Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 25 Mayıs 2012, 18:46:09


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye'de asıl sorun kâr marjları düşünce başlayacak  (Okunma Sayısı 423 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Elfida
anka kuşu
BorsaMania
*****

Rep Gücü: 41
Karizma: 6882



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 35721


insan görünüşüyle karşılanır kişiliğiyle uğurlanır


« : 30 Kasım 2009, 11:40:20 »


    Krizdeki gelişmiş ülkelerde kurumların riskli gruplara yönelmesine yol açan kâr marjı düşüklüğü gibi sorunları Türkiye'nin henüz yaşamadığını belirten Garanti Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cüneyt Sezgin, 'Ekonomi büyüdükçe Türkiye de bu sorunları yaşayacak' dedi.
     
    ABD'de 2007 yılında "subprime mortgage" krizi olarak başlayan, giderek küresel finans krizine dönüşen kriz, gelişmekte olan ülkeleri de etkilemeyi sürdürüyor. Krizin etkilerini sermaye yapısı güçlü finans sektörünün etkisiyle azaltmaya çalışan Türkiye'de ise asıl sorunun düşük enflasyon ortamı, verimlilik ve rekabetteki artışla birlikte başlayacağı belirtiliyor. Ekonomik büyümenin kâr marjlarında düşüşe yol açacağını belirten risk yönetimi uzmanı ve Garanti Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cüneyt Sezgin, Türkiye'nin, krize giren ülkelerdeki sorunları henüz yaşamadığını ve Batı'daki krizden ders çıkartılması gerektiğini vurguladı.
     
    Bugün için hayat kolay
    Türkiye'de halen kâr karjları yüksek olduğu için reel ve finans sektöründeki kuruluşların belirli düzeyde risk alarak, büyüme ve kârlılığı sağlayabildiklerini belirten Sezgin, "Türkiye'de hayat bugün kolay. Ancak, düşük enflasyon dönemi, artacak rekabet ve verimlilikle birlikte Türkiye de kaçınılmaz olarak gelişmiş ülkelerin yaşadıkları makro ortamı yaşayacak. Bankalar ve şirketler ödeme gücü fazla olmayan müşterilerle çalışıp çalışmama sorusuyla karşı karşıya kalacak. O gün geldiğinde de bugünkü risk yönetim yaklaşımlarıyla bunu yönetmek kolay olmayacak" dedi.
    Türkiye'nin de krizden faydalanabileceğini belirten Sezgin, gelişmiş ülkelerdeki krizleri yaşamadan kurumların işleyiş ve risk yönetim yaklaşım tarzının gözden geçirilmesinin gerekli olduğunu vurguladı.
    Gelişmiş ülkelerde de bankacılık sektörü regüle edildiğinde buradaki risklerin daha az regüle edilen ya da hiç denetlenmeyen alanlara kaydığını belirten Sezgin, "Bankacılık sektörü çok sıkı denetlendiği için bankalar varlıklarını özel amaçla kurulmuş şirketlere kaydırdı. Riskler farklı şekilde paketlendi" dedi. Fizik kurallarına göre, havayı bir yerde sıkıştırdığınızda boşluk bulduğu yerden sıkışmadığı alana kaçtığını hatırlatan Sezgin, "Finans sistemi de böyle. Bankacılık ve finans sektörü de denetim sonucu ne zaman sıkışsa kendisine çıkış yolu bulacak henüz denetlenmemiş alanlar arıyor" diye konuştu.
     
    Bütünsel denetim şart
    Her krizin kendine göre farklı özellikleri olduğunu belirten Sezgin, "Günümüzde mortgage kriziyle ilgili önlemler alınıyor. Ancak, size garanti vereyim ki gelecekte bu sefer mortgage dışında başka bir yerden şiddetli sarsıntılar yaşanacak" dedi.
    Yeni dönem finansal mimarisinin de olabildiğince kapsayıcı olması gerektiğine dikkat çeken Sezgin, tüm finansal kurumları içine alan bütünsel bir denetim ve gözetim yaklaşımının söz konusu olacağını vurguladı. Ülkeler arasında işbirliğinin de sağlanmasının gerekli olduğunu ifade eden Sezgin, risklerin böylelikle daha iyi denetlenmeye çalışılacağını kaydetti. Sezgin, Türkiye'de de şirketlerin kendi kendilerine risklerini daha iyi yönetmelerini sağlayacak önlemelerin alınması ve risk yönetim kültürünün şirket bazında oluşmasının gerekli olduğunu söyledi.
    Türkiye'de sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 12 olmasının krizde faydasının görüldüğünü belirten Sezgin, "Ancak, sermaye yeterlilik rasyosunun yüksek olması, bankaların kendi dağıtabileceği kaynakların daha az olmasına yol açıyor. Bankacılık sektörünün büyümesini istiyorsak, büyüme zamanlarında yüzde 12 sermaye rasyosu yüksek bir oran" dedi.
     
     
    Sezgin'in kriz tespitleri
    * Küresel kriz, risk yönetimi ve ölçümü açısından zaaflar olduğunu gösterdi.
    * Düzenleme ve denetim geniş bir alanı kapsamalı. Yoksa, regüle edilen sektörlerden daha az düzenlenen ve denetlenen yerlere kayış oluyor.
    * Kurum içindeki risk yönetim anlayışının sağlıklı bir şekilde oturması şart.
    * Türkiye'de ne zaman kâr marjları daha da daralacak, rekabet artacak o zaman Türk şirketleri de daha riskli gruplarla ve daha riskli ürünlerle çalışmak zorunda kalacak.
    * Gelecekte daha büyük ve ekonomiden daha hızla büyüyen bir bankacılık sektörü hayal ediyorsak, günümüzde daha riskli kabul edilen şirket ve bireylere kayış olmak zorunda.
kaynak http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=133304
Logged

Üyeye Bela Gelmez,mod Kızmadıkça,
mod Kızmaz,Üye Azmadıkça

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

elfidanın saklı bahçesi
saklı bahçede ki yazılar bana gelen maillerin paylaşımıdır
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7099.new#top
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.