|
ßaHa
|
 |
« Yanıtla #51 : 06 Nisan 2010, 13:52:18 » |
|
Tüpraş 50.Genel Kurul Toplantısı, 5 Nisan 2010 tarihinde Körfez-Kocaeli’ndeki şirket merkezinde yapılarak, görüşülen gündem maddeleri Genel Kurul tarafından onaylandı. Divan Başkanlığını, Tüpraş Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç’un yaptığı Genel Kurul’da Tüpraş’ın 2009 yılı mali tabloları onaylanarak, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Denetçiler ibra edildi. Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin seçiminin de yapıldığı toplantıda, Yönetim Kurulu Üyeliklerine Rahmi M. Koç, Semahat Arsel, Mustafa V. Koç, Ömer M. Koç, Ali Y. Koç, Dr. Bülent Bulgurlu, Osman Turgay Durak, Temel K. Atay, Erol Memioğlu, Yavuz Erkut, Ahmet Aksu seçilirken, Denetçiliklere ise Serkan Özyurt, Kemal Uzun ve Mehmet Sarıtaş seçildi. Yönetim Kurulu’nun 2009 yılı kazancının dağıtılması ve dağıtım tarihi konusundaki önerisi kabul edilerek, 2009 yılı cari dönem karından 626.048.000,00 TL’nın 6 Nisan 2010 tarihi itibariyle hissedarlara dağıtılması kararlaştırıldı. Bu doğrultuda 1 TL nominal değerde 1 adet hisse senedine 2,50 TL brüt nakit temettü ödenecektir. Tüpraş Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, Genel Kurul Toplantısı’nda 50. Genel Kurula başarı dileklerini iletirken, hissedarlara verdiği mesajda, Tüpraş’ın paydaşlarına ve ülkesine karşı sorumluluklarını yerine getirmesinin kendisine gurur verdiğini ifade etti. Finansal krizin iyice derinleştiği, ham petrol fiyatlarında hızlı düşüşlerin yaşandığı ve rafineri faaliyetini sürdürmenin çok büyük stok zararlarına yol açtığı 2008 yılı son çeyrek dönemine ilişkin değerlendirme toplantısında “Ne pahasına olursa olsun ülkemize asla akaryakıt sıkıntısı yaşatmayalım” ilkesiyle hareket edip, ülkeye olan bağlılıklarını ortaya koyarak krizden çıkış için 2009 yılında izlenecek stratejiyi oluşturduklarını belirten Koç, şunları söyledi: "Krizin etkilerinin sürdüğü 2009 yılında alınan ve sizlerle paylaştığımız mali tablolarımıza da yansıyan bu başarı, sorumluluğumuz ve yönetim anlayışımızın yanı sıra piyasanın Tüpraş’a duyduğu güven açısından da önemlidir. Son yüzyılın en büyük finansal krizinin etkisi mali sektör ile sınırlı kalmamış, reel sektörü de derinden etkilemiştir. Dünyanın çeşitli ülkelerinde uygulanan parasal ve mali tedbirlerin de katkısıyla 2009 yılının ikinci çeyreğinden itibaren krizin etkilerinde azalma ve finansal piyasalarda iyileşme başlamıştır. Ekonomide yaşanan gelişmelerden en çok etkilenen sektörlerden birisi de öncü sektör konumu gereği enerji olmuştur. İkamesi olmamasına ve neredeyse zorunlu ihtiyaç maddesi olmasına rağmen, 2009 yılında dünya petrol ve petrol ürünleri talebi önemli ölçüde gerilemiştir. Dünya genelindeki bu gelişmelere paralel olarak, Türkiye akaryakıt tüketimi de 2009 yılında %7,6 oranında gerilemiştir. Tüketimi GSYİH ile doğrudan ilgili olan motorinde %3,9 oranında düşüş yaşanırken, doğal gaz fiyatlamasının da etkisiyle kalorifer yakıtı ve fuel oil tüketimi yaklaşık %30 düşmüştür. Tüketim miktarlarında ve rafineri marjlarında yaşanan bu düşüşler, rafinerilerin kapasite kullanım oranlarının daha sıkı bir şekilde takibini zorunlu kılmış, bu çerçevede Tüpraş olarak ülke akaryakıt ihtiyacının eksiksiz ve kesintisiz olarak karşılanması prensibimiz doğrultusunda, optimum üretim ve satış politikası uygulanmıştır. Rafinaj sektöründe olumsuz küresel görünüme rağmen finansal açıdan güçlenen Tüpraş, operasyonel kârlılığına katkı sağlayacak yatırımlarına hız verirken, geleceğe yönelik kararlarını da bu dönemde vermiştir. Devir sonrası dönemde attığımız adımlarla, yatırımların devam etmeyeceğine yönelik önyargılı tüm bakış açılarının da yersiz olduğu böylece ortaya konulmuştur. Geçen süre zarfında, tıkanmış olan yatırımlar başarıyla tamamlanarak Tüpraş’ın tüm üretim ve satış altyapısı Euro V standartlarına yükseltilmiştir. Mevcut yatırım planına ek olarak, ürün ve ham petrol paçallama, enerji verimliliği gibi birçok proje hayata geçirilmiştir. Tüpraş, 2006-2009 yıllarını kapsayan 4 yıllık dönemde, 1 milyar 265 milyon dolarlık yatırım harcaması gerçekleştirmiştir. Tamamlanan bu yatırımlara ilave olarak, şirketimizin gelecekte çok daha kârlı ve güçlü olmasını sağlayacak, orta vadede en önemli projemiz olan Fuel Oil Dönüşüm projesinde müteahhit firma seçimi yapılmış ve sözleşme imzalanmıştır. 2014 yılı başında devreye almayı hedeflediğimiz bu yatırım ile ülkemiz, motorin açığını üretimden karşılama yolunda önemli bir yol kat etmiş olacaktır.
Erişilen ürün kalite ve standartlarının geliştirilerek sürdürülmesi ve toplum için değerler üretilmesi amacı doğrultusunda, devir sonrası dönemde başlatmış olduğumuz Araştırma-Geliştirme faaliyetlerimize hız vererek Tüpraş’ın bilimsel gücünün üniversite-sanayi ve TÜBİTAK işbirliğiyle daha da geliştirmesini hedefliyoruz.
Sürdürülebilir gelişmenin ancak sağlıklı bir iş ortamı ve çevre ile mümkün olabileceğini ve bunun gerekliliğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Tüpraş, tüm operasyonel faaliyetlerinde, bütün risk düzeylerini tanımlayarak riskleri ortadan kaldırma veya kabul edilebilir düzeye indirme hedefi doğrultusunda gelişimini sürdürmektedir. Bu çerçevede, krize rağmen 2006 yılından bu yana yapılan 100 milyon TL’nin üzerindeki çevresel iyileştirme harcaması ile çevreye yönelik projelendirilen yatırımlar tamamlanmıştır.
Tüpraş olarak, operasyonel ve finansal gücümüzü geliştirmenin yanı sıra, şeffaflık ve kurumsal yönetimde hedef çıtamızı her geçen gün daha yükseğe çıkarıyoruz. Tüpraş’ın 2008 yılında 8,20’ye yükselen Kurumsal Yönetim Derecelendirme notu, 2009 yılında 8,34’e yükselmiş ve İMKB kapsamında kurulan endekste ilk üç sırada yer alma geleneği sürdürülmüştür.
Kârlılıkta iç pazar dinamiklerinin ön planda olmaya devam edeceği bir yıl olması beklenen 2010 yılında, tüketim bölgelerine yakınlık ve güçlü altyapımızın getirdiği lojistik avantaj, sürekli olarak geliştirdiğimiz üretim altyapımız, uygulamaya koyduğumuz kârlılık ve enerji verimliliğini artırıcı projelerimiz ve güçlü insan kaynağımızla 2009 yılında olduğu gibi sektör ortalamasının üzerinde performans göstererek, hissedarlarımız, paydaşlarımız ve ülkemiz için değer üretmeyi sürdüreceğiz. Tüpraş’a ve Türkiye’nin geleceğine güveniyoruz”
|