|
Elfida
|
 |
« : 04 Mart 2009, 13:47:11 » |
|
Şair Yusuf Hayaloğlu hayatını kaybetti... Şair ve söz yazarı Yusuf Hayaloğlu vefat etti. Hayaloğlu aynı zamanda Ahmet Kaya'nın kayınbiraderiydi. Ünlü şair ve söz yazarı Yusuf Hayaloğlu tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Bir süredir kanser tedavisi görmekte olan ve habis bir tümörden muzdarip olan Yusuf Hayaloğlu'nun 8 gün önce rahatsızlanarak yattığı Bakırköy Acıbadem Hastanesi'nde dünden itibaren girdiği komadan kurtulamayarak dün sabah saatlerinde vefat ettiği açıklandı. Gülten Kaya'nın ağabeyi ve Ahmet Kaya'nın kayın biraderi olan Hayaloğlu, Kaya başta olmak üzere bir çok sanatçının büyük ilgi gören şarkılarının sözlerini yazan isim olarak tanınıyordu. 56 yaşında ve 3 çocuk babası Yusuf Hayaloğlu, yazdığı şiir sözlerinden sonra çıkattığı "Ah Ulan Rıza" adlı şiir kaseti ile beğeni görmüştü. Hayaloğlu'nun ,"Hani Benim Gençliğim", "Başım Belada", "Kod Adı Bahtiyar, "Başkaldırıyorum", "Ayrılığın Hediyesi", "Yüreğim Kanıyor" gibi onlarca şarkı sözü Ahmet Kaya tarafından bestelenmiş ve yorumlanmıştı. Şiirimizin önemli isimlerinden şair ve söz yazarı Yusuf Hayaloğlu'nun ani ölümü hepimizi çok üzdü. Tüm dostları ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Güle güle usta... Toprağın bol olsun...
BİR VEDA HAVASI...
Vakit tamam!.. seni terk ediyorum. O bütün alışkanlıklardan Ve bütün sıradanlıklardan öteye, Yorumsuz bir hayatı seçiyorum. Doyamadım inan, Kanamadım sevgiye...
Korkulu geceleri sayar gibi, Deprem gecesinde bir yıldız, Birdenbire kayar gibi; Ellerim kurtulacak ellerinden, Bir kuru dal, ağacından Çatırdayıp kopar gibi...
Aşksa bitti... Gülse, hiç dermedik. Bul kendini kuytularda, hadi dal! Seninle bir bütün olabilirdik... Hoşça kal gözümün nuru, Hoşça kal...
Vakit tamam!.. seni terk ediyorum. Bu, kırık ve incecik Bir veda havasıdır. Tutuşan ellerimden Parmak uçlarına değen sıcaklık, İncinen bir hayatın yarasıdır...
Kalacak tüm izlerin hayatımda. Gözümden bir damla yaş, Sızlayıp resmine aktığında; Bir yer bulabilsem keşke Bir yer, seni hatırlatmayan; Kan tarlası gelincik şafağında...
Ölümse, korktun. Savaşsa, hep kaçtın... Vur kendini kuşkularda, hadi al! Sen bir suydun oysa, Sen bir ilaçtın... Hoşça kal canımın içi, Hoşça kal.
Yusuf Hayaloğlu İŞTE GİDİYORUM...
İşte gidiyorum... Karşılıksız bir aşka kurban ettim ömrümü! İşte gidiyorum, Toprak alsın benim de bu hazin öykümü...
İşte gidiyorum... gurbet yorgunu gövdemi, Çukura kim indirecek? İşte gidiyorum, Bu menfur cinayeti, şimdi çıkıp kim üstlenecek?
Çürüdü gözlerim, Çürüdü yüreğim, bu yağmurlu şehirde. İşte gidiyorum, Beni kaldırın, hicranım kalsın teneşirde.
Size, yüzyallardır sesini kaybetmiş Bir türküyü söyleyecektim; Ve bir yayla rüzgarı şefkatiyle Kirpiğinizin ucundan öpecektim...
Bir masum türküydü sadece Yüz binlerce mağdurun gönlünde; Belki söyleriz hep birlikte Belki... mahşerin birinci gününde.
Nasıl sevmiştim hepinizi, Nasıl böyle oldu akıbetim? Ve nasıl çöle döndü, O benim gül-gülistan memleketim?
İşte gidiyorum, Hiçbiriniz, hiçbir dilde beni anlamadınız. Ben başımı verdim, sizinse İnsafsız bir linç oldu karşılığınız.
İşte gidiyorum, Penceresiz bir dünyanın bilinmez labirentine... İşte gidiyorum, ''Saçlarındaki yıldızları artık koparabilirsin anne! ''
Sonunda kaptırdım gönlümü Ölüm denen o kaypak türküye. Ve işte kurtuldun benden Şen olasın ey sevgilim; Türkiye!
Elbet benim de vardı, Kendime ve yurduma dair umutlarım. Belki bıraktığım yerden sürdürür; Dostlarım, karım ve çocuklarım...
Çatladı yüreğim, çatladı sazım. Demek ki böyleymiş yazım. Sizlere armağan olsun Sizlerden ödünç aldığım bu yürek sızım.
Bu nasıl hapis Tanrım Sabah-sabah bu ne hikmet, bu ne sis? Kalbime son mermiyi sıkmak Sana mı düştü, ey güzel Paris?
İşte gidiyorum, Kalmadı söyleyecek son bir sözüm. Dediğiniz gibi olsun be! Dediğiniz gibi olsun gözüm!
İşte gidiyorum, Tükenmişti inancım, bu nankör hayata dair. Belki benim için birkaç mısra döktürür Hayaloğlu diye bir şair! ..
Yusuf Hayaloğlu
|