YSK: ''ANAVATAN'dan aday olanlar istifa etseler bile DP'den aday olamazlar''
YSK Başkanı, "ANAVATAN’dan aday gösterilenler istifa etseler bile Demokrat Parti’den (DP) aday olamaz" dedi. Açıklama iki partide soğuk duş etkisi yarattı. ANAVATAN Partisi seçimden çekileceğini açıkladı.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Muammer Aydın, "ANAVATAN’dan aday gösterilenler istifa etseler bile Demokrat Parti’den (DP) aday olamaz" dedi.
Aydın, kapatılan RP’nin eski genel başkanı Necmettin Erbakan ile eski DEP’liler Orhan Doğan, Selim Sadak ve Hatip Dicle’nin "milletvekili adayı olamayacağına" karar verildiğini bildirdi.
• Sinan Aygün adaylıktan çekildi...
YSK Başkanı Aydın, YSK Başkanlığı binası önünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Aydın, ANAVATAN ile DP arasındaki girişimlerin hatırlatılması üzerine, 2820 sayılı Siyası Partiler Kanunu ile milletvekili Seçimi Kanunu’nda yer alan ortak hükümlere göre, "bir partiden aday gösterilenlerin daha sonra istifa etseler bile başka bir partiden aday olamayacaklarını" belirtti. Muammer Aydın, "ANAVATAN’dan aday gösterilenler istifa etseler bile DP’den aday olamazlar" diye konuştu.
Bir partiden istifa edenlerin bağımsız aday olabileceklerini anlatan Aydın, bağımsız adaylık için de sürenin dolduğunu dile getirdi.
Muammer Aydın, ayrıca YSK Başkanlığı’na söz konusu çerçevede herhangi bir başvuru yapılmadığını da bildirdi.
Anavatan Partisi seçimlerden çekiliyor
Anavatan Partisi TBMM Grup Başkanvekili Süleyman Sarıbaş, "seçimden çekileceklerini" bildirdi.
Sarıbaş, YSK Başkanlığına gelişinde, gazetecilerin sorusu üzerine, 22 Temmuz’da yapılacak milletvekili seçiminden çekileceklerine dair dilekçe vereceğini söyledi.
"Seçimden çekiliyoruz" diyen Sarıbaş, buna ilişkin dilekçeyi YSK Başkanlığı’na sunduktan sonra açıklama yapacağını kaydetti.
DP lideri Mehmet Ağar, ANAVATAN teşkilatlarından aday gösterecek.
Sarıbaş, merkez sağın bölünmemesi için seçmenden DP'ye oy vermelerini istedi.
• Mumcu: Bu seçime katılmamak DP'nin seçim başarısı için çalışmaktır
YSK AÇIKLAMASI İKİ PARTİYİ ŞAŞIRTTI
DP ve ANAVATAN'da YSK açıklamasının ardından büyük bir şaşkınlık yaşandı. Böyle bir kararın iki parti tarafından da beklenmediği öğrenildi. İki partinin de YSK ile fikir alışverişinde bulunduğu ve kararı şaşkınlıkla karşıladıkları bildirildi.
ERBAKAN VE DEP’LİLERİN DURUMU
YSK Başkanı Aydın, gazetecilerin soruları üzerine, kapatılan RP’nin son Genel Başkanı Necmettin Erbakan ile eski DEP’lilerin durumu konusunda da şunları söyledi:
"Biz aday olanların durumunu milletvekili seçilme yeterliliği yönünden incelemeye devam ediyoruz. Bazıları sonuçlandı. Necmettin Erbakan, Orhan Doğan, Selim Sadak ve Hatip Dicle’nin milletvekili olamayacağına karar verildi." Aydın, haklarında çeşitli davalar bulunan ve yargılamaları devam edenlerin durumları konusunda karar verilip verilmediğinin sorulması üzerine, "Biz adayların sabıka kaydına bakarız. Sabıka kaydı varsa engel... Mahkemesi devam eden kişi mahkum olmuş değildir." yanıtını verdi.
• Erbakan’ın yerine Özkafa gösterilecek...
ERBAKAN VE DEP’LİLER HAKKINDAKİ MAHKUMİYET KARARLARI
Erbakan, kapatılan RP’nin 1997 yılı Hazine yardımıyla ilgili "kayıp trilyon" davasında "özel belgede sahtecilik"; kapatılan DEP’in eski milletvekilleri Doğan, Sadak ve Dicle ise "terör örgütü üyeliği" suçlarından mahkum olmaları ve haklarındaki kararın kesinleşmesi nedeniyle aday olamıyorlar.
YSK’nın veto ettiği eski DEP’liler: ‘AİHM’e başvuracağız’
YÜKSEK Seçim Kurulu tarafından, bağımsız aday olarak seçimlere katılmalarına izin verilmeyen kapatılan DEP’in eski milletvekilleri Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracaklarını açıkladı. Hatip Diçle, “Biz, hukuki durumumuzu Anayasa profesörleriyle görüştük. Mevcut yasa ve Anayasa dikkate alınırsa hiçbir yasal engelin olmadığını söylediler. Ancak, Türkiye şu anda olağanüstü bir süreçten geçiyor. Doğrusu biz alınan karara çok şaşırmadık'' dedi.
YSK, 22 Temmuz’da seçimlere bağımsız adaylarla girme kararı alan DTP’nin Diyarbakır’dan aday gösterdiği Hatip Dicle, Şırnak’tan aday gösterdiği Orhan Doğan ve Selim Sadak’ın aday olamayacağına karar verdi. Kapatılan DEP’in eski milletvekili Hatip Dicle, YSK’nın yazılı gerekçesinin henüz kendilerine ulaşmadığını söyledi. Dicle, “Biz, hukuki durumumuzu anayasa profesörleriyle görüştük. Mevcut yasa ve Anayasa dikkate alınırsa hiçbir yasal engelin olmadığını söylediler. Ancak, Türkiye şu anda olağanüstü bir süreçten geçiyor. Doğrusu biz alınan karara çok şaşırmadık. Çünkü 27 Nisan’dan bu yana post modern darbe süreci yaşıyoruz. Böyle bir süreçte yasaların, hukukun askıya alınacağını biliyorduk. Bireysel bir hak ihlali olduğunu düşünüyoruz. Bu durumu AİHM’e götüreceğiz. Daha önce 4 kez başvurduk ve Türkiye Cumhuriyeti mahkum edildi. Vatandaşı olduğumuz Türkiye’nin mahkum edilmesi bizi üzüyor. Ama hukuki yollarıda tüketmek zorundayız'' dedi.
Dicle, Bu kararın 1993 yıllarındaki gibi Kürt halkına ve onun özgürlük taleplerine karşı sanki devletin tekrar bir imha konsepti gündeme alındığı yönünde ciddi bir tedirginlik kaynağı oluşturduğunu iddia etti. Dicle, “Fotoğrafın tümüne bakarsak bu durum ortaya çıkıyor. Şahsi olarak veto edilmeyi önemsemiyoruz. Aday olmaktaki amacımız, epey tecrübe kazandık. Kürt sorununu iyi biliyoruz, Devleti iyi tanıdık. Bu konuda kazandığımız tecrübeleri Türk-Kürt halkının ve hatta devletin hizmetine sunabilir miydik diye arayışımız vardı. Karar beni şahsen üzmemiştir. Ama Türkiye’de demokrasinin oturması hukukun üstünlüğü ve Kürt sorunun demokratik barışçıl çözümüne hizmet etmeyecektir'' diye konuştu.
Şırnak’tan bağımsız aday olan ancak adaylığı YSK tarafından kabul edilmeyen Orhan Doğan, YSK’nın bu kararının hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu söyledi. Doğan, “Hakkımızda kesinleşen mahkumiyet yoktur. AİHM nezdinde girişim başlatacağız. Hukuk mücadelesini sürdüreceğiz. Devletin Kürt sorununa bakış açısının dışa vurumudur. YSK da dahil, yargı siyasallaşmıştır. Benim açımdan sürpriz değil. Bu karar nedeniyle etkin siyasete ara vermeyi düşünüyorum'' dedi.
Şırnak’dan aday olan ancak adaylığı kabul edilmeyen Selim Sadak ise böyle bir kararı beklediklerini belirterek, “Sivil ve demokratik siyasetin önü açılmadı. Kürtlerin kendini ifade etmesi konusunda henüz tahammülsüzlük var. Türkiye’nin değişimine, dönüşümüne fırsat sağlanmıyor. Sivil siyaset Türkiye’de askıya alınmıştır. Uygulamalar bunu gösteriyor. Türkiye’nin demokratikleşmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğim. Milletvekili olmak şart değildir. AİHM’e başvuracağım'' dedi.
http://www.milliyet.com.tr/2007/06/08/son/sonsiy21.asp