Konsolide Mali Tablolar
Konsolide Mali Tabloların Düzenlenme İlkeleri ve Düzenlenmesi |
Yabancı Ülkelerdeki Yavru Şirketlerin Konsolide Mali Tablolarda Yer Alması |
Çıkarların Birleşmesi Yöntemi
Satın Alma Yöntemi ile bir birleşme sözkonusu olduğunda genellikle aşağıdaki sonuçlar doğmaktadır:
-
Satın alınan şirket ortaklarının hakları satın alana geçmekte, diğer bir ifade ile şirket yönetimi kadar sahipliği de satın alan şirket ortaklarına ait olmaktadır.
-
Muhasebe açısından satın alma veya satış fiyatı genellikle hisse senetlerinin defter değerinden farklı olmaktadır.
-
Satış işleminde nakit ödeme de genellikle yer almaktadır.
Bu durumların gerçekleşmesi halinde Satın Alma Yöntemi’nin kullanılması bir tercih değil, zorunluluk olmaktadır. Zira satın alma işlemi sırasında pozitif veya negatif bir şerefiye değerinin doğması sözkonusu olmaktadır. Ancak yukarıdaki sonuçları doğurmayan bir birleşme sözkonusu olduğunda, Satın Alma Yöntemi yerine Çıkarların Birleştirilmesi Yöntemi’nin kullanılması gerekmektedir. Çıkarların Birleştirilmesi Yöntemi’nin kullanıldığı durumlarda, birleşen iki şirketin ortakları ortaklık haklarını sürdürmeye devam etmekte; şirketlerden biri net defter değeri üzerinden diğerine yeni çıkarttığı hisse senetlerini verdiğinden, muhasebeleştirme sırasında ortaya şerefiye değeri çıkmamaktadır.
Satın Alma Yöntemi ve Çıkarların Birleştirilmesi Yöntemi arasında gelir tablosu oluşturulması konusunda iki önemli farklılık vardır. Bunlardan ilki Satın Alma Yöntemi’nde gelir tablosunda, konsolidasyon şerefiyesinin amortisman payı görünürken, Çıkarların Birleştirilmesi Yöntemi’nde konsolidasyon şerefiyesinin ortaya çıkması mümkün olmadığı için gelir tablosunda da böyle bir amortisman payı yer almamasıdır. İkinci farklılık ise, yeni bir bağlı şirket oluşurken Satın Alma Yöntemi’nde bağlı şirketin sadece satın alma tarihinden itibaren olan gelir kısmı konsolide gelir tablosuna alınırken; Çıkarların Birleştirilmesi Yöntemi’nde bağlı şirketin tüm karının grup karına dahil edilmesidir. Bu durum karı şişirerek holdingin durumunu iyi gösterme gibi imkanlar yaratabileceğinden dolayı Çıkarların Birleştirilmesi Yöntemi’ne şüphe ile yaklaşılmasını sağlamaktadır.
Çıkarların Birleştirilmesi Yöntemi bir örnek ile açıklanacaktır.
Örnek: A ve B şirketleri B’nin A’nın bağlı şirketi haline geleceği bir şekilde birleşmeye karar vermişlerdir. Şirketlerin birleşme öncesi bilançoları değerlendirildikten sonra A şirketinin değerinin B şirketine oranı belirlenmiş ve A; B şirketinin hisselerine karşılık 150.000 TRL’lik hisse senedi vermiştir. A ve B şirketlerinin ayrı ayrı bilançoları ve konsolide bilançoları aşağıdaki gibidir:
A |
|
| Ç.Aktifler 600 600 |
Sermaye 400.000 D. Kar 200.000 |
B |
|
| Ç.Aktifler 250.000 250.000 | Sermaye 200.000 D. Kar 50.000 |
| Bilanço Kalemleri | A Şirketi | B Şirketi | Toplam | Eliminasyon İşlemleri | Konsolide Bilanço | |
| Borç | Alacak | |||||
| Çeşitli Aktifler | 600.000 | 250.000 | 850.000 | - | - | 850.000 |
| Bağlı Ortaklıklar | 150.000 | - | 150.000 | - | 150.000 | |
| AKTİF TOPLAMI | 750.000 | 250.000 | 1.000.000 | - | 150.000 | 850.000 |
| Sermaye | 550.000 | 200.000 | 750.000 | 200.000 | - | 550.000 |
| Dağıtılmayan Kar | 200.000 | 50.000 | 250.000 | - | - | 250.000 |
| Kon. Ser. Yedeği | - | - | - | 50.000 | 50.000 | |
| PASİF TOPLAMI | 750.000 | 250.000 | 1.000.000 | 200.000 | 200.000 | 850.000 |
Bu yöntemde Satın Alma Yöntemi’nden farklı olarak bağlı hale gelen şirketin (B şirketinin) yedekleri konsolide bilançoda yer almıştır. Diğer bir ifade ile iki bilançonun birleştirilmesinde eleminasyona sadece bağlı şirketteki iştirak kalemi ile bağlı şirketin sermaye kaleminin nominal değeri katılmıştır. İki kalem arasındaki farkın iştirak fazla, nominal değer düşük şeklinde olması durumunda grup yedeklerinden düşülürken; tersi durumda sermaye yedeği olarak düşülmektedir.