Borsa Mania Forum


*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 25 Mayıs 2012, 17:27:25


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 2 3 [4] +   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: zıpzıp'ın Çanakkale Defteri  (Okunma Sayısı 2946 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Elfida
anka kuşu
BorsaMania
*****

Rep Gücü: 41
Karizma: 6882



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 35721


insan görünüşüyle karşılanır kişiliğiyle uğurlanır


« Yanıtla #27 : 19 Mart 2009, 10:36:15 »

Logged

Üyeye Bela Gelmez,mod Kızmadıkça,
mod Kızmaz,Üye Azmadıkça

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

elfidanın saklı bahçesi
saklı bahçede ki yazılar bana gelen maillerin paylaşımıdır
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7099.new#top
Elfida
anka kuşu
BorsaMania
*****

Rep Gücü: 41
Karizma: 6882



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 35721


insan görünüşüyle karşılanır kişiliğiyle uğurlanır


« Yanıtla #28 : 19 Mart 2009, 10:38:07 »

Neveser Vapuru
Çanakkaleye asker taşıyan gemi
Çanakkale savaşlarında inanılmaz bir mucize
18 Mart 'ın yıldönümünde kahramanlarımızı rahmet ve saygıyla anıyoruz.




“Şirket-i Hayriye’nin en ünlü kaptanlarından olan Hayri Kaptan, "Neveser"in dümenindeyken yaşadığı bir olayı 1944 yılında kendisiyle görüşen Hikmet Feridun Es’e şöyle anlatmıştı:

“…. O gün, yine Kadıköy’den vapurlarımıza alabildiğimizce asker yükledik. On vapurluk bir kafileydik. Hareketimizden evvel bir telaşla gelip bütün kaptanlara mühürlü bir zarf verdi ve ‘Bunları hareketinizden sonra açarsınız’ dedi…

Kalktık… Yolda zarfı yırttım. İçinden bir tezkere çıktı. Bu tezkerede ‘Çanakkale Boğazından içeri bir düşman tahtelbahiri girmiştir. sizi torpillemeye çalışacaktır. Dikkat ediniz’ deniliyordu…

Vapurumda 600 asker vardı. Derhal lazım gelen tedbiri aldık. Askere de fişekleri sürerek her an ateşe hazır bulunmalarını bildirdik. Lakin biz kıyıdan gidiyoruz ve gayet tabii olarak deniz tarafını, açığı gözlüyoruz… Bu suretle sabaha kadar yol aldık. Ertesi gün saat dokuzda Gelibolu’ya yaklaştık. Yine gözlerimiz denizde… Gemicilerimizden Pırgıç Kadri de vardiya nöbeti tutuyor.

İşte bu sırada kara tarafından düşman tahtelbahiri çıkıyor. Yolumuzu tetkik ediyor. Mesafeyi ölçüp bizi torpilliyor. Pırgıç Kadri, 100 metreden bunu görmüş. ‘Bize doğru bir şey geliyor’ diye bağırdı.

Bir de ne göreyim; torpil….. Hem de böyle 100 metre gibi yakın mesafede, bütün hızı ile üzerimize gelmekte…

Son derece ümitsiz bir vaziyet… Torpil sancak tarafından geldiği için her şeye rağmen bir sancak alabanda yaptım. Asker de fişek sürmüş, hazır ya… Hepsi ateş etmek için geminin bir tarafına yığıldı. Vapur, muvazenesini bozup bir tarafa doğru alabildiğine yattı. Bu suretle su kesimi tahtelbahircilerin tahmin edemeyecekleri kadar azaldı. Torpil altımızdan geçti gitti. Bu fevkalade bir şeydi, hemen etrafa haber verdik.

Böyle yüzde yüz batışla nihayetlenecek müthiş bir badireyi atlatıp Gelibolu iskelesine geldiğim zaman uzaktan ağzı köpürmüş bir atın dört nala sahile doğru koştuğunu gördüm. Üzerinde genç bir mülazımısani vardı.

Süvari, vapurun hizasına gelince durdu ve bağırarak sordu:

‘Şimdi gelen vapurun kaptanı kimdir? Çabuk söyleyiniz…’

Cevap verdim: ‘Benim…’

Hemen kaputun cebinden bir şişe konyak çıkardı: ‘Öyle ise bunu iç…’ dedi…

Konyak soğuktu, güzel bir hediyeydi, ama nereden geliyordu?

Süvari izahat verdi: ‘Kumandanımız Mustafa Kemal Bey sizi tepeden seyrediyordu. Vapurun torpillendiğini gördük. Ha gitti ha batıyor diyorduk. Sonra hayret verici kurtuluşunuzu görünce Kumandan vapurun kaptanını merak etti ve bu şekerlerle konyağı gönderdi…’ dedi…
Logged

Üyeye Bela Gelmez,mod Kızmadıkça,
mod Kızmaz,Üye Azmadıkça

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

elfidanın saklı bahçesi
saklı bahçede ki yazılar bana gelen maillerin paylaşımıdır
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7099.new#top
Elfida
anka kuşu
BorsaMania
*****

Rep Gücü: 41
Karizma: 6882



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 35721


insan görünüşüyle karşılanır kişiliğiyle uğurlanır


« Yanıtla #29 : 19 Mart 2009, 10:40:00 »

 “Çanakkale Zaferi,
Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir.
Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebeleri’ni kazandıran bu yüksek ruhtur.”
M. Kemal ATATÜRK
 
 
 
Çanakkale
 
Övün, ey Çanakkale, cihan durdukça övün!
Ömründe göstermedin bin düşmana bir düğün.
Sen bir büyük milletin savaşa girdiği gün,
Başına yüz milletin üşüştüğü yersin!
 
Sen savaşa girince mızrakla, okla, yayla,
Karşına çıktı düşman çelikten bir alayla.
Sen topun donanmayla, tüfeğin bataryayla,
Neferin ordularla boy ölçüştüğü yersin!
 
Nice tüysüz yiğitler yılmadı cenk devinden,
Koştu senin koynuna çıkar çıkmaz evinden,
Sen onların açtığı bayrağın alevinden,
Kaç bayrağın tutuşup yere düştüğü yersin!
 
Bir destana benziyor senin bugünkü halin,
Okurken duyuyorum sesini ihtilalin.
Övün, ey Çanakkale ki, Sen Mustafa Kemal’in
Yüz milletle yüz yüze ilk görüştüğü yersin!
Faruk Nafiz Çamlıbel
Logged

Üyeye Bela Gelmez,mod Kızmadıkça,
mod Kızmaz,Üye Azmadıkça

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

elfidanın saklı bahçesi
saklı bahçede ki yazılar bana gelen maillerin paylaşımıdır
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7099.new#top
Elfida
anka kuşu
BorsaMania
*****

Rep Gücü: 41
Karizma: 6882



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 35721


insan görünüşüyle karşılanır kişiliğiyle uğurlanır


« Yanıtla #30 : 19 Mart 2009, 10:40:49 »

Günün anlam ve önemine uygun çok sevdiğim bir dostumun şiirini yolluyorum...
 
 
TOPRAĞIN GÖZYAŞLARI
Yenilmez armadanın komutanı
İngiliz Amiral Karden,
Gururla seyretti gemilerini
Goliath'ın küpeştesinden.
Sabahın sisi karşı tepeleri
Bir duvak gibi örtüyordu.
Denize doğru bir dost eli gibi uzanan
Güzelim yarımada uysal, sevecen
Soylu ve utangaç görünüyordu.
Bunca donanım, bunca askere gerek yoktu ama
Ardında İstanbul'u, Anadolu ve doğuyu gizliyordu.
Kolay mıydı vazgeçmek, Tanrıların bin yıllık ülkesinden,
Onu,Truvalı Helen bir ödül gibi kıyıda bekliyorken...

Ancak hiç de olmadı
Dev donanmadan umulan.
Ansızın titredi tepeler, dikildi uzaklardan
Gök yarılarak indi sisli yamaçlarından
Cehennem, yangın, çığlık, ölüm yankılanan
Havada bir lanetin bıçak gibi kokusu
Kan, barut, ateş, duman
Denize doğru bir dost eli gibi uzanan
Çanakkale dev bir yumruk oldu, kalktı ufuktan...
Gözleri deniz gibi mavi
Bir komutan emir verdi, "İleri!.."
Fırladı Mehmetçik "Allah Allah!.." diye siperinden
Düşmanın karşısında bir dağ gibi kocaman
Anasından, sılasından kimi yavuklusundan
Geçerek ölmeye gönüllü koşan...

Artık günler cehennem, geceler karabasan
Güneş al kan içinde kızaran topraklardan
Her doğduğunda yılmadan, usanmadan, savaşan
Türkü selamlıyordu, batarken utancından.
Gün geceye kavuşsa da kurtuluş yok düşmana
Yıldız ışıltısında, gece karanlığında
Kopmuş başını elinde tutan
Şehitlerin ruhları savaşıyordu..

Bir de mavi gözlü bir dev vardı, kalktı mı ayağa
Gölgesi karayı geçip gemilere uzanıyordu,
Elini kaldırıp ufukları gösterdi mi tek parmağıyla
Tepeler ayaklanıp ardından yürüyordu...
Hayır!.. Hiç tekin değil bu deniz ve bu toprak
Bilinmedik bir sır bu, tutmuyor hesap kitap

"Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı"
Deyip düşmüşlerdi yollara binlercesi,
Mekteb-i sultanili, öğretmeni, mülkiyeli, tıbbiyelisi,
100.000'i aşkın aydın, okumuş, eğitimlisi.
Anadolu bağrından gelmiş daha nicesi
Ki içlerinde denizi hiç görmemişler vardı
Deniz de bir vatandı, elbet korunacaktı...
Yedi düvelin kurşun rengi dev savaş gemileri
Ak köpüklü menevişli denizin üzerini
Kaplamıştı alınları lekeler gibi...

Oysa onlar siperlerinde
Yavan çökeleği kuru ekmeğe
Katık ederken destan
Yazdıklarının farkında bile değillerdi.
Yıllarca Osmanlı'nın dört bir yanda savaştırdığı,
Anadolu insanı ilk kez kendi öz vatanını
Aslanlar gibi savunuyordu, işte sır buradaydı.

Çanakkale'de savaş, yalnız savaş değildi
Binbir türkü yakıldı, onca destan dizildi;
Her bahar yeşeren tepelerinde
Şimdi binlerce gelincik açar,
Kan kırmızı bir denizmişcesine
Dalgalanır yamaçlar.
Esen yele, köpüren denize
Hele bir kulak ver de dinle
Nice genç, yaşanmadık
Sevda türküleri fısıldar.
Derler ki hiç gelincik açmazmış öncelerde
Ansızın fışkırmışlar savaşın ertesinde
Ölenlerin çoğu genç olduğundan
Toprak kabul etmezmiş, her bahar acısından
Kanlı kanlı ağlarmış.
İşte bu yüzden kırmızı gelincikler
Ağlayan toprağın gözyaşları imişler...
Logged

Üyeye Bela Gelmez,mod Kızmadıkça,
mod Kızmaz,Üye Azmadıkça

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

elfidanın saklı bahçesi
saklı bahçede ki yazılar bana gelen maillerin paylaşımıdır
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7099.new#top
Elfida
anka kuşu
BorsaMania
*****

Rep Gücü: 41
Karizma: 6882



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 35721


insan görünüşüyle karşılanır kişiliğiyle uğurlanır


« Yanıtla #31 : 26 Mart 2009, 21:26:27 »

 Çanakkale Zaferi’nden insan manzaraları
 
 
Dedelerimiz Çanakkale’de bir yandan yoklukla savaşıyorlardı, bir yandan düşmanla... Elde yeterli sayıda top mevcut olmadığı için yakın köylerden soba boruları toplanıyor, mevzilere yerleştiriliyor, altlarında çalı çırpı yakılarak uzaktan duman çıkartmaları sağlanıyor, böylece düşman gemilerinden, ateşlenmiş top gibi görünmeleri sağlanıyordu.
Mevcut toplar ise o kadar eski püsküydü ki, namlular birkaç atıştan sonra ısınıyor, Çanakkale Boğazı’nda harmanlanan İngiliz ve Fransız zırhlılarına mermi ulaştıramaz oluyordu... Mehmetçikler bu açığı yürekleriyle, sabırlarıyla, sebatlarıyla, sadakatleriyle ve imanlarıyla kapatıyorlardı.
Devletten, savaş şartlarında bile, verebildiği dışında bir şey istemiyor, bununla birlikte canları dâhil, verebildikleri her şeyi devlet ve millet uğruna veriyorlardı.
Şimdi o fedakârlık numunelerinden birkaç portre sunmak istiyorum.
MUSTAFA ÇAVUŞ
Bir Mustafa Çavuş var ki, yaz-kış sırtından kaputunu çıkartmadan savaşıyor. Temmuz sıcağında bile onu sırtında kaputuyla gören Yüzbaşısı, Diyarıbekir’in köylüklerinden gelmiş Mustafa Çavuş’u bir gün yanına çağırıyor: “Yaz geldi artık oğlum” diyor, “çıkar artık şu kaputu sırtından. Koy bavuluna, kışın tekrar giyersin.”
“Yok Kumandanım” diye itiraz ediyor Mustafa, “İzninle böyle kalayım.”
“Kemiklerin eridi oğlum, sana baktıkça terliyorum, çıkar hadi kaputu!”
“Böyle iyi Kumandanım, bırak sırtımda kalsın.”
Yüzbaşı bu itiraz karşısında kızıyor: “Emrediyorum çıkar şu kaputu!” diye bağırıyor bu kez.
Mustafa Çavuş ürkek ürkek bakınıyor. Mümkün olduğu kadar Yüzbaşısına yaklaşıp durumu açıklıyor: “Emrin can baş üstüne de Kumandanım, bu kaputun içinde hiçbir şey yok ki, cıbıldağım!”
Yüzbaşı duygulanıyor. Gözleri nemleniyor. Göstermemek için başını başka tarafa çeviriyor.
Diyarıbekirli Mustafa, “Devletimde olsaydı verirdi” düşüncesiyle çamaşır ve elbise istememiş, bütün kış bir kaputa sarınıp savaşmıştır.
BABA OĞUL
Mevzilerimizin ağır düşman bombardımanı altına alındığı günlerdir. Cepheden sürekli yaralı geliyor. En ağır ameliyatları derme çatma çadırlarda, bazen gaz lâmbası, bazen mum ışığında yapan doktorlar toplanıp bir karar veriyorlar: Uzun zaman alan ağır yaralıların ameliyatı ertelenecek, önce hafif yaralılar tedavi edilecektir. Böylece, hafif yaralıların bir an önce cepheye dönmeleri sağlanacaktır.
Bu karar çaresizliğin çaresidir ve yürek sızlatıcıdır, ne var ki bu işin başka bir yolu da yoktur.
Karardan sonra, doktorlardan biri yorgun argın ameliyat yaparken, arkasından oğlunun sesini duyuyor: “Babacığım.”
Doktor, aşırı yorgunluktan dolayı gaipten sesler duyduğunu düşünüp arkasına bakmıyor. Ama aynı sesi tekrar duyuyor: “Babacığım.”
Dönüp baktığında kanlar içinde sedyeye uzatılmış 18 yaşlarındaki oğlunu görüyor. Ağır yaralıdır. O kadar ki, barsaklarının bir kısmı sedyeye dökülmüştür. Gözleri yaşla doluyor. Yanına gidip saçlarını okşuyor: “Canım, oğlum.”
Gencecik oğlu ağır yaralıdır ve karar gereği ameliyat edilmeyecekler arasındadır. Babalığıyla meslek ahlâkı ve dürüstlüğü kıran kırana vuruşuyor doktorun yüreğinde. Kâh babalık duygusu ağır basıyor, kâh verilen karar.
Nihayet oğlunun üzerine eğiliyor. Alnına bir öpücük kondurduktan sonra, sedyeyi taşıyan askerlere dönüyor: “Onu lütfen ağır yaralıların arasına serin bir yere koyun.”
Hıçkırarak ağlıyor: Mesleki dürüstlüğü babalığına galip gelmiştir.
MEHMET ÇAVUŞ
Çanakkale Zaferi’nin her anı bir destandır. Bu destanları yazanlardan biri de, Seddülbahir ve Conkbayır’ın büyük kahramanlarından Bombacı Mehmet Çavuş’tur. Bu yağız Anadolu delikanlısı, İngilizlerin siperlerimize fırlattığı el bombalarını korkusuzca havada yakalar ve hızla geldiği yere gönderirdi: “Alın bakalım malınızı gerisin geri, gidinin gâvurcukları!..” diye kahkahalar atarak...
Günlerden bir gün, İngilizler, yine el bombaları atmaya başladılar. Mehmet Çavuş’un bulunduğu mevzi de bundan nasibini aldı. Bombalar arka arkaya geliyor, ama Mehmet Çavuş hızlı hareketlerle onları yakalayıp karşı tarafa fırlatıyordu.
Birini karşı tarafa fırlatmakta bir an gecikti. Bomba müthiş bir gürültüyle Mehmet Çavuş’un elinde patladı. Eli bileğinden toptu. Sadece bir parça deri tutuyor, eli kolunun ucunda kanlı bir et parçası gibi sallanıyordu. Mehmet Çavuş çabucak şaşkınlıktan kurtuldu. Kolunun ucunda sallanan elini diğer eliyle çekti, kopardı, yere fırlattı. Gömleğini yırttı. Kolunu dirseğinin üstünden bağlayıp sıkarak kanamayı durdurdu ve İngilizlerin fırlattığı el bombalarını sol eliyle yakalayıp, gerisin geri İngiliz mevzilerine göndermeyi sürdürdü... Onu zorla hastaneye kaldırdılar. Hastanede çok sıkılıyordu. Ona kalsa tek eliyle dövüşebilir, İngiliz el bombalarını eskisi gibi yakalayabilirdi, ama izin vermiyorlardı bir türlü. Bir de yarası henüz kapanmamıştı.
Tabur Komutanı’na acıklı bir mektup yazdı. Bombacı Mehmet Çavuş, mektubunda şöyle diyordu: “Sağ elimi kaybettim, ama zararı yok, çok şükür sol elim sağlam. Onunla da pekalâ iş görebilirim. Beni müteessir eden şey yaramın henüz kapanmamış olması. Bu sebeple kıtama dönemiyorum. Hastaneden kurtularak harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz ve lütfen affedeniz muhterem kumandanım.”
 
                                                                                                                                      Yavuz Bahadıroğlu
Logged

Üyeye Bela Gelmez,mod Kızmadıkça,
mod Kızmaz,Üye Azmadıkça

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

elfidanın saklı bahçesi
saklı bahçede ki yazılar bana gelen maillerin paylaşımıdır
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7099.new#top
Elfida
anka kuşu
BorsaMania
*****

Rep Gücü: 41
Karizma: 6882



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 35721


insan görünüşüyle karşılanır kişiliğiyle uğurlanır


« Yanıtla #32 : 18 Mart 2010, 13:12:57 »

Şu Boğaz Harbi nedir ? Var mı ki dünyada eşi ?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya,
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayâsızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!
...Nerde -gösterdiği vahşetle "bu, bir Avrupalı"
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer,
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında;
Ostralya'yla beraber bakıyorsun Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.
Sâde bir hadise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi ne belâ...
Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ...
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harab.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;
Atılan her lâğımın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede. gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;
Boşanır sırtlara, vadîlere sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!..
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?
Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerir azmini tevkîf edemez sun-u beşer;
Bu gögüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun-u bedîim, onu çiğnetme!" dedi.
ÂSIM'ın nesli.. diyordum ya... Nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek,
Şühedâ gövdesi, baksan a, dağlar, taşlar
O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
BİR HİLÂL uğruna, yâ Rab, ne GÜNEŞLER batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor TEVHÎDİ...
BEDR'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe!" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek KÂBE'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,
Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;
Şarkın en sevgili sultânı SELÂHADDÎN'i,
KILIÇ ARSLAN gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;
Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor PEYGAMBER.

Mehmed ÂKİF ERSOY
Logged

Üyeye Bela Gelmez,mod Kızmadıkça,
mod Kızmaz,Üye Azmadıkça

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

elfidanın saklı bahçesi
saklı bahçede ki yazılar bana gelen maillerin paylaşımıdır
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7099.new#top
Elfida
anka kuşu
BorsaMania
*****

Rep Gücü: 41
Karizma: 6882



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 35721


insan görünüşüyle karşılanır kişiliğiyle uğurlanır


« Yanıtla #33 : 18 Mart 2010, 13:13:09 »

Logged

Üyeye Bela Gelmez,mod Kızmadıkça,
mod Kızmaz,Üye Azmadıkça

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

elfidanın saklı bahçesi
saklı bahçede ki yazılar bana gelen maillerin paylaşımıdır
http://www.borsamania.net/forum/index.php?topic=7099.new#top
Sayfa: 1 2 3 [4] +   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


© 2006 BorsaMania Tüm Hakları Saklıdır- Gizlilik - Kartvizit - Altın

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, Portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum
ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile
risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.