Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 25 Mayıs 2012, 17:27:03


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3 4 +   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: zıpzıp'ın Çanakkale Defteri  (Okunma Sayısı 2946 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
zıpzıp
KOMANDORATÖR
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 9
Karizma: 4178



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5901



« : 18 Mart 2009, 09:43:36 »




                                      ÇANAKKALE GEÇİLMEZZZ
Logged

işyerinde boşta bilgisayar olmadıgından foruma ara sıra katılabiliyorum.. üzgünüm..
zıpzıp
KOMANDORATÖR
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 9
Karizma: 4178



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5901



« Yanıtla #1 : 18 Mart 2009, 09:48:23 »

1971’de Karayolları Genel Müdürlüğü, İstanbul’un çevre yolları inşaatını yaparken, Edirnekapı Şehitliği’nin ön kısmında yolun geçeceği yerlerdeki mezarlıkların nakledilmesi düşünülmüştür
 
 
Bu inşaat çalışmalarına katılan ve o yıllarda Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü 1. Grup Şefliği’nde İnşaat Sürveyanı olan Kütahya Emet’ten Ahmet Yenel başından geçenleri şöyle anlatmaktadır:
Çevre yolu ve tünelinin geçiş yapacağı istikamette, Edirnekapı Mezarlığı bulunmakta ne tevafuk ki Çanakkale şehitlerinin gömülü kısmı da tam yolumuzun üzerinde; mecburen mezarları açıp şimdi ki şehitliğe nakledeceğiz.
 
Bir gün ölüler arasında elbise ve vücudu nokta kadar bozulmamış bir subay çıktı karşımıza. Tam uykuya dalmış bir kişi; pantolonunun iki yanında kırmızı dikişi vardı.
Gözleri yumuk sanki bize gülüyordu. Öyle bir hali vardı ki; benim canım yok olmadı, öbür dünyada bile olsa ben böyleyim der gibiydi. Olay Cuma gününe denk gelmişti.
Aynen elbiseleri ile tabuta yerleştirip camiye götürdük. Namazını kılarak tekrardan bu günkü yerine diğerlerinden ayrı olarak gömdük.”
İncelemeler sonrasında bu şehidin isminin Mülazım Yusuf olduğu tespit edilmiştir. Ama mezar taşına ismi yazılmamıştır.
Bir gün yolunuz Edirnekapı’ya düşerse mezarlığa muhakkak uğrayın. Bugün onun mezar taşının üzerinde kısa da olsa bu hadise anlatılmaktadır.. Taşın üzerinde şöyle yazılıdır:
“1971 yılında şehitlikteki tünel inşaatının yapımı esnasındaki kazılarda meçhul asker elbiseleriyle birlikte bütün olarak bozulmadan bulunmuştur ve buraya bulunduğu şekliyle defnedilmiştir. Ruhu şad olsun.”
Logged

işyerinde boşta bilgisayar olmadıgından foruma ara sıra katılabiliyorum.. üzgünüm..
murlent
şerif
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 8
Karizma: 3221



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5025


csi niğde


WWW
« Yanıtla #2 : 18 Mart 2009, 09:49:32 »

başta çanakkale şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi saygıyla anıyor gıbta ile bakıyorum.  smitten smitten
Logged

Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah'ın) verdikleri dolayısıyla sevinip-şımarmayasınız. Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez
smyrna
Hava soğuduğunda, gölge veren ağaç unutulur
Aileden Biri
****

Rep Gücü: 3
Karizma: 1854



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2084



« Yanıtla #3 : 18 Mart 2009, 09:52:45 »

Şehitlerimizi saygıyla anıyoruz, her ne kadar kemikleri sızlıyorsa şimdilerde, Allah'tan dileğimiz onların bize emaneti olan cumhuriyetimize hiç bir zaman gölge düşmesin. Nur içinde yatsınlar.
Logged

Bankacılar paranın sahte olup olmadigini anlamak için,

parayı ışığa dogru tutup içerisinde ATATÜRK filigranı var mı yok mu diye bakarlar.

Siz de bir adamın, ne oldugunu anlamak için, onu ışığa tutun;

Bakın bakalım içerisinde ATATÜRK var mı, yok mu!

İçerisinde ATATÜRK olmayan adamlara itibar etmeyiniz.
CUMHURİYETİNİZE SAHİP ÇIKINIZ.
zıpzıp
KOMANDORATÖR
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 9
Karizma: 4178



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5901



« Yanıtla #4 : 18 Mart 2009, 10:46:41 »

18 Mart Çanakkale

Bulutlar sarmıştı her yanı,
Kapkara bir geceydi,
Yağmur, bardaktan boşalırcasına,
Sağnak gibi yağıyordu,
Yedi düvelin gemilerinden yükselen,
Top, tüfek sesleri,
Her yanı inletiyordu,
Mustafa Kemalin askerleri,
Aslanlar gibi dövüşüyordu,
Ve Çanakkale kahramanca,
Düşmana selam veriyordu,

Kükrüyordu tepeden,
Mustafa Kemal,
Vatanıma ayak basacaksa düşman,
Yaşamanın ne gereği var,
En son nefer ölünceye kadar,
Dövüşeceksiniz aslanlar,
Görecek bütün dünya,
Ne aslanlar doğururmuş,
Emineler, Hatçeler, Ayşeler, Fatmalar.

Ali Osman Yılmaz
Logged

işyerinde boşta bilgisayar olmadıgından foruma ara sıra katılabiliyorum.. üzgünüm..
zıpzıp
KOMANDORATÖR
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 9
Karizma: 4178



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5901



« Yanıtla #5 : 18 Mart 2009, 10:49:42 »

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE 
 Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünya’da eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi
- Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya -
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde - gösterdiği vahşetle "bu: bir Avrupalı"
Dedirir- yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahpesi, yahud kafesi!


 
Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer!
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk;
Sade bir hadise var ortada: vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi ne bela..
Hani tauna da züldür bu rezil istila.
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahluk-u asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle sefil.
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına,
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.
Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz..
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz!
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müthiş ki: eder her biri bir mülkü harab.



Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı,
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin,
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer..
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak
Boşanır sırtlara, vadilere sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler.
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından,
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram?
Çünkü te'sis-i ilahi o metin istihkam.



Sarılır indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-u beşer;
Bu göğüslerse Hüda’nin ebedi serhaddi
"O benim sun'-u bediim onu çiğnetme!" dedi.
Asım’ın nesli.. diyordum ya.. nesilmiş gerçek,
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmiyecek!



Şüheda göğdesi, bir baksana, dağlar, taşlar..
O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar.
Yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor;
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki  kanın kurtarıyor Tevhid'i..
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi..
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab..
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
"Bu taşındır" diyerek Kabe' yi diksem başına,
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına.
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan
Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana..
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.



Sen ki,  son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili Sultanı Salahaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran..
Sen ki, İslamı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki asara gömülsen, taşacaksın.. Heyhat!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat..
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber
Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber... 


MEHMET AKİF ERSOY
Logged

işyerinde boşta bilgisayar olmadıgından foruma ara sıra katılabiliyorum.. üzgünüm..
zıpzıp
KOMANDORATÖR
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 9
Karizma: 4178



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5901



« Yanıtla #6 : 18 Mart 2009, 11:09:45 »

Çanakkale

Övün, ey Çanakkale, cihan durdukça övün!
Ömründe göstermedin bin düşmana bir düğün.
Sen bir büyük milletin savaşa girdiği gün,
Başına yüz milletin üşüştüğü yersin!

Sen savaşa girince mızrakla, okla, yayla,
Karşına çıktı düşman çelikten bir alayla.
Sen topun donanmayla, tüfeğin bataryayla,
Neferin ordularla boy ölçüştüğü yersin!

Nice tüysüz yiğitler yılmadı cenk devinden,
Koştu senin koynuna çıkar çıkmaz evinden,
Sen onların açtığı bayrağın alevinden,
Kaç bayrağın tutuşup yere düştüğü yersin!

Bir destana benziyor senin bugünkü halin,
Okurken duyuyorum sesini ihtilalin.
Övün, ey Çanakkale ki, Sen Mustafa Kemal’in
Yüz milletle yüz yüze ilk görüştüğü yersin!

Faruk Nafiz Çamlıbel

18 Mart Çanakkale Şehitleri'ni Anma Gününde Dönmeyi Düşünmeden Ölüme Giden Yüzbinlerce Şehidimizi Saygıyla Anıyoruz...
Logged

işyerinde boşta bilgisayar olmadıgından foruma ara sıra katılabiliyorum.. üzgünüm..
zıpzıp
KOMANDORATÖR
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 9
Karizma: 4178



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5901



« Yanıtla #7 : 18 Mart 2009, 11:19:45 »

BU YAZI, ÇANAKKALE SAVAŞLARI'NIN NE TARİHÇESİ
NE DE ÖYKÜSÜDÜR ....
SADECE ÇANAKKALE DESTANI'NIN SAYFALARINDAN
BİRKAÇ ÇİZGİDİR ..





Çanakkale Savaşı, demir ve çeliğin, insan gücünü ve cesaretini yenemeyeceğini ve vatan sevgisini öldüremeyeceğini, yıldıramayacağını bütün dünyaya kanıtlamıştır. Bu savaş, milletçe uyanışımızın gerçek başlangıcı olmuştur. Mustafa Kemal Arıburnun'dan, Anafartalar'dan, Kocaçimen'in şahekasından bir güneş gibi doğmuştu. Çanakkale'de feda edilen Türk kanı, Türk istiklâlinin ve Cumhuriyeti'nin harcına karışmıştı.


Şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatırları önünde şükranla eğilelim...



DUR YOLCU!
BİLMEDEN GELİP BASTIĞIN
BU TOPRAK,
BİR DEVRİN BATTIĞI YERDİR.
EĞİL DE KULAK VER,
BU SESSİZ YIĞIN
BİR VATAN KALBİNİN ATTIĞI YERDİR.



"Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir"

25 nisan 1915 conkbayırı M. Kemal Atatürk.

alıntı................

"Benimle beraber burada muharebe eden askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepnize hatırlatırım."

3 Mayıs 1915 arıburnu M .Kemal Atatürk
Logged

işyerinde boşta bilgisayar olmadıgından foruma ara sıra katılabiliyorum.. üzgünüm..
zıpzıp
KOMANDORATÖR
Kral Tahtı
*****

Rep Gücü: 9
Karizma: 4178



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5901



« Yanıtla #8 : 18 Mart 2009, 11:24:41 »

KUM KALE MARŞI

http://canakkalesavaslari.comu.edu.tr/data2/kumkale.wma
Logged

işyerinde boşta bilgisayar olmadıgından foruma ara sıra katılabiliyorum.. üzgünüm..
Sayfa: [1] 2 3 4 +   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.