Moğolların 1224'te Rusları yenmesinden sonra Tuna'yı ikinci kez geçerek Silistre ve Vama bölgelerine yerleşmişlerdir. Gagavuzların bir kısmının Balkanlar yoluyla Adalar'a ve Anadolu'ya geçtikleri de bilinen tarihi bir gerçektir. Osmanlı İmparatorluğu yönetimi altında yaşayan Gagavuzlar, 18. ve 19. yüzyıllarda Balkanlar'daki bağımsızlık hareketleri sırasında Bulgarların baskılarına dayanamamış, Rusya'ya göç ederek (1750-1856) Tuna bölgelerine (1769-1791) ve Beserabya'ya (1801-1812) yerleşmişlerdir.

Ruslar, Gagavuzlara toprak vererek, onların Tuna sınırı boyunda yerleşmelerini sağlamışlar ve Rusça öğrenmelerini kolaylaştıracak bir ortam oluşturmuşlardır.

Gagavuzlar, 1906 yılındaki 15 günlük bağımsızlık dönemi dışında sırasıyla Rus, Romen ve Sovyet yönetimi altında yaşamışlardır. Gagavuz milliyetçiliği 1980'lerin sonlarına kadar daha çok aydın hareketi olarak kalmış; ancak Moldavya Cumhuriyeti'nin resmi dilinin Romence olarak kabul edilmesi ve ülkedeki diğer etnik grupların hareketlenmeleri üzerine bağımsızlık hareketi ateşlenmiş ve 1987 yılında "Gagavuz Halkı" adlı halk hareketi başlamıştır.

5 Mart 1995 tarihinde Özerk Gagavuz Yeri Cumhuriyeti'nin sınırlarını belirlemek üzere yapılan referandumdan 30 yerleşim biriminin Gagavuz Yeri'ne bağlanmasına karar verilmiştir. Bugün Özerk Gagavuzya'da Türkiye Türkçesi'ne yakın bir dil kullanılmaktadır.
Logged

**YAZILARIM KİŞİSEL FİKRİMDİR.KİMSECİKLERİ İLGİLENDİRMEZ.AL-SAT-TUT NE HADDİME**
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.Burada yeralan bilgiler yönlendirme amaçlı değildir.
strange
kuşlar kadar hür
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 6
Karizma: 466


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6115



« Yanıtla #5 : 31 Ocak 2008, 04:23:02 »

 super  bilgilendirmeleriniz,araştırmalarınız için teşekkürler sn.menderes.

ellerinize,yüreğinize sağlık smitten
Logged

kuyunun dibinde kurbağalar,

sanır ki gökyüzü ,kuyu ağzı kadar...

İMECE..
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7327.msg145749;boardseen#top
burki_06
HABERATÖR
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 19
Karizma: 6168



Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 13124



« Yanıtla #6 : 01 Şubat 2008, 16:35:21 »

menderes kardeşim eline emeğine sağlık  smitten smitten
Logged

bagirFAKİR FUKARAYI UNUTMAYALIM bagir

burkiden ekonomi haberleri http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=13326.new#new
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler kisisel görüşüme dayanmaktadir. Bu görüsler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Kısaca kendi kararınızı kendiniz verin sevgili dostlar
VARTOM
*{%}*{&+}*{#£!}*{:x:}*{[]}*
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 10
Karizma: 2127



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8187


buraya yazılanlar formun neresinde çıkcak bi bakay


« Yanıtla #7 : 29 Şubat 2008, 08:04:21 »

 :eller: :eller: :eller: :eller:
Logged

Yaratan ALLAH'tır; insan sadece iradesiyle meyleder ve ister.
Hastane, ilaç, tıp her şey demek değildir. Eğer servet ve ilim her derde deva olsaydı, zenginler, alimler dertsiz olurdu...
menderes
MODERATÖR
*****

Rep Gücü: 10
Karizma: 5402



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5747



« Yanıtla #8 : 15 Nisan 2008, 01:11:56 »

İsveçlilerin de ataları Türk çıktı!
 
BURAK KILIÇ
İsveçli ünlü tarihçi Sven Bring, İsveçlilerin atasının Türk olduğunu iddia etti. Bring’in 1764’te yazdığı ‘Türkçe ile İsveççenin Benzerlikleri’ kitabındaki iddiaya göre İsveçlerin atası olarak bilinen Oden, gerçekte İskandinavya’ya Orta Asya’dan gelmiş bir Türk. Tarihçi Bring, İsveç destanlarında, beraberindeki Türklerle bugünkü anayurda gelen Oden’in hikâyesine dayandırdığı iddiasını Türkçe ile İsveççenin benzerliklerini ortaya koyarak güçlendiriyor.
1707-1787 yıllarında yaşayan ve yaptığı çalışmalardan dolayı asalet unvanı verilerek soyadı ‘Lagerbring’ olarak değiştirilen Profesör Bring, Vikingli kardeşlerimizle olan ortak yanlarımızı 200 kadar kelime üzerinde çarpıcı biçimde gösteriyor.

Araştırmacı Abdullah Gürgün, Bring’in kitabını Stockholm’deki Kraliyet Akademisinde bulup incelemiş. Orijinali 58 sayfa olan kitabı Türkçeye çevirip incelemek isteyen Gürgün, hayret verici bir durumla karşılaşmış. Zira gotik ve fraktur harflerle yazılan eserde, Osmanlıca, İngilizce, Almanca, Latince, İbranice, Grekçe ve İzlandaca dillerinden kelimeler kullanılmış. Gürgün, bunun üzerine İsveç Radyo ve Televizyon Müdürü Vibeke Bolinder ile arkeolog Björn Lindström’den yardım alarak eseri çevirebilmiş. Onun, Bring’in eserinde dikkatini çeken nokta ise, İskandinavya’ya geliş zamanının tartışmalı olduğunu belirtilen Oden’in, Asyalı ve Türk yoldaşlarıyla birlikte şimdiki yurduna geldiğinin kesin olması olmuş. Bring’in eserde kullandığı şu ifadeler Oden ve yoldaşlarının Türk olduğunu bir İsveçlinin söylemesi açısından hayli önemli: “Oden, Herwarar masalının 1. bölümünde Tirkiar (Türkler) ve Asiamen (Asyalılar) olarak tanıtılan adamların önderiydi. Burada anlatılan soy ağacında, Oden’in oğlunun adı Yngve Tirkia’dır. Bunu öne süren Sturlason (İsveçli ünlü destan yazarı), Oden’in çok mülkünün bulunduğu ve Tyrkland’dan (Türkiye) yolculuğunu ayrıntısıyla anlatır.”

Voy voy voy!

Bu tezden yola çıkan Gürgün, İskandinav mitolojisi ve İzlanda masalları ile yazar Sturlason’un Kral masallarını da inceleyerek hayli ilgi çekici bir kitap ortaya koyuyor. Örneğin bizim ‘ılık su’yumuza İsveçlilerin yerlileri olarak bilinen Lapların verdiği isim ‘İlikus’. Yine bir İskandinav dili Fince ile Türkçe arasındaki benzerlikler; sine-sen, olla-olmak, voy voy voy- vay vay vay gibi dikkat çekiyor. Finlandiya’nın Abo kentinin Fin dilindeki karşılığının ‘Turku’ olduğunu anlatan Abdullah Gürgün, Türkçe ve İsveççe bazı ortak kelimeleri de şöyle sıralıyor: ‘Gaur- gâvur (Türkçe Müslüman olmayan kastediliyor), ‘kaf-kafi’, ‘gierig- gayret’, ‘scharf- sarp’, ‘bocka- bükmek’, ‘zaerrer-zarar’, ‘germ-geri’

Bugün İsveç’teki Türkivagen’de (Türk Köyü) yaşayan Gürgün, son yıllarda ülkeye göç eden Türklerin dilinden İsveççeye geçen kelimelere de yer veriyor: ‘kalabalik- kalabalık’, ‘kal dolmar-lahana dolmaları’, ‘kiosk-köşk’, ‘kula-gülle’, ‘ger-ver’, ‘divan-divan’ Türkçenin de içinde bulunduğu Ural Altay dil ailesine mensup olan İsveççenin sondan ekli ve ses uyumlu bir dil olduğuna dikkat çeken Gürgün, “Aynı iki dilin, aradan geçen bunca zamanda bu kadar az ayrışması şaşırtıcı.” diyor. Gürgün’ün Kaynak Yayınları’ndan çıkan kitabında anlattığı benzerlikler uzun süre tartışılacağa benziyor.

Türk ‘Hakan’ları ünlü İsveçliler

Bizimle ilginç benzerlikler taşıyan İsveçlilerin çocuklarına Hakan ismini koymaları da ayrı bir dikkat çekici nokta. Zira bugün anne-babası İsveçli, Hakan ismine sahip olan yüzlerce İsveçli bulunuyor. Bu ismin İsveçlilerin kökeninde bulunduğunu belirten yazar Abdullah Gürgün, yakın tarihsel birlikteliğe işaret ediyor.

İsveçliler Hakan ismini asaletin sembolü olarak çocuklarına hiç çekinmeden veriyor. Hakan ismine sahip bazı İsveçliler ise şöyle: Hakan Mild, Hakan Hülten (futbolcu), Hakan Samuelsson (işadamı), Hakan Larsson (basketbolcu), Hakan Wennnerstrom (yazar).
 -alıntıdır-
Logged

**YAZILARIM KİŞİSEL FİKRİMDİR.KİMSECİKLERİ İLGİLENDİRMEZ.AL-SAT-TUT NE HADDİME**
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.Burada yeralan bilgiler yönlendirme amaçlı değildir.
Sayfa: [1] 2 3 +   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.